Dr. Sinan OĞAN, açıklamasından sonra kürsüyü Yaver ÖZCAN’a devretti. ÖZCAN ise yaptığı açıklamasında Kars’ın Akyaka ilçesinin merkeze en uzak ilçe olduğunu belirterek buradaki adliyenin tekrar açılmasını talep ettiklerini belirtti.
Sinan OĞAN, şehit haberlerinden dolayı yaşadığı üzüntüyü ve meclis bahçesinde intihar girişiminde bulunan vatandaşın davranışının milletin geldiği noktanın vahametini gösterdiğini belirterek konuşmasına başladı. OĞAN, basın mensuplarından gelen bir soru üzerine özel mahkemeler kaldırılması girişimine karşı özel terör mahkemelerinin kurulması gerektiğini belirtti.
MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN’ın açıklaması şöyle; Değerli Basın Mensupları, Aranızda rahmetli Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı “Davacı” filmini izleyenleriniz mutlaka vardır. 1986 yapımı olan bu Türk filmine, dikkatinizi çekmek istiyorum. Film 1986 yılında çekilmiş yani 26 yıl geçmiş, bir köyde yaşayan iki aile arasında geçen basit bir anlaşmazlık sonucu durumu yargıya taşımışlardır. Filmde, bu insanlar cümbür cemaat köylerinin bağlı olduğu yerdeki mahkemeye gitmekte ve dava yıllarca sürmesi nedeniyle bir çileye dönüşmektedir. Evet, maalesef 2012 yılında AKP’nin Adaleti’nin yönettiği Türkiye’de durum Kemal Sunal’ın Davacı filminden farklı değildir.
Değerli Basın Mensupları,
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulu 15 Haziran 2012 tarihindeki ve 347 sayılı kararı ile Türkiye’de 146 adliyenin başka adliyelerle birleştirilmesine karar vermiştir. HSYK, Adalet Bakanı Sadullah ERGİN bu kararının 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 33’üncü maddesi gereğince yeniden incelenmesini istemiş ve HSYK, 22 Haziran 2012 tarihinde aldığı 383 sayılı kararla 44 ilçede bulunan adliyenin kapatılmasının iptaline karar vermiştir.
Bu karar hangi kıstaslara göre alınmış diye mutlaka merak edeceksiniz. Onu da netleştirelim. Kararda, birleştirilmesine karar verilen adliyelerin bulunduğu yerleşim yerlerinin coğrafi şartları, nüfusu, güvenlik ve iş durumları ile birleştirilen adliyelere olan uzaklık ve ulaşım imkânları dikkate alınarak iptal kararı verildiği ifade edilmektedir. Ama nüfus verilerine ve uzaklıklara baktığınızda tamamıyla keyfi bir uygulamanın olduğunu görürsünüz.
Asıl saçmalık da buradadır. Acaba HSYK’ya göre bazı ilçelerde olmayan iş yükü, bir haftada artmış mıdır? Yoksa bu 44 ilçe bir anda ilahi bir güçle merkezden mi uzaklaşmıştır? İkisi de değil, böyle bir durum AKP’nin bu işi de eline yüzüne bulaştırdığının kanıtıdır.
Bu sorun maalesef KARS ilimizde daha da vahim haldedir. Gördüğünüz gibi bu gün burada toplantımızı tek başıma değil Kars’tan gelen saygıdeğer İl Başkanımız Yaver ÖZCAN ve fedakar muhtarlarımızla yapıyoruz.
Bu karar kapsamında ve bu gerekçeler ışığında, Kars’ın merkezine 31 kilometre olan Selim ve 44 kilometre olan Digor illerinin adliyeleri açılmışken, merkeze uzaklığı 61 kilometre olan Akyaka ilçesinin adliyesi açılmamıştır. Kararın şüphesiz, siyasi bir takım ayak oyunlarıyla alındığı gayet nettir. Ayrıca adli vaka sayısı az olan ilçeler kanunlara karşı saygılıdır diye ödüllendirilmesi gerekirken AKP hükümeti tarafından cezalandırılmaktadır. Ne yapsınlar bu ilçelerin Adliyesi kapanmasın diye dava dosya sayısını artırmak amacıyla her gün olay mı çıkarsınlar? Böyle bir mantık olur mu?
Adliyesi kapatılan Akyaka ilçesinin Kars merkeze en uzak köyünün gidiş dönüş mesafesi 220 km’dir. Bu köyün Ermenistan’a mesafesi ise sadece 5 km’dir. Sınır köy ve ilçelerimizi korumamız gerekirken onları mağdur etmek hangi anlayışın ürünüdür? Bu uygulamalarınız sınır köylerimizi daha da mağdur edecek, köylerimiz ve ilçelerimizin göç ederek boşalmasına sebep olacaktır. Yoksa sizin de amacınız bu mudur? Bu köyleri boşaltıp yeni çıkardığınız Emlak Kanunu ile Ermenistan’a mı satmak istiyorsunuz?
Kars’ta insanlar, kış aylarında metrelerce kardan dolayı, kilometrelerce yol gitmeyi bir yana bırakın zor adım atmaktadır. Siz, insanların elinden mahkemeye ulaşma hakkını aldığınız zaman bu insanlar orada Hammurabi kanunlarına dönerek kendisi adaleti sağlamaya çalışırsa bunun sorumluluğu ve vebali sizin boynunuzadır.
Sinan OĞAN, şehit haberlerinden dolayı yaşadığı üzüntüyü ve meclis bahçesinde intihar girişiminde bulunan vatandaşın davranışının milletin geldiği noktanın vahametini gösterdiğini belirterek konuşmasına başladı. OĞAN, basın mensuplarından gelen bir soru üzerine özel mahkemeler kaldırılması girişimine karşı özel terör mahkemelerinin kurulması gerektiğini belirtti.
MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN’ın açıklaması şöyle; Değerli Basın Mensupları, Aranızda rahmetli Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı “Davacı” filmini izleyenleriniz mutlaka vardır. 1986 yapımı olan bu Türk filmine, dikkatinizi çekmek istiyorum. Film 1986 yılında çekilmiş yani 26 yıl geçmiş, bir köyde yaşayan iki aile arasında geçen basit bir anlaşmazlık sonucu durumu yargıya taşımışlardır. Filmde, bu insanlar cümbür cemaat köylerinin bağlı olduğu yerdeki mahkemeye gitmekte ve dava yıllarca sürmesi nedeniyle bir çileye dönüşmektedir. Evet, maalesef 2012 yılında AKP’nin Adaleti’nin yönettiği Türkiye’de durum Kemal Sunal’ın Davacı filminden farklı değildir.
Değerli Basın Mensupları,
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulu 15 Haziran 2012 tarihindeki ve 347 sayılı kararı ile Türkiye’de 146 adliyenin başka adliyelerle birleştirilmesine karar vermiştir. HSYK, Adalet Bakanı Sadullah ERGİN bu kararının 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 33’üncü maddesi gereğince yeniden incelenmesini istemiş ve HSYK, 22 Haziran 2012 tarihinde aldığı 383 sayılı kararla 44 ilçede bulunan adliyenin kapatılmasının iptaline karar vermiştir.
Bu karar hangi kıstaslara göre alınmış diye mutlaka merak edeceksiniz. Onu da netleştirelim. Kararda, birleştirilmesine karar verilen adliyelerin bulunduğu yerleşim yerlerinin coğrafi şartları, nüfusu, güvenlik ve iş durumları ile birleştirilen adliyelere olan uzaklık ve ulaşım imkânları dikkate alınarak iptal kararı verildiği ifade edilmektedir. Ama nüfus verilerine ve uzaklıklara baktığınızda tamamıyla keyfi bir uygulamanın olduğunu görürsünüz.
Asıl saçmalık da buradadır. Acaba HSYK’ya göre bazı ilçelerde olmayan iş yükü, bir haftada artmış mıdır? Yoksa bu 44 ilçe bir anda ilahi bir güçle merkezden mi uzaklaşmıştır? İkisi de değil, böyle bir durum AKP’nin bu işi de eline yüzüne bulaştırdığının kanıtıdır.
Bu sorun maalesef KARS ilimizde daha da vahim haldedir. Gördüğünüz gibi bu gün burada toplantımızı tek başıma değil Kars’tan gelen saygıdeğer İl Başkanımız Yaver ÖZCAN ve fedakar muhtarlarımızla yapıyoruz.
Bu karar kapsamında ve bu gerekçeler ışığında, Kars’ın merkezine 31 kilometre olan Selim ve 44 kilometre olan Digor illerinin adliyeleri açılmışken, merkeze uzaklığı 61 kilometre olan Akyaka ilçesinin adliyesi açılmamıştır. Kararın şüphesiz, siyasi bir takım ayak oyunlarıyla alındığı gayet nettir. Ayrıca adli vaka sayısı az olan ilçeler kanunlara karşı saygılıdır diye ödüllendirilmesi gerekirken AKP hükümeti tarafından cezalandırılmaktadır. Ne yapsınlar bu ilçelerin Adliyesi kapanmasın diye dava dosya sayısını artırmak amacıyla her gün olay mı çıkarsınlar? Böyle bir mantık olur mu?
Adliyesi kapatılan Akyaka ilçesinin Kars merkeze en uzak köyünün gidiş dönüş mesafesi 220 km’dir. Bu köyün Ermenistan’a mesafesi ise sadece 5 km’dir. Sınır köy ve ilçelerimizi korumamız gerekirken onları mağdur etmek hangi anlayışın ürünüdür? Bu uygulamalarınız sınır köylerimizi daha da mağdur edecek, köylerimiz ve ilçelerimizin göç ederek boşalmasına sebep olacaktır. Yoksa sizin de amacınız bu mudur? Bu köyleri boşaltıp yeni çıkardığınız Emlak Kanunu ile Ermenistan’a mı satmak istiyorsunuz?
Kars’ta insanlar, kış aylarında metrelerce kardan dolayı, kilometrelerce yol gitmeyi bir yana bırakın zor adım atmaktadır. Siz, insanların elinden mahkemeye ulaşma hakkını aldığınız zaman bu insanlar orada Hammurabi kanunlarına dönerek kendisi adaleti sağlamaya çalışırsa bunun sorumluluğu ve vebali sizin boynunuzadır.