Samsun'da düzenlenen Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri'nde konuşan Doç. Dr. Zehra Atbaşı, özel gereksinimli çocukların cinsel gelişiminin ve mahremiyet eğitiminin sosyal yaşama adapte olmalarında hayati önem taşıdığını söyledi.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) tarafından düzenlenen Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri, Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon'da özel eğitim öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleşti. Seminerin açılış konuşmasını yapan SBB Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanı Eyüp Çakır, 'Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak özel gereksinimli bireyleri eğitimden sosyal yaşantısına kadar her alanda desteklemek için gayret gösteriyoruz. Sosyal yardıma muhtaç tüm vatandaşların yanında belediye olarak duruyoruz. Başkanımız Halit Doğan, özel gereksinimli çocuklar ve diğer dezavantajlı grupların yanında olmamız için bizlere özgüven aşılıyor. Çünkü sosyal yaşam bizim için çok önemli. Vatandaşımız her sıkıntıya düştüğünde belediyemiz yanındadır' dedi.
'Çocukları cinsel istismardan korumak için de mahremiyet çok önemli'
Mahremiyet eğitiminin özel çocuklardaki öneminden bahseden Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zehra Atbaşı, 'İkinci ve üçüncü kademedeki öğrencilerimiz hem yanlış dokunuşlardan şikâyet ediyorlar hem de birbirlerine karşı çok fazla yanlış dokunuşta bulunuyorlar. Mahremiyet, karşılıklı öğretilmesi gereken bir durum. Kendisine yanlış dokunuşa izin verilmeyecek ama karşıdakine de yanlış dokunuşta bulunulmayacak. Çocuklara neden mahremiyet eğitimi vermeliyiz? Bütün eğitimleri tamamladık, yürüttük, konuşturduk, okumayı, yazmayı öğrettik bir de mahremiyet eğitimi mi geldi, biz zaten yeterince uğraşıyoruz, sınıfta, evde uğraşıyoruz, bir de mahremiyet eğitimi mi çıktı diyebilirsiniz. Mahremiyet eğitimi hep vardı ama görmezden geliniyordu. Biz mahremiyet eğitimi vererek neyi hedefliyoruz? Sağlık, cinsel gelişim için önemli. Sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için bu eğitim mutlaka verilmeli. Çocukları cinsel istismardan korumak için de mahremiyet çok önemli. Bedeninin farkında olan, doğru ve yanlış dokunuşun farkında olursa, özel alanını bilirse kendisine yapılan yanlışları bilir ve rapor eder. Tacizden korunma çalışmalarını öğretirsek, çocuklar da cinsel istismardan korunur. Eskiden çocuklara başkasından şeker alma, yabancıyla konuşma gibi uyarılar yapardık. Kandırılmayla başa çıkmak için bunları yapardık ama son dönemdeki vakalara bakıldığında uzun dönemli istismarlar çok yakındaki bireylerden geliyor. Aile içinden, mahalleden, komşudan, akrabadan geldiğini biliyoruz. Çocuk doğru ve yanlış dokunuşu ayırt edemediğinde güvendiği kişilerin dokunuşlarını doğru olarak görüyor ve bunu ihbar etmiyor. Bunun yanlış olduğunu öğrendiğinde de iş işten çoktan geçmiş oluyor ve kendini suçlamaya başlıyor. Uzun süreli cinsel istismarların olumsuz etkisi çok fazla. Bunu ortadan kaldırmak için de mahremiyet eğitimini öğrenmesi son derece önemli' diye konuştu.
'Sosyal kabulün olması için çocuğun uygunsuz davranışlarda bulunmaması gerekiyor'
Sınıf ve sosyal ortamlarda uygunsuz davranışlarda bulunan çocuklara diğer eğitimlerin verilemeyeceğini vurgulayan Doç. Dr. Zehra Atbaşı, 'Veliler, çocuklarını getirdiğinde 'Hocam, okuma-yazma öğrensin, başka bir şey istemiyorum' diyor. Ondan önce temelde kazandırılması gereken davranışlar var. Sosyal ortamlardaki davranışlar oturmadan o öğrenme olmuyor. Sosyal kabulün olması için çocuğun uygunsuz davranışlarda bulunmaması gerekiyor. Cinsel eğitimi, cinsel gelişimi yok sayarak diğer alanlarda gitmeye çalışmak problemli davranışlar ortaya çıkarır. 8, 9 ve 10. sınıfları olan birçok öğretmen var burada. Çocuk sınıfta uygunsuz davranışlarda bulunuyor, mastürbasyon yapıyor. Hadi siz ona okuma-yazma öğretin, matematik, sosyal beceri öğretin. Diğer gelişim alanlarını desteklemeye çalışalım. Nasıl yapacaksınız ortada problemli davranış varken? Pek çok akademik çalışmanın temelinde problem seviyeyi uygun seviyeye çekmek ya da ortadan kaldırmak vardır. Bunu yapmadan diğer öğretim aşamalarına geçmek mümkün değil. Dolayısıyla gelişim bir bütünse, bütün gelişim aşamalarını destekleyerek başlamamız gerekiyor. Cinsel gelişim de bu alanlardan bir tanesi. Onu da destekleyerek diğer alanlardaki gelişimi de bütüncül olarak yürütebiliriz' şeklinde konuştu.
Veliler, eğitimciler ve araştırmalar sonucunda bu semineri düzenlemeye karar verdiklerini dile getiren Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik ise 'Müdürlük olarak sahada ihtiyaç duyduğumuz alanlarla alakalı seminerler düzenliyoruz. Bu alanla alakalı da ihtiyaç tespit ettik. Özel gereksinimli bireylerin diğer çocuklar gibi bebeklik, çocukluk, ergenlik dönemi aşamaları var. Ergenlik döneminde çocuklara nasıl davranacağımızı hepimizin bilmesi gerekiyor. Bu süreci profesyonel şekilde yürütmek için ailelerin ve öğretmenlerin bilimsel desteğe ihtiyacı var. Bu seminer de o nedenle gerçekleşiyor. Samsun'da özel eğitim alanında 65 okulumuz mevcut. Bu okullarda bin 780 öğrenci eğitim görüyor. Evde eğitim alan 194 öğrenciye de her gün öğretmenler gidiyor. Kaynaştırma olarak da 6 bin 74 öğrencimiz var. Öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sunmak için semineri düzenledik. Katılan herkese şükranlarımı sunuyorum' ifadelerini kullandı.
Seminer, Doç. Dr. Atbaşı'nın sunumunun sonundaki soru-cevap kısmının ardından sona erdi.