<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeşil Iğdır Haberleri</title>
    <link>https://www.yesiligdir.com</link>
    <description>Iğdır ile ilgili en güncel haberlere ulaşabileceğiniz, son dakika Iğdır haberlerinin yer aldığı haber sitesidir.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yesiligdir.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 17 May 2026 03:33:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Başhekim Sarıkaya'dan, hipertansiyona karşı 'sessiz katil' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, 'sessiz katil' olarak bilinen hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek, hastalığın ilk bulgusunun doğrudan kalp krizi veya beyin kanaması olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, 'sessiz katil' olarak bilinen hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek, hastalığın ilk bulgusunun doğrudan kalp krizi veya beyin kanaması olabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Dünya genelinde ve Türkiye'de her üç yetişkinden birini etkileyen hipertansiyon, modern çağın en yaygın ancak en sinsi sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve tüm damar sisteminde ağır tahribatlara yol açan bu hastalık, kontrol altına alınmadığında kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hayati sonuçlara zemin hazırlıyor. Hipertansiyonun bu tehlikeli seyrine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 17 Mayıs, 'Dünya Hipertansiyon Günü' olarak kutlanıyor.</p>

<p>İHA muhabirine konuşan Hastane Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonun kan basıncının yüksek seyretmesi hali olduğunu belirtti. Hipertansiyonun hem dünyada hem de Türkiye'de oldukça sık görüldüğünü ifade eden Başhekim Sarıkaya, 'Vatandaşlarımızın neredeyse yüzde 30'unu etkilemektedir. Hipertansiyon sessiz bir seyir gösterdiği için uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve damar yapılarının olduğu her organı etkilemektedir. Kalp krizlerinin en sık nedeni olmasının yanı sıra; inmelerin, böbrek yetmezliklerinin ve atardamar hastalıklarının da en önemli nedenlerinin başında gelmektedir' dedi.</p>

<p>'Diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım'</p>

<p>Hastaların genellikle hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmadığını dile getiren Sarıkaya, 'Hastalığın ilk belirtileri doğrudan beyin kanaması, kalp krizi veya aort diseksiyonu dediğimiz damar çatlaması gibi ciddi durumlar olabilir. Böyle bir tabloyla karşılaşmamak için, özellikle ailesinde hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerin ve 40 yaşın üzerindeki bireylerin mutlaka belli aralıklarla tansiyon takibi yapması gerekmektedir. İleride tansiyon hastası olmak istemiyorsak, hastalık henüz ortaya çıkmadan bazı diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım. Özellikle tuz kullanımı, ülkemiz ve bölgemiz için vurgulanması gereken önemli bir sorun olarak görülmektedir. Tuzun azaltıldığı bir diyet, bizi hipertansiyona karşı korumaktadır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Hipertansiyonu 'sessiz katil' olarak adlandırıyoruz'</p>

<p>Hipertansiyonun erken teşhis edilmesiyle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Erken dönemde teşhis koyup ilaçlarla kontrol altına aldığınızda, hayati riskleri neredeyse yok denecek düzeye düşürebiliyorsunuz. Bu nedenle tansiyonumuzu ölçelim, kurallara uyalım, diyetimize dikkat edelim ve tedavimizi aksatmayalım. Hipertansiyonu, bu sessiz ve sinsi ilerleyişinden dolayı 'sessiz katil' olarak da adlandırıyoruz. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü, her yıl tüm dünyada bu hastalığa dikkat çekmek ve erken tanıyı vurgulamak için kaydedilmektedir. Biz de tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı günde tansiyonlarını ölçmeye davet ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="97537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: 'Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi.</p>

<p>Uluslararası Çölyak Farkındalık Günü çerçevesinde, toplumda bu kronik rahatsızlığa karşı duyarlılığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerin ve benzer belirtileri gösteren vatandaşların farkındalık düzeyinin yükseltilmesinin, hastalığın yönetimi açısından kritik rol oynadığını ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHA muhabirine konuşan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, çölyak hastalığının bir glüten duyarlılığı olduğunu belirtti. Dr. Kayar, 'İçinde glüten ihtiva eden herhangi bir gıda aldığında vücudunun buna karşı alerjik bir reaksiyon vermesi durumudur. Aslında böyle özetleyebiliriz; tabii öncelikle bağırsaklarda bir iltihaplanma söz konusu oluyor. Bağırsaklardaki iltihaplanma sonrası, hastalar emilimle ilgili ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Tabii bu durum sadece bağırsaklarla sınırlı kalmıyor ve zamanla bütün vücuda yayılarak neredeyse bütün organları etkisi altına alabiliyor. Hastalığın hem genetik hem de çevresel birçok nedeni söz konusu. Özellikle 1950'li yıllardan itibaren baktığımızda, hastalıkta ciddi manada bir artış görülmektedir. O zamanla kıyas yaparsak yaklaşık 100 kat civarında bir artıştan bahsedebiliyoruz. Bunun da en büyük nedeni maalesef yanlış beslenme. Özellikle market ürünleri ve içeriğinde fazla miktarda glüten barındıran gıdalar tüketildiğinde, maalesef çölyak hastalığı ortaya çıkabiliyor. Tabii ki diğer bir neden genetik yatkınlıktır. Genetik etkenlere baktığımızda; özellikle ikiz kardeşinde çölyak hastalığı olan bir kişide, bu hastalığın görülme ihtimali yaklaşık 10 kat artış göstermektedir' dedi.</p>

<p>'Çölyak hastalığının tedavisi basittir'</p>

<p>Çölyak hastalığının kişinin sağlığı açısından çok önemli olduğunu ve tedavisinin de bir o kadar basit olduğunu dile getiren Kayar, 'Kişi eğer glütensiz beslenmeye devam ederse hiçbir sorun kalmıyor; yani normal popülasyondaki bir insandan hiçbir farkı olmuyor. Ama eğer diyetine dikkat etmezse, başta bağırsaktaki iltihapla beraber bu durumun bütün vücuda yayıldığını ve zamanla hastaların kansere bile eğilim gösterdiğini görebiliyoruz. Bu noktada farkındalık oluşturmak gerekir. Eğer bir kişide kilo kaybı, karın ağrısı, ishal, şişkinlik, reflü veya anemiyle ilgili şikayetler, kemik bozuklukları gibi durumlar varsa muhakkak bir doktora başvurması gerekir. Doktorun da çölyak hastalığı ihtimalini göz önünde bulundurup bu açıdan detaylı bir araştırma yapması şarttır' diye konuştu.</p>

<p>'Hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir'</p>

<p>Hastaların glütensiz ürünlere ulaşması konusunda gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade eden Kayar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Günümüzde glüten birçok ürünün içinde var; ancak özellikle market ürünlerindeki ve üretilen ekmeklerdeki glüten oranı çok fazla olduğu için hastalar zaman içerisinde bu hastalığa daha yatkın hale gelebiliyor. Hastalığın tek tedavisi diyettir; hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir. Ancak maalesef günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarının bu yöndeki desteğinin çok zayıf olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönde bir eğilim göstermesini ve hastaların bu gıdalara daha rahat ulaşması için ellerinden geleni yapmasını istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="19498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avusturya'dan Van'a şifa yolculuğu: Avrupa'nın cesaret edemediği ameliyat Van'da yapıldı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul'un ve Avrupa'nın dev kliniklerinde 'ameliyat edilemez' denilen en riskli glomus tümörü vakalarını Van'da gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla sağlığına kavuşturmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul'un ve Avrupa'nın dev kliniklerinde 'ameliyat edilemez' denilen en riskli glomus tümörü vakalarını Van'da gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla sağlığına kavuşturmaya devam ediyor.</p>

<p>Batman'dan Ayşe Beytüt (64), İstanbul'dan Bülent Kasımay (47) ve Avusturya'dan gelen Yasemin Günyeli (37), hastane hastane gezdikten sonra Prof. Dr. Halil Başel'e ulaştı. Gittikleri hastanelerde 'felç kalırsın, masada kalırsın' gibi ifadelerle korkutulan hastalar, Prof. Dr. Başel'in ikna çalışmaları ve tecrübesi sonucu yapılan operasyonla sağlıklarına kavuştu.</p>

<p>Bir haftada üç hastaya şifa</p>

<p>Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, bu hafta il dışından gelen üç hastayı başarıyla ameliyat ettiklerini belirterek, 'Üçü de çok özel hastalardı. Bülent Bey'in hem tümörü büyüktü hem de bu onun ikinci ameliyatıydı. Yasemin Hanım Avusturya'dan geldi; Avusturya'da 'çok riskli' denilen ameliyatını burada yaptık. Damarı tamamen sarmış, 6 santimetreye yakın bir tümörü başarıyla çıkardık. Bir de Batman'dan gelen bir hastamız vardı; onunki de yukarı yerleşimli glomus vagale dediğimiz, oldukça zor bir noktadaki tümördü. Tümörün büyük kısmını çıkardık, üst kısma da embolizasyon yaparak operasyonu tamamladık. Çok şükür hiçbirinde komplikasyon gelişmedi. Bugün Bülent Bey'in 6., Avusturyalı hastamızın 3., Batmanlı hastamızın ise 1. günü. Bu haftayı üç başarıyla kapattık,' dedi.</p>

<p>İstanbul'da çıkarılamayan tümörden kurtuldu</p>

<p>İstanbul'dan gelen 47 yaşındaki Bülent Kasımay'a iki yıl önce glomus tümörü tanısı konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Halil Başel, 'Hastamız, Türkiye'nin sayılı hastanelerinden birinde ameliyat olmaya karar vermiş ancak orada opere edildiğinde tümörü çıkaramamışlar. Üstelik yutma güçlüğü ve ses kısıtlığı gibi komplikasyonlar gelişmiş. Bülent Bey bilinçli bir hasta olduğu için arayışa girmiş; Amerika'ya kadar ulaşmış. Oradaki doktorlar 'yaparız' demişler ama vize ve ekonomik sorunlar nedeniyle gidememiş. Bize ulaştığında hemen ameliyat önerdik. Önce şaşırsa da o sırada servisimizde yatan diğer glomus hastalarıyla görüşünce ikna oldu. Yaklaşık 7 santimetrelik tümörü hiçbir komplikasyon gelişmeden çıkardık, inşallah bir iki güne taburcu edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Bizde hep 'iyi hekim mutlaka büyük şehirlere gider' gibi yanlış bir inanış var'</p>

<p>Bülent Kasımay'ın Van'a gelme kararı alırken çevresinden baskı gördüğünü dile getiren Prof. Dr. Halil Başel, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>'İstanbul'da yapılamayan bir şey Van'da nasıl yapılacak? Bizde hep 'iyi hekim mutlaka büyük şehirlere gider' gibi yanlış bir inanış var. Hastamıza bu konuda adeta mobbing yapılmış. Ama sonuç ortada; insanları tedavi eden şehirler ya da devasa binalar değil, hekimin tecrübesidir. Bu ameliyatlar çok fazla teknolojik alet edevat değil, yüksek hekim tecrübesi gerektirir. Artık sosyal medyada her şeye ulaşmak çok kolay; hastalar yorumlara bakıyor, hekimin başarı oranlarını araştırıyor ve ona göre karar veriyor. Bülent Bey de gelirken çok baskı görmüş ama şu anda oldukça mutlu.'</p>

<p>Avrupa'nın en büyük kliniklerinden Van'daki tecrübeye yolculuk</p>

<p>Avusturya'dan gelen 37 yaşındaki Yasemin Günyeli'nin kayınpederi İsa Günyeli, 37 yıldır yurt dışında yaşadıklarını belirterek süreci anlattı:</p>

<p>'Viyana'da Avrupa'nın en büyük kliniklerine sorduk; Amerika ve Almanya'daki uzmanlara danıştık ancak durum riskli olduğu için kimse ameliyata karar veremedi. Araştırmalarımız sonucunda Halil Hoca'yı sosyal medyada bulduk. Kızım daha derin bir araştırma yapıp hocayla kontağa geçti ve Van'a gelmeye karar verdik.'</p>

<p>Yılda 3 ameliyat yerine 300 ameliyatlık tecrübe tercih edildi</p>

<p>Neden Van'ı tercih ettiklerini açıklayan Ordulu Günyeli, 'İstanbul, Ankara veya Avrupa dururken neden Van? Çünkü araştırdığımızda Halil Hoca'nın bu alanda 300'e yakın ameliyat yaptığını gördük. Bizim olduğumuz bölgede (Avusturya) bu ameliyat senede sadece 2-3 tane yapılıyormuş. Gelinim, 'Baba bu hoca büyük tecrübe edinmiş, ya Allah deyip gidelim' dedi. Allah razı olsun; Halil Başel Bey'e ve tüm hastane personeline çok teşekkür ederim. Şu anki mutluluğumuzu anlatacak kelime bulamıyorum' şeklinde konuştu.</p>

<p>Komplikasyonsuz veda</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'un en iyi kalp damar hastanelerinden birinde daha önce başarısız bir operasyon geçirdiğini hatırlatan Bülent Kasımay, son durumunu şu sözlerle özetledi:</p>

<p>'İlk ameliyatımda tümörü çıkaramadıkları gibi sesimde ve yutağımda problemler yaşadım. Van'da Halil Hoca'nın başarılarını duyunca gelip kendisiyle görüştüm ve ikna oldum. İnsanların 'İstanbul'da o kadar hastane varken neden Van?' demelerine rağmen geldim. Sağ olsun, hiçbir komplikasyonla karşılaşmadan, sesimde veya yutağımda problem çıkmadan sağlığıma kavuştum. Pazartesi günü hastaneden ayrılacağım, hocamıza minnettarım.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="64682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs salgını yaşanan yolcu gemisinde tahliyeler tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/hantavirus-salgini-yasanan-yolcu-gemisinde-tahliyeler-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/hantavirus-salgini-yasanan-yolcu-gemisinde-tahliyeler-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirüs salgını yaşanan Hollanda bayraklı yolcu gemisi MV Hondius, son yolcuların da tahliye edilmesinin ardından İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'ndan ayrıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hantavirüs salgını yaşanan Hollanda bayraklı yolcu gemisi MV Hondius, son yolcuların da tahliye edilmesinin ardından İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'ndan ayrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hantavirüs vakalarının görüldüğü Hollanda bayraklı MV Hondius yolcu gemisindeki son yolcular ve bazı mürettebat üyeleri, İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'nda yer alan Tenerife'de gemiden ayrıldı. Yolcu ve mürettebattan oluşan 28 kişilik son tahliye grubu, Tenerife'deki Granadilla Limanı'na yanaşan gemiden inerek, Hollanda'ya gitmek üzere havalimanına transfer edildi. Gemiden ayrılan son altı kişilik grupta ise başlangıçta Avustralya'ya uçmaları planlanan ancak daha sonra Hollanda'ya giden uçağa aktarılan yolcular yer aldı. Gemi, tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından limandan ayrılarak, dezenfekte edilmek üzere Hollanda'ya doğru yola çıktı. Bu kapsamda gemide kalan 26 mürettebat üyesi de Hollanda'nın Rotterdam şehrine doğru yolculuğa devam etti.</p>

<p>İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia, geminin liman bölgesindeki şiddetli rüzgarlar ve denizdeki olumsuz şartlar nedeniyle İspanya Denizcilik İdaresi'nin tavsiyesi üzerine sadece bir saatliğine limana yanaştığını söyledi. Bunun yolcular ve personelin güvenliği için yapıldığını söyleyen Garcia, tahliye operasyonunun 'bütünüyle güvenli şartlar altında gerçekleştirildiğini' ifade etti.</p>

<p>Tahliye edilenlerin tamamının Tenerife'den ayrılmasının ardından İspanyol makamları, tahliye edilenlerin bulunduğu alanlarda kapsamlı bir dezenfeksiyon çalışması başlattı.</p>

<p>Geminin kaptanı teşekkür mesajı yayınladı</p>

<p>Tahliye süreci sona yaklaşırken geminin kaptanı Jan Dobrogowski de görüntülü bir teşekkür mesajı yayınladı. Kaptan Dobrogowski, 'Bu şartlar altında gerek yolcular gerek mürettebat açısından bundan daha iyi bir insan grubuyla seyir yapabileceğimi hayal edemezdim' ifadelerini kullandı.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus: 'Yolcular psikolojik çöküş yaşadı'</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada gemideki yolcuların psikolojik çöküş yaşadıklarını söyledi. Yolcuların gemide izole edilmemesi kararının 'en iyi seçenek' olduğunu ifade eden Ghebreyesus, 'Bazıları yolcuların gemide izole olabileceklerini söyledi ama bunun zalimce olduğunu düşünüyorum' dedi.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, 'Hayal edebileceğiniz üzere bazı yolcular psikolojik çöküşler yaşadı. Küçük bir alanda haftalarca kalmak çok zor. Bunun onları zihinsel olarak nasıl etkilediğini tahmin edebilirsiniz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, Tenerife'de geminin limandan ayrılmasından sonra basına yaptığı açıklamada ise bunun yeni bir Covid salgını olmadığını ve riskin düşük olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/hantavirus-salgini-yasanan-yolcu-gemisinde-tahliyeler-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2025/10/yesiligdirvarsayilan.png" type="image/jpeg" length="22297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: '3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır.']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/saglik-bakanligi-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclarinin-negatif-oldugu-saptanmis-olup-onerilen-sure-boyunca-karantinada-tutulacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/saglik-bakanligi-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclarinin-negatif-oldugu-saptanmis-olup-onerilen-sure-boyunca-karantinada-tutulacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: '3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır.']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlık Bakanlığı: '3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/saglik-bakanligi-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclarinin-negatif-oldugu-saptanmis-olup-onerilen-sure-boyunca-karantinada-tutulacaktir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/i-m-g-4525.jpeg" type="image/jpeg" length="45072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20'li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Durak, mide ve kolon kanserlerinin artık 20'li yaşlarda da görülebildiğini belirterek gençlerin dışkıda kan görülmesini hemoroid sanıp geçiştirmemesi gerektiğini söyledi. Durak, 'Ben gencim, kanser olmam düşüncesi tanıyı geciktiriyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Durak, mide ve kolon kanserlerinin artık 20'li yaşlarda da görülebildiğini belirterek gençlerin dışkıda kan görülmesini hemoroid sanıp geçiştirmemesi gerektiğini söyledi. Durak, 'Ben gencim, kanser olmam düşüncesi tanıyı geciktiriyor' dedi.</p>

<p>İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Durak, son yıllarda mide ve bağırsak kanserlerinin daha genç yaşlarda görülmeye başladığını belirterek, özellikle dışkıda kan görülmesi gibi belirtilerin hemoroid düşünülerek ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Yaşam tarzındaki değişimlerin kanser riskini artırdığına dikkat çeken Durak, erken teşhis için düzenli kontrollerin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>'Artık 20'li ve 30'lu yaşlarda da görüyoruz'</p>

<p>Kanser vakalarının yaş ortalamasının giderek düştüğünü ifade eden Doç. Dr. Serdar Durak, 'Artık hemen hemen tüm kanser türleri daha genç yaşlarda görülmeye başlanıyor. Eskiden 50-60 yaş üstünde görülmesi daha normal karşılanırken, artık 20'li ve 30'lu yaşlarda da birçok kanser türünü görebiliyoruz. Özellikle mide ve bağırsak kanserlerinde bu durum dikkat çekiyor' dedi.</p>

<p>Bu durumun nedenlerine değinen Durak, 'Genetik faktörler ve beslenmeyle ilgili nedenler etkili olabiliyor. Ancak yapılan çalışmalarda, asıl nedenin yaşam ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi olduğu gösteriliyor. Obezitenin artması, sigara ve alkol tüketiminin yaygınlaşması, hareketsizlik ile kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketiminin artması bu durumun başlıca nedenleri arasında yer alıyor' açıklaması yaptı.</p>

<p>'Hemoroid deyip geçiştiriliyor'</p>

<p>Genç yaşta görülen kanserlerin daha agresif ilerleyebildiğini belirten Durak, 'Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde yeni vakaların en az beşte birinin 50 yaş altındaki bireylerde görülmesi bekleniyor. Genç yaşta görülen kanserlerin bir kısmında genetik altyapı da olabiliyor. Bu durumlarda hastalık daha hızlı, daha sinsi ve daha agresif ilerleyebiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Birçok hastanın belirtileri önemsemediğini kaydeden Durak, 'Ben gencim, kanser olmam düşüncesiyle belirtiler göz ardı edilebiliyor. Örneğin dışkıda kan görülmesini hemoroide bağlayıp geçiştiren hastalar oluyor. Bu nedenle de tanı çoğu zaman ileri evrede konuluyor' dedi.</p>

<p>'Kanlı dışkılama her zaman kanser demek değil'</p>

<p>Kanlı dışkılamanın her zaman kanser anlamına gelmediğini ancak mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Durak, 'Kanlı dışkılama ya da dışkılama sırasında kan gelmesi her zaman kanser anlamına gelmez. Ancak bu tür durumlarda mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına muayene olmak gerekiyor. Şikayetler devam ederse mutlaka kolonoskopi ile altta farklı bir neden olup olmadığı araştırılmalı' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Tarama yaşı 50'den 45'e düşürüldü'</p>

<p>Mide ve kolon kanserlerinin belirtilerine ilişkin bilgi veren Durak, mide kanserinde karın ağrısı, bulantı, kusma, açıklanamayan kilo kaybı ve yutma güçlüğünün görülebildiğini söyledi. Kolon kanserinde ise dışkıda kan, tekrarlayan karın ağrıları, kansızlık ve kilo kaybının dikkat çekici belirtiler arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Kolon kanseri tarama yaşının düşürüldüğünü belirten Durak, 'Eskiden kolon kanseri için tarama yaşı 50 olarak kabul ediliyordu. Ancak hastalığın daha genç yaşlarda görülmeye başlanması nedeniyle bu yaş sınırı 45'e düşürüldü. İlerleyen dönemde bu yaşın daha da aşağı çekilmesi gündeme gelebilir' dedi.</p>

<p>'Kolonoskopi sırasında kanser öncüsü polipler temizlenebiliyor'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenli kontrollerin önemine dikkat çeken Durak, 'Kolonoskopi sırasında 'polip' adı verilen ve kansere dönüşme riski taşıyan yapılar tespit edilebiliyor. Bu polipler aynı işlem sırasında temizlenebiliyor. Eğer temizlenmezlerse 1 yıl, 3 yıl ya da 5 yıl içinde kansere dönüşebiliyorlar. Böylece hasta kansere dönüşmeden tedavi edilmiş oluyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sağlıklı yaşamın kanser riskini azaltmada önemli olduğunu belirten Durak, 'Kilo kontrolü sağlanmalı, işlenmiş ve tütsülenmiş gıdalar daha az tüketilmeli, sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmeli, düzenli hareket edilmeli. Özellikle aile öyküsü bulunan kişiler kontrollerini aksatmamalı' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor.jpg" type="image/jpeg" length="33727"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na demirleyen Hantavirüs salgının yaşandığı MV Hondius yolcu gemisinde tahliyeler başladı.]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/ispanyaya-bagli-kanarya-adalarina-demirleyen-hantavirus-salginin-yasandigi-mv-hondius-yolcu-gemisinde-tahliyeler-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/ispanyaya-bagli-kanarya-adalarina-demirleyen-hantavirus-salginin-yasandigi-mv-hondius-yolcu-gemisinde-tahliyeler-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na demirleyen Hantavirüs salgının yaşandığı MV Hondius yolcu gemisinde tahliyeler başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na demirleyen Hantavirüs salgının yaşandığı MV Hondius yolcu gemisinde tahliyeler başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/ispanyaya-bagli-kanarya-adalarina-demirleyen-hantavirus-salginin-yasandigi-mv-hondius-yolcu-gemisinde-tahliyeler-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2025/10/yesiligdirvarsayilan.png" type="image/jpeg" length="93049"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Işıltılı bir cilt için bol su tüketin]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, 'Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir'' şeklinde konuştu.</p>

<p>Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, 'Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur' dedi.</p>

<p>Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi;</p>

<p>'Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin.jpg" type="image/jpeg" length="22404"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği'nde görevli 15 Acil Tıp Teknisyenine (ATT) Sürüş Güvenliği Eğitimi (ASGE) verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği'nde görevli 15 Acil Tıp Teknisyenine (ATT) Sürüş Güvenliği Eğitimi (ASGE) verildi.</p>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği'nde görevli Acil Tıp Teknisyenleri'ne Sürüş Güvenliği Eğitimi verildi. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde personelin güvenli, hızlı ve kontrollü sürüş teknikleri kazanmasını sağlamak amacıyla teorik ve uygulamalı eğitimlerin ardından Sürücü Paramatik adaylarından sınavda başarılı olanları göreve başlıyorlar. Sürücü ATT'lerin trafikte karşılaşabileceği muhtemel durum ve zorlukların simüle edildiği parkurlarda 9 eğitmenden, 15 Acil Tıp Teknisyeni eğitim aldı.</p>

<p>'Toplamda 17 tane parkurumuz var'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13 yıldır görevli Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri (AABT) ve 5 yıldır Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitmen'liği yapan Meltem Tunç, 'Arkamızda yapılan parkur paralel park parkuru. Bu iki araç arasında ambulansın güvenli bir şekilde sürücülerin park etmesine yardımcı olan bir parkur. Bunun haricinde toplamda 17 tane parkurumuz var; kaçamak parkurumuz var, kontrollü fren parkurumuz var, slalom parkurlarımız var, bunlar hızlı parkurlarımız. Yine aynı şekilde yavaş olan parkurlarımız arkada gördüğümüz paralel park, T sokak ya da dokuma gibi parkurlarımız var. Bunda da ambulans sürücülerinin ayna derinlik algısını artırmaya çalışıyoruz. Yine T sokakta da normalde zaten araç kullanırken iki sokak arasında geri dönmemiz gerektiği zamanlar oluyor; bu parkurumuz da aslında buna yardımcı oluyor. Slalom, hızlı şerit değiştirmedeki amaca yardımcı oluyor, kontrollü bir şekilde şerit değiştirmeye yardımcı oluyor. Kaçamak parkurumuz yine uzun yol yaptığımız zamanlarda, hastaneler arasındaki yaptığımız zamanlarda önümüze herhangi bir yabani hayvan çıkabilir ya da yabancı bir cisim varsa çevre yolunda, buna karşı alabileceğimiz önlemleri anlatıyor bize. Bu şekilde ilerliyoruz' diyerek verilen eğitimler hakkında bilgi verdi.</p>

<p>'Trafikte mümkün olduğunca yol vermelerini talep ediyoruz'</p>

<p>Fermuar sisteminin daha oturmadığını belirten Tunç, trafikteki yaşadıkları sorunlar hakkında ise şöyle konuştu;</p>

<p>'Eskişehir'de yaklaşık 4 dakika içerisinde ambulans hastaya ulaşmış oluyor. Trafikteki sürücüler siren sesi duyuyorlar ya da bir tepe lambası görüyorlarsa sürücülerin sakin kalmasını istiyoruz ve bize mümkün olduğunca yol vermelerini talep ediyoruz. Sol şerittekiler sola, sağ şerittekiler sağa yaklaşırlarsa bize geçiş üstünlüğümüzü sağlayacak bir adım oluştururlar çünkü ortadaki alan boş kalacak ve fermuar sistemini oluşturmuş olacaklar. Eğer ki iki şeritli yollardaysalar araçlarını mümkün olduğu kadar sağa çekebilirler ya da durabilirler, biz kontrollü bir şekilde soldan yanlarından geçmiş olabiliriz.'</p>

<p>'Zor bir eğitim, normal bizim verdiğimiz salon eğitimleri gibi bir eğitim değil'</p>

<p>Eğitimlerde adayların hangi hareketlerine dikkat ettiklerine değinen Meltem Tunç, 'Ambulans sürücülerinin direksiyondaki el hareketlerine, debriyaja ne kadar uzun süre basıyor, sadece debriyajda mı araç kullanıyor, onun haricinde aynaları ne kadar kontrollü bir şekilde takip ediyor; bunlara ince ince dokuya dokuya puanlama sistemi yapıyoruz. Zor bir eğitim, normal bizim verdiğimiz salon eğitimleri gibi bir eğitim değil. Birazcık pratiğin artmış olması gerekiyor, araç kullanımının normal hayatta da araç kullanıyor olması gerekiyor' dedi.</p>

<p>'Kadınlar her zaman bir adım önde'</p>

<p>15 yıldır sürücü Acil Tıp Teknisyeni (ATT) ve 5 yıldır da Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitmen'liği yapan Ezgi Boztay, kadın sürücü ATT'lerin daha dikkatli olduklarına değinirken şu ifadelre yer verdi;</p>

<p>'Kadınlar her zaman bir adım önde; sürüş olarak da önde aslında, daha dikkatliyiz, daha güçlüyüz bu konuda. Tabii ki erkek arkadaşlarımız da çok küçük yaştan itibaren direksiyon başında oldukları için oldukça başarılılar ancak kadın olarak bizim de içimizden gelen bir güç var. Eğitim sistemimiz şu şekilde; biz burada kontrollü hız yapmayı öğreniyoruz. Trafik kurallarına uyarak, trafik kuralları çerçevesinde en uygun hızda hastaya en uygun ulaşımını öğreniyoruz, arkadaşlarımıza da öğrettiğimiz aslında bu.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="48451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evlilik öncesi 'Akdeniz anemisi' tarama programları büyük önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında 'Akdeniz anemisi' olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında 'Akdeniz anemisi' olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Talaseminin, kandaki oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin adlı proteinin yapımındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Yeşim Oymak, hastalığın özellikle çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Hemoglobinin kırmızı kan hücrelerinin temel yapı taşı olduğunu ifade eden Oymak, bu yapının yeterince üretilememesi durumunda ağır kansızlık geliştiğini kaydetti.</p>

<p>Evlilik öncesi tarama programları büyük önem taşıyor</p>

<p>Hastalığın genetik geçişli olduğunu vurgulayan Oymak, taşıyıcı bireylerin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi. Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması halinde çocukta ağır talasemi tablosunun ortaya çıkabileceğini aktaran Oymak, bu nedenle evlilik öncesi tarama programlarının hastalıktan korunmada büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Belirtiler ilk aylarda ortaya çıkıyor</p>

<p>Talasemi hastası çocuklarda belirtilerin doğumdan hemen sonra görülmeyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Yeşim Oymak, 'Bebekler anne karnındayken farklı bir hemoglobin yapısı kullanır. Doğumdan birkaç ay sonra erişkin tipi hemoglobine geçiş başladığında hastalık belirtileri ortaya çıkar' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin özellikle solukluk, halsizlik, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme, karında şişlik ve büyüme geriliği gibi belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Oymak, erken tanının tedavi sürecinde büyük fark oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Düzenli kan nakli hayati önem taşıyor</p>

<p>Talaseminin ağır formunda hastaların yaşam boyu düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade eden Oymak, bu çocukların genellikle 3-4 haftada bir kan almak zorunda kaldığını belirtti. Kan bağışının bu hastalar için hayati önemde olduğunu vurgulayan Oymak, 'Düzenli kan bulunamadığında hastaların yaşamı ciddi risk altına giriyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı çok büyük önem taşıyor' diye konuştu.</p>

<p>Sık yapılan kan nakillerinin vücutta demir birikimine yol açtığını da anlatan Oymak, özellikle kalp, karaciğer ve hormon bezlerinde biriken demirin organ hasarına neden olabildiğini söyledi. Bu nedenle hastaların demiri vücuttan uzaklaştıran özel ilaçlarla düzenli takip edildiğini kaydetti.</p>

<p>Yeni tedaviler umut veriyor</p>

<p>Günümüzde uygun donör bulunduğunda yapılan kemik iliği naklinin talasemide en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Oymak, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlar ve gen tedavisi çalışmalarının da umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de uzun yıllardır uygulanan evlilik öncesi taşıyıcılık taramalarının önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yeşim Oymak, toplumda farkındalığın artmasıyla yeni hasta doğumlarının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, İzmir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="62647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GAZİ HAKAN YILDIRIM’DAN TEŞEKKÜR MESAJI]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirimdan-tesekkur-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirimdan-tesekkur-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da yaklaşık 20 gündür tedavi süreci devam eden Gazi Hakan Yıldırım, kendisini bu zorlu süreçte yalnız bırakmayan protokol üyeleri, iş insanları ve Iğdır halkı için bir teşekkür mesajı yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçirdiği operasyon sonrası tedavi süreci Ankara’da titizlikle devam eden Gazi Hakan Yıldırım, Iğdır’dan gelen desteklerin kendisine büyük moral olduğunu ifade etti. Yıldırım, yayımladığı mesajda maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen isimlere tek tek teşekkürlerini sundu.</p>

<p><strong>"Zor Günümde Yanımda Olan Herkese Minnettarım"</strong><br />
Gazi Hakan Yıldırım mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Yaklaşık 20 gündür Ankara’da ameliyat ve tedavi süreci içerisindeyim. Bu süreç boyunca bana maddi ve manevi anlamda büyük destek sağlayan; başta Sayın Milletvekilimiz Cantürk Alagöz olmak üzere, iş insanlarımız Sayın Mehdi Şeren ve Sayın Mete Gölali’ye, MHP İl Başkanı Sayın Hüseyin Ateş’e, AK Parti İl Başkanı Sayın Ali Kemal Ayaz’a, Adli Sicil Daire Başkanı Sayın Özgür İnan Zor’a şükranlarımı sunarım.”</p>

<p><strong>Protokol ve Basın Camiasını Unutmadı</strong><br />
Desteklerinden dolayı devlet büyüklerine ve yerel dinamiklere de teşekkür eden Yıldırım, mesajını şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Iğdır Valimiz Sayın M. Fırat Taşolar’a, İl Emniyet Müdürümüz Sayın Niyazi Turgay’a, Yeşil Iğdır Gazetesi Genel Yayın Müdürü Sayın Cabbar Şıktaş’a ve Melekli Belediyesi geçmiş dönem başkanı Sayın Ali Varol’a teşekkür ediyorum. Ayrıca memleketim Iğdır’dan bana ulaşan, geçmiş olsun dileklerini ileterek dualarını esirgemeyen tüm eş, dost ve arkadaşlarıma minnettarım.”</p>

<p>Hakan Yıldırım’ın tedavi sürecinin olumlu yönde ilerlediği ve en kısa sürede Iğdır’a dönmeyi planladığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Recep Polat</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirimdan-tesekkur-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 08:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/0faf435e-0cdd-46b2-8972-ab472a12b8fd.jpg" type="image/jpeg" length="45151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Astımda erken tanı önemli']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/astimda-erken-tani-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/astimda-erken-tani-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Astımın hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebileceğine dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, çocukluk dönemindeki gıda alerjilerinin ilerleyen yıllarda solunum yolu hassasiyetlerine dönüşebileceğini belirterek, astımda erken tanının önemine vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astımın hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebileceğine dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, çocukluk dönemindeki gıda alerjilerinin ilerleyen yıllarda solunum yolu hassasiyetlerine dönüşebileceğini belirterek, astımda erken tanının önemine vurgu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5 Mayıs 'Dünya Astım Günü' olarak biliniyor. Dünya genelinde hastalığa dikkat çekmek amacıyla çeşitli farkındalık çalışmaları yapılıyor. Astım ise hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık olarak bilinirken, yalnızca genetik değil çevresel faktörlerin de etkili olduğu bir klinik tablo olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, özellikle çocukluk çağında tanı koymanın her zaman kolay olmadığı belirterek, ergenlik döneminde hormonların etkisiyle vakaların önemli bir kısmının normale dönebildiği ifade etti. Şahin, astımın erken yaşlarda tanısının her zaman kolay olmadığını söyleyerek, 'Bahar ayları başta olmak üzere mevsim geçişlerinde polenler, ev tozu akarları ve hayvan tüyleri astımı tetikleyebiliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve gözlerde yaşarma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Alerjik astımı olan çocuklarda ise hava yollarında daralma sonucu ataklar görülebiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Nedensel olarak değişebiliyor'</p>

<p>Özlem Naciye Şahin, astımın dönemsel olarak seyrinin değişebileceğini ve deri testi tekrarının birkaç yıl içinde tekrarlanabileceğini söyleyerek, 'Astım, özellikle hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık. Tamamen genetik değil. Çevresel özelliklerin de hakim olduğu, sebeplerine dayandığı bir klinik durum. Bu tablonun özellikle biz belli bir yaştan önce tanı koyamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla astım tanısını özellikle çok da kolay koymak istemiyoruz. Üstelik ergenlikle birlikte, ergenlik hormonlarının etkisiyle bu olguların da yüzde 80'i eski normallerine dönüyor. Yani tamamen geçiyor. Astım kendi klinik seyrini dönem dönem değiştirebiliyor. Astım belirtileri klinik prezentasyonu ve astıma sebep olan alerjenler de nedensel olarak değişebiliyor. Çocuklarımızda gıda alerjilerinde, alerjik enterokolitlerde yani bebeğin doğumdan itibaren anne sütü içerisindeki birtakım proteinlere alerji nedeniyle ortaya çıkan bu klinik tabloda, yeni doğanla başlayan bu semptomlar için özellikle 6. aydan itibaren deri prick testleri öneriyoruz' dedi.</p>

<p>'Alerji testlerini yapmak son derece önemli'</p>

<p>Şahin, astımı mevsim geçişlerinin de etkilediğini belirterek, 'Keza bebeklikteki gıda alerjileri ileriki dönemde hava yolu alerjilerine dönüşüyor. Özellikle 3 yaş, yani oyun çocuğu döneminden itibaren, kreşe gittiği dönemlerde bunun önceki gıda alerjisi tablosunun hava yolu alerjisi ve hava yolu reaktivitesine dönmesini bekliyoruz. Dolayısıyla erken dönem gıda alerjilerini anlamak, ileride hava yolu ve alerjen maruziyetleri açısından çocuk tanısının konulabilmesi için son derece önemli. Annelerimizin alerji hikâyelerini de çok önemsiyoruz. Özellikle bahar dönemleri, yani polen mevsimi sonbahar ve ilkbahar gibi mevsimsel alerjenlerin yoğun olduğu dönemler ya da yıl boyu süren alerjiler, örneğin ev tozu akarları veya kedi-köpek tüyü alerjisi, bu tabloyu tetikleyebiliyor. Mevsim geçişleri, okulların açılması gibi dönemlerde bu durumlar daha belirgin hâle geliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, hapşırık, öksürük ve gözlerde yaşarma, alerjik astım varsa hava yolu reaktivitesi, yani hava yollarının düz kaslarının kasılması, ödemlenmesi ve sekresyonların lümende birikmesiyle astmatik ataklar ortaya çıkabiliyor. Alerjenler bilinmiyorsa alerji testleri yapmak son derece önemlidir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/astimda-erken-tani-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/astimda-erken-tani-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="59772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[- Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat: ' İhmal edilirse böbreklere zarar verebilir']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat-ihmal-edilirse-bobreklere-zarar-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat-ihmal-edilirse-bobreklere-zarar-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi.</p>

<p>Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı'</p>

<p>Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, 'İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi.</p>

<p>Aileler ne zaman doktora gitmeli?</p>

<p>Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti:</p>

<p>'Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat-ihmal-edilirse-bobreklere-zarar-verebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2025/10/yesiligdirvarsayilan.png" type="image/jpeg" length="16737"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: 'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır' dedi.</p>

<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü'nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, 'Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır' dedi.</p>

<p>'Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor'</p>

<p>Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, 'Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle 'tek sağlık' yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti.</p>

<p>Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu'da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. 'Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir' diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti.</p>

<p>Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri.jpg" type="image/jpeg" length="71400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasta, doktoruna böbreğini verdi]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/hasta-doktoruna-bobregini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/hasta-doktoruna-bobregini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilis'te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan ve böbrek yetmezliği yaşayan doktor Turgay Happani, yıllardı muayene ettiği hastasının bağışladığı böbrekle hayata tutunarak sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kilis'te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan ve böbrek yetmezliği yaşayan doktor Turgay Happani, yıllardı muayene ettiği hastasının bağışladığı böbrekle hayata tutunarak sağlığına kavuştu.</p>

<p>Kilis'te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan, daha önceleri ise Çorum ve Kilis İl Sağlık Müdürlüğü görevlerini de yürüten Turgay Happani (56), yıllardır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Yıllar içerisinde hastalığı giderek ilerleyen Turgay Happani'ye böbrek nakli yapılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Bu kez hasta doktora şifa oldu</p>

<p>Uzun arayışların ardından uygun donör bulunamayan, kan uyuşmazlığı nedeniyle yakınlarının da organ bağışlayamadığı Happani'ye, görev yaptığı Kilis'te hastası Mehmet Kın (52) böbreğini vermek istedi. Hastasının duyarlı düşüncesine teşekkür edip ilk etapta organ verme teklifini kabul etmeyen Happani, Mehmet Kın'ın ısrarlarının ardından nakil teklifini kabul etti. Yapılan tetkiklerin ardından uygun görülen böbrek, Gaziantep'te Kahraman Eruslu Böbrek Nakil Hastanesi'nde başarılı bir operasyonla nakledildi.</p>

<p>Kronik böbrek hastalığıyla mücadele eden doktor 35 yıl sonra sağlığına kavuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan nakilin ardından yıllar sonra tekrar sağlığına kavuşan doktor Turgay Happani, yaklaşık 35 yıldır kronik böbrek hastalığıyla mücadele ettiğini ve tedavi gördüğünü belirterek tekrar sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi. Happani, 'Yaklaşık 30-35 yıldır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) diye bilinen kronik bir böbrek hastasıydım. Nakil için ailemde uygun donör araştırdım ama maalesef kan grubum uymadı. Ailemde uygun bir donör bulamadım. Mehmet Kın kardeşim, aynı zamanda yıllardır hastam. Benim bu durumu görünce çok üzülmüş. Sonrasında böbreğini bana vermek istedi. Yanıma gelerek böbreğini vermek istediğini söyledi. İlk başta açıkçası bunu çok ciddiye alamadım. Çünkü hekim olarak, bu tür durumlarda aile bireylerinin bile bağış konusunda ne kadar zorlandıklarına defalarca şahit olmuştum. Ben de Mehmet beye teşekkür ettim ama ısrarla yine geldi. Hatta ortak tanıdıklarımızı araya koyarak ne kadar ciddi olduğunu anlatmaya çalıştı. Sonrasında eşiyle birlikte yanıma geldi. Bu kararlılığı ve samimiyeti karşısında artık durumu ciddiye aldım ve tahliller yapılarak organ nakli gerçekleştirildi. Çok teşekkür ediyorum' dedi.</p>

<p>'İlk başta kabul etmedi'</p>

<p>Kendisini defalarca tedavi eden doktoruna böbreğini verdiğini söyleyen Mehmet Kın ise 'Kendisi yıllardır aile hekimimizdi. Çocuklarımıza ilaçlarımızı yazdı, her zaman yardımcı oldu. Gerçekten yardımsever ve iyi niyetli bir insandır. Hocamın rahatsızlandığını, ailesinden uygun donör bulunamadığını ve arayış içinde olduklarını duydum. Bir gün tesadüfen kimliğime ve ehliyetime bakarken kan gruplarımızın aynı olduğunu fark ettim. Buna gerçekten çok sevindim. Hocamın yanına gidip durumu anlattım, böbreğimi veririm dedim. Hiçbir karşılık beklemeden, sorgusuz, sualsiz bunu yapabileceğimi söyledim. Hocam bana teşekkür etti ve kabul edemeyeceğini söyledi. Aradan yaklaşık bir hafta geçti. Bu süreçte hocamın durumunu takip ediyordum ve iyiye gitmediğini hissediyordum. Daha sonra hemşirelerle birlikte tekrar yanına giderek niyetimizin ciddi olduğunu söyledim. Hocam da bir süre sonra bizi kırmadı ve bu isteğimizi kabul etti. Ardından tahliller yapıldı ve güzel çıktı. Bu işe gönüllü olarak helali hoş olsun. Rabbim kendisini de bana da sağlık, sıhhat, mutluluk ve huzur versin' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Gündem, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/hasta-doktoruna-bobregini-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/04/hasta-doktoruna-bobregini-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="25458"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazi Hakan Yıldırım’a Milletvekili Cantürk Alagöz’den Ameliyat Desteği]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirima-milletvekili-canturk-alagozden-ameliyat-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirima-milletvekili-canturk-alagozden-ameliyat-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır’ın tanınan ismi Gazi Hakan Yıldırım için robotik protez ameliyatı haftaya gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Iğdır’da şehit yakınları ve gazilere yönelik yürüttüğü çalışmalarla tanınan Gazi Hakan Yıldırım, sağlığına kavuşma yolunda önemli bir adım atıyor. 12 yıl boyunca Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanlığı yapan ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla bilinen Yıldırım’ın robotik protez ameliyatı için tüm hazırlıklar tamamlandı.</p>

<p>Hayırsever iş insanı ve Milletvekili Cantürk Alagöz’den anlamlı destek</p>

<p>Gazi Hakan Yıldırım’ın operasyonunda kullanılacak olan ve Amerika’dan özel olarak getirilen ileri teknoloji robotik protezin maliyeti, milletvekili ve iş insanı Cantürk Alagöz tarafından karşılandı. Alagöz’ün bu vefalı desteği, ameliyat sürecinin önündeki en büyük engeli kaldırarak umutları yeşertti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyat önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek</p>

<p>Planlamalara göre önümüzdeki hafta neşter vurulacak olan ameliyat, modern tıp teknolojisinin en son imkânlarıyla gerçekleştirilecek. Uzmanlar, robotik protez operasyonunun ardından Yıldırım’ı sabır gerektiren uzun ve titiz bir rehabilitasyon sürecinin beklediğini ifade ediyor.</p>

<p>Iğdır halkı ve sevenleri, Yıldırım’ın operasyon sonrasında en kısa sürede sağlığına kavuşmasını beklerken, Cantürk Alagöz’e teşekkürlerini ilettiler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Bekir ŞIKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirima-milletvekili-canturk-alagozden-ameliyat-destegi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/04/0114e39a-2200-4bfa-9592-baa7e70bcadf-1.jpg" type="image/jpeg" length="58197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Iğdır Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dt. Taner Başaran’a Hayırlı Olsun Ziyareti]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/igdir-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesi-bashekimi-dt-taner-basarana-hayirli-olsun-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/igdir-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesi-bashekimi-dt-taner-basarana-hayirli-olsun-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır Azerbaycan Evi Derneği yönetimi, Iğdır Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimliği görevine atanan Dt. Taner Başaran’ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Iğdır’da sivil toplum kuruluşları ve basın temsilcileri, kamu kurumlarına yönelik nezaket ziyaretlerini sürdürüyor. Bu kapsamda, Iğdır Azerbaycan Evi Derneği Başkanı Serdar Ünsal ve Dernek Üyesi aynı zamanda Yeşil Iğdır Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali Şıktaş, Iğdır Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin yeni Başhekimi Dt. Taner Başaran’a bir “hayırlı olsun” ziyareti gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>“Yüreğim İrevan’da Kaldı” Romanı Takdim Edildi</strong><br />
Samimi bir atmosferde geçen ziyarette, Dernek Başkanı ve yazar Serdar Ünsal, tarihi gerçeklere dayanan ve büyük ilgi gören “Yüreğim İrevan’da Kaldı” adlı romanını Başhekim Taner Başaran’a imzalayarak hediye etti. Ünsal, Başaran’a yeni görevinde muvaffakiyetler dileyerek, kurumun Iğdır halkı için önemine değindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Başhekim Başaran’dan Teşekkür</strong><br />
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başhekim Dt. Taner Başaran, nazik ziyaretleri ve anlamlı hediyeleri için Ünsal ve Şıktaş’a teşekkür etti. Iğdır halkına ağız ve diş sağlığı alanında en kaliteli hizmeti sunmak için ekibiyle birlikte özveriyle çalışacaklarını ifade etti.</p>

<p>Ziyaret, güncel konular üzerine yapılan hoş sohbetin ardından, günün anısına çektirilen hatıra fotoğrafı ile son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Bekir ŞIKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/igdir-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesi-bashekimi-dt-taner-basarana-hayirli-olsun-ziyareti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/04/1383d084-f6d3-49fc-872a-113da8429941.jpg" type="image/jpeg" length="68831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CANTÜRK ALAGÖZ, SMA HASTASI MUSTAFA TALHA’YA UMUT OLDU]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/canturk-alagoz-sma-hastasi-mustafa-talhaya-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/canturk-alagoz-sma-hastasi-mustafa-talhaya-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sayın Cantürk Alagöz, SMA Tip-1 hastası Mustafa Talha bebek için büyük fedakarlık örneği göstererek tedavisi için Dubai’ye gönderdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Babası Tuncer Badruk ve annesi Selcan Badruk ile beraber Cantürk Alagöz’e ait özel jetle Dubai’ye giden Mustafa Talha bebeğin tedavisine Perşembe günü başlanacak.<img alt="546C7B57 E3F8 41F8 Bb39 E5A307352289" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2026/04/546c7b57-e3f8-41f8-bb39-e5a307352289.jpg" width="2560" /><br />
Cantürk Alagöz’e çok teşekkür ettiklerini dile getiren Baba Tuncer Badruk ve anne Selcan Badruk, “Sayın Cantürk Alagöz'den Allah razı olsun. Çocuğumuza umut oldu. Hem maddi hem de manevi anlamda büyük fedakarlık yaptı. İnşallah çocuğumuz burada sağlığına kavuşacak. Kendisine çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştular.<img alt="9B68A725 07Cd 424F A644 86844409A8Ce" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2026/04/9b68a725-07cd-424f-a644-86844409a8ce.jpg" width="2560" /><br />
Bilindiği üzere, bir yıldan fazla bir süredir SMA hastası Mustafa Talha bebek için yardım kampanyaları düzenleniyordu. Bir ay önce Sayın Cantürk Alagöz ile görüşen aile yardım istemişti. Sayın Cantürk Alagöz de ailenin bu talebine kayıtsız kalmayarak maddi anlamda büyük fedakarlık gösterdi ve Mustafa Talha bebeği Dubai’ye gönderdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Bekir ŞIKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/canturk-alagoz-sma-hastasi-mustafa-talhaya-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/04/c381f0c0-e443-4398-a5ed-499c9c566497.jpg" type="image/jpeg" length="42068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 yıllık tümör Van'da yapılan ameliyatla alındı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/20-yillik-tumor-vanda-yapilan-ameliyatla-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/20-yillik-tumor-vanda-yapilan-ameliyatla-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul'da 'ameliyat edilemez, masada kalır' denilen 73 yaşındaki Hakkârili hastayı gerçekleştirdiği başarılı operasyonla sağlığına kavuşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul'da 'ameliyat edilemez, masada kalır' denilen 73 yaşındaki Hakkârili hastayı gerçekleştirdiği başarılı operasyonla sağlığına kavuşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakkari'de yaşayan 73 yaşındaki Misrihan Karagöz, yaklaşık 20 yıl önce boyun bölgesindeki şişlik nedeniyle İstanbul'da bir hastanede glomus (şah damarı) tümörü ameliyatı oldu. Operasyon sonrası şikayetleri geçmeyen ve kitlesi büyümeye devam eden Karagöz'e, doktorlar tarafından 'Bir daha kimse dokunmasın, masada kalır veya felç olur' denildi. Yıllarca bu korkuyla yaşayan Karagöz, ailesinin araştırmaları sonucu Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel'e başvurdu. Prof. Dr. Başel tarafından gerçekleştirilen riskli ameliyatla, yaşlı kadının boynundaki 6 santimetrelik tümör başarılı bir şekilde çıkarıldı.</p>

<p>'Hekimin üzerinde ciddi stres oluşturuyor'</p>

<p>İHA muhabirine konuşan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, hastanın yıllar önce bir operasyon öyküsü olduğunu ancak o dönemde tümörün çıkarılmadığını hatırlattı. Prof. Dr. Başel, 'Tümörü çıkaramadıkları gibi bir de hastaya, 'Bir daha kimse dokunmasın, masada kalır' şeklinde telkinde bulunulmuş. Üstelik bunu yapan yer, İstanbul'da Türkiye'nin en sayılı hastanelerinden birisi. Tabii hastamız yıllarca bu söylemin etkisiyle yaşamış. 'Eğer dokunulursa masada kalır, felç olur, kesinlikle müdahale edilmemesi gerekir' gibi bir düşünceye kapılmış. Tabii yıllar içerisinde tümör daha da büyümüş. Hasta yakınlarının belirttiğine göre, ilk ameliyata girerken boynunda kitle görüntüsü varmış, çıktıktan sonra da zaten değişen bir şey olmamış; bütün şikayetler aynen devam etmiş. Bir hastaya 'Riski var, yapılmaz, şu komplikasyonlar gelişir' denmesi, ikinci ameliyatı yapacak hekimin üzerinde ciddi bir stres oluşturuyor. Mesela bunlar hiç söylenmese biz ameliyata daha rahat gireceğiz, daha kolay karar vereceğiz' dedi.</p>

<p>'Tümörü tek parça halinde çıkardık'</p>

<p>Zorlu ameliyatın ardından tümörü tek parça halinde çıkardıklarını dile getiren Başel, 'Zaten önceden tümöre hiç dokunulmamış, yani kapsülü hiç etkilenmemişti. Damarlarını zedelemeden ameliyatını yaptık ve hastamız Allah'a şükür taburcu aşamasına geldi. Tümörümüz boyutu 6 santimetreye yakındı. Tümörler genelde 3 santimetreden sonra damarı sarıyorlar ve bu durum şah damarının çıkarılmasını zorlaştırıyor. İkinci bir zorluk ise daha önceki ameliyat girişiminin orada yapışıklık geliştirmiş olmasıydı. Ameliyat sırasında bu yapışıklıklar damarları etkilediği için biraz zorlandık; bu beklediğimiz bir şeydi. Ancak herhangi bir komplikasyon gelişmeden ameliyatın bitmesi bizi mutlu etti' diye konuştu.</p>

<p>Annesinin yaklaşık 20 yıl önce İstanbul'da bir hastanede ameliyat olduğunu ifade eden Hediye Salim isimli hasta yakını ise 'Ancak aradan çok uzun bir süre geçmeden, ameliyat edilen bölgede tekrar şişkinlik gördük. Kontrole götürdüğümüzde bize ameliyatın olumlu geçtiği söylendi. Buna rağmen yaklaşık bir yıl boyunca şişkinlik artarak devam etti. Aynı doktoruna tekrar gitmemize rağmen bize, 'Ben bu hastayı artık ameliyat edemem; edersem felç olur ya da masada kalır,' gibi söylemlerde bulunuldu. Annemin hayatını bu şekilde sürdürmesi gerektiği, yapılacak bir şey olmadığı ve vefatına kadar bu durumla devam edeceği, çünkü hiçbir tedavisinin bulunmadığı söylendi. Doğal olarak ameliyattan önce oldukça stresliydik. Halil Hoca ile görüştük; hatta bir haftalık süreçte bu stresi hem biz hem de annem onunla paylaştık. Annem ameliyata gireceği gün stresini atmış bir şekilde, gülerek girdi. Şu anda durumu gayet iyi, sağlık durumumuz yerinde. Çok şükür her şey yolunda gidiyor' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/20-yillik-tumor-vanda-yapilan-ameliyatla-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/04/20-yillik-tumor-vanda-yapilan-ameliyatla-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="55116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırgızistanlı genç şifayı Türk hekimlerinde buldu]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/kirgizistanli-genc-sifayi-turk-hekimlerinde-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/kirgizistanli-genc-sifayi-turk-hekimlerinde-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırgızistan'da 18 yaşına kadar skolyozla mücadele eden genç, Medicana Hastanesi'nde geçirdiği başarılı ameliyatın ardından sağlığına büyük ölçüde kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırgızistan'da 18 yaşına kadar skolyozla mücadele eden genç, Medicana Hastanesi'nde geçirdiği başarılı ameliyatın ardından sağlığına büyük ölçüde kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Skolyoz hastalığıyla mücadele eden 19 yaşındaki Shakhbos Pochokalonov, tedavi olmak için ülkesi Kırgızistan'dan Türkiye'ye geldi. Yaklaşık bir sene önce Ankara'ya gelen Pochokalonov, burada Medicana hastanesine başvurarak, tedavi sürecini başlattı. Pochokalonov, Medicana Sağlık Grubu bünyesindeki hastanede gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu.</p>

<p>Başarılı geçen ameliyat sonrası hastanın yaşam kalitesinin önemli ölçüde arttığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili, skolyoz hakkında bilgi vererek, 'Skolyoz kısaca omurganın S şeklini almasıdır. Ön-arka planda omurganın S şeklini almasını biz kısaca skolyoz diyoruz. Skolyoz en sık adolesan dediğimiz ergenlik döneminde görülür. Ancak diğer hastalıklarla birlikte görüldüğünde daha ileri seviyelerde karşımıza çıkabilir. Hastamız 18 yaşında bize başvurdu. Nöromüsküler skolyoz dediğimiz, nörolojik hastalıkların eşlik ettiği bir skolyoz tipi mevcut. Bu skolyozlar erken yaşta ortaya çıkar ve daha hızlı ilerler. Bu yüzden hastamız bize 90 dereceden daha ileri bir seviyede başvurdu' dedi.</p>

<p>'Erken teşhis tedaviyi kolaylaştırır'</p>

<p>Erken teşhis edilmesi halinde daha az cerrahi ile daha iyi sonuç alınabileceğini belirten Aksekili, 'Skolyoz erken tanındığında fizik tedavi, egzersiz ve korseleme gibi yöntemlerle ilerlemesini kontrol altına alabiliyoruz. Hastamızda ileri skolyoz olduğu için iki aşamalı cerrahi uygulandı. İlk aşamada Halo Femoral traksiyon yöntemiyle skolyoz kısmen düzeltildi. İkinci aşamada ise vidalar, rodlar ve osteotomi ile omurga düzeltildi' diye konuştu.</p>

<p>'Ameliyat sonrası süreç en az ameliyat kadar önemli'</p>

<p>Ameliyat sonrası sürecin en az ameliyat kadar önemli olduğuna dikkati çeken Aksekili, omurganın uygun pozisyonda kaynamasının hedeflendiğini belirtti. Hastanın üç ay boyunca dorsolomber korse kullanması gerektiğini söyleyen Aksekili, 'Yürümesi öneriliyor ancak ağır yük taşımaması gerekiyor. Yüzme gibi sporlara kısa sürede başlayabilir. Kaynama sürecinde diyetine dikkat etmeli ve 6 hafta ile 3 aylık periyotlarla kontrolleri yapılmalıdır. Kaynama istenilen şekilde ilerlemezse ek müdahaleler veya destek tedavileri uygulanabilir' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'En yakın sağlık merkezine başvurulmalı'</p>

<p>Erken teşhisin önemine vurgu yapan Aksekili, 'Erken teşhis oldukça önemlidir. Nöromüsküler skolyozlar tamamen engellenemese de özellikle ergenlik dönemindeki skolyozlar uygun postür, egzersiz ve fiziksel aktivitelerle önlenebilir. Omuz ve kalça asimetrisi ya da öne eğilince kaburgada çıkıntı gibi belirtiler fark edildiğinde en yakın sağlık merkezine başvurulmalıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Doktor öneriyorsa mutlaka ameliyat olunmalı'</p>

<p>Baba İlhom Pochokalonov, ise oğlunun ilk teşhisini doğumundan bir yıl sonra fark ettiklerini belirterek, '18 yaşına kadar Kırgızistan'daki doktorlara gittik. Doğumsal skolyoz olduğunu, ameliyat olursa felç kalabileceğini söylediler. Skolyoz ile mücadele eden ailelere önerim, erken teşhis ve doğru zamanda ameliyat. Doktor öneriyorsa mutlaka ameliyat olunmalı. Biz Türkiye'ye geldik, ameliyat olduk ve şifa bulduk. Doktorlara çok minnettarız' ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/kirgizistanli-genc-sifayi-turk-hekimlerinde-buldu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/04/kirgizistanli-genc-sifayi-turk-hekimlerinde-buldu.jpg" type="image/jpeg" length="30083"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
