<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeşil Iğdır Haberleri</title>
    <link>https://www.yesiligdir.com</link>
    <description>Iğdır ile ilgili en güncel haberlere ulaşabileceğiniz, son dakika Iğdır haberlerinin yer aldığı haber sitesidir.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yesiligdir.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 01:36:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kansere  umut olan CAR-T tedavisi 9 hastaya uygulanmaya başlandı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/kansere-umut-olan-car-t-tedavisi-9-hastaya-uygulanmaya-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/kansere-umut-olan-car-t-tedavisi-9-hastaya-uygulanmaya-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce kanser hastası bu gelişmeyi yakından takip ediyor. 

Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi ile kanserle mücadelede Türkiye'de bir ilki hayata geçirdi. Alanında dünyada 8. merkez olma özelliği taşıyan bu altyapıda, Kurban Bayramı sonrası ilk hastaların tedavisine başlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi ile kanserle mücadelede Türkiye'de bir ilki hayata geçirdi. Alanında dünyada 8. merkez olma özelliği taşıyan bu altyapıda, Kurban Bayramı sonrası ilk hastaların tedavisine başlanacak.</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi alanında Türkiye'de bir ilki hayata geçirerek kanser tedavisinde önemli bir eşiği aştı. Cumhurbaşkanlığı desteğiyle kurulan İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T Hücre Tedavi Merkezi, dünyadaki sınırlı sayıdaki örneklerinden biri olarak Kurban Bayramı'nın hemen ardından ilk hastalarını kabul etmeye hazırlanıyor. Merkezde yürütülen çalışmalar ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu adımın yalnızca Türkiye için değil, bölge coğrafyası açısından da tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Hücre üzerinde ilk denemeler başarılı</p>

<p>Tedavi sürecinin ilk duyurusunu 14 Mart Tıp Bayramı'nda yaptıklarını hatırlatan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, '14 Mart'ta bu tedavinin müjdesini kamuoyuyla paylaştık. Sağlık Bakanlığından gerekli izinlerimizi aldık. 19 Mayıs gibi bizim için çok anlamlı bir günde ise ilk kez kan örneğiyle deneme üretimini başlattık. Öncelikle aldığımız kanda T hücrelerini izole etmek gerekiyordu. Bu tedavi yönteminin ilk basamağını başardık. Laboratuvarımızda aldığımız kanlarda T hücre izolasyonu başarıyla yapıldı. Bu bizim için çok önemli bir eşikti. Şimdi sırada bu tedaviyi hastalarımıza uygulamak var.' diye konuştu.</p>

<p>678 başvurudan ilk 9 uygun aday belirlendi</p>

<p>Yapılan ilk duyurunun ardından CAR-T tedavisine yönelik yoğun bir talep oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için kısa sürede bir çağrı merkezi kurulduğunu belirterek, hastaların önceki tedavileri, tanıları, genel sağlık durumları ve eşlik eden hastalıklarına ilişkin bilgilerin tek tek toplandığını söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'Hastalarımız bize çağrı merkezi aracılığıyla ulaştı. Gerekli durumlarda doktorlarından da bilgi alındı. Bu kapsamlı değerlendirmenin sonunda toplam 678 başvuru incelendi ve ilk etapta 9 uygun aday belirlendi' dedi. Şu anda alınan kan örneklerinin standardizasyonu ve kontrollerinin sürdüğünü ifade eden Özkan, bayramın hemen ardından tedavilere başlamayı hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p>'Kişiye özel tedavide yeni dönem'</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, CAR-T tedavisinin klasik yöntemlerden farklı olarak kişiye özel uygulanan ileri bir tedavi olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'Klasik yöntemlerde klasik kemoterapiler veriliyor, kanserli hastalara. Ciddi yan etkileri de oluyor. CAR-T tedavisinde ise hastanın kendi kanı alınıyor ve kendi kanındaki hücreler, tümör hedef alınarak tekrar modifiye ediliyor, silahlandırılıyor, kuvvetlendiriliyor, sayıları arttırılıyor. Bu işlem 10-12 gün sürüyor ve bu sürenin sonunda da modifiye edilen kan tekrar hastaya geri iade ediliyor, geri veriliyor. Tek seferlik ve kişiye özel bir yöntemden söz ediyoruz' dedi.</p>

<p>'Güven ve sterilizasyon öncelik taşıyor'</p>

<p>Tedavi sürecinde güvenlik ve sterilizasyonun en kritik başlık olduğunu vurgulayan Özkan, laboratuvardaki işlemlerin son derece hassas yürütüldüğünü söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tüm sürecin büyük bir titizlikle sürdüğünün altını çizerek, 'Bu bir kan ürünü. En küçük bir riske tahammülü yok. O nedenle bu kan ürünlerini en steril, en doğru şekilde muamele edip hastaya geri vermek çok kıymetli. Bizim için en önemli konu, tedavinin doğru, steril ve güvenli biçimde hastaya uygulanması.' diye konuştu.</p>

<p>Daha önce kanlar yurt dışına gidiyordu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu tedavi Türkiye'de yokken hastaların ya kendilerinin yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ya da kan örneklerinin İsrail gibi merkezlere gönderildiğini söyledi. Bu durumun hem çok masraflı olduğunu hem de tedavinin gücünü azalttığını kaydeden Rektör Özkan, 'Buraya en yakın merkez İsrail'di. Bizim hastalarımız tedavi için başka ülkelere gidiyordu ya da kanları bu ülkelere gönderilip işlenip geri geliyordu. Buradaki sorun şu, oradan kan buraya gelirken, yol kat ederken de etkinlikleri azalıyordu. Bu anlamda da çok daha etkili olacak. Aynı merkezde kanınızı vereceksiniz. Aynı merkezde hemen tekrar size 10 gün sonra işlendikten sonra kan transfer edilecek. Bu anlamda hem maddi olarak çok daha uygun fiyatlı daha erişilebilir olacak hem daha güvenli olacak' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Yaklaşık 6 yıllık bir emeğin sonucu'</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi'nde hayata geçirilen CAR-T Hücre Tedavi Merkezi'nin temellerinin yaklaşık 6 yıl önce atıldığını belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldikleri ilk dönemde Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte bu vizyonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a anlattıklarını söyledi. Dünyanın ilk rahim nakli, Türkiye'nin ilk yüz ve çift kol nakli gibi tıp tarihine geçen ilklere imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte, yalnızca bugünün değil geleceğin tedavilerine de yön verecek bir merkez kurmayı hedeflediklerini ifade eden Özkan, kanser tedavileri, organ nakline yönelik doku üretimi ve ileri sağlık araştırmaları için Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan destek istediklerini anlattı.</p>

<p>'Cumhurbaşkanımızın desteği olmasa bu proje hayata geçemezdi'</p>

<p>Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'Biz tabii organ nakli, kompozit doku yaptığımız için Ömer hocayla yapay organ ve kanser ile ilgili bazı projeler, planlar vardı kafamızda ilk baştan beri. Biz göreve atandığımızdan sonra, Sayın Cumhurbaşkanımızla bu planlarımızı, projelerimizi paylaştık. Sağ olsun gerçekten çok ilgilendi ve çok büyük bir destek verdi. Çok teşekkür ediyoruz, buradan da kendilerine şükranlarımı iletiyorum. Gerçekten bu merkez onun desteği olmadan ortaya çıkabilecek bir merkez değildi. Destekleri çok kıymetli. İnşallah bu desteklerin sonucunda da birçok insan şifa bulur' dedi.</p>

<p>'Lenfoma ile başlayan tedavi başka kapılar da aralayacak'</p>

<p>CAR-T tedavisinin ilk etapta lösemi ve lenfoma hastalarında uygulanmaya başladığını belirten Rektör Özkan, bu yöntemin başlangıçta son çare olarak görüldüğünü, ancak bugün dünyada giderek daha erken basamakta değerlendirilen güçlü bir tedavi yaklaşımına dönüştüğünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'İlk etapta bu tedaviler lösemi ve lenfomalı hastalarda başlandı. Aslında ilk başlandığı zaman son dönemeç tedaviydi ama şu anda baktığınız zaman ilk basamak tedavileri olma yolunda hızla ilerliyor. Birçok hastalık bu kişisel tedavilere doğru hızla yönelecektir.' diye konuştu. Merkezin yalnızca lenfoma ve lösemi ile sınırlı kalmayacağını belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, burada kanser tedavilerinin yanı sıra özellikle beyin kanseri başta olmak üzere farklı hastalık alanlarına yönelik önemli çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'Sadece kanserde değil, otoimmün hastalıklarda da açıkçası bu tür hücresel tedaviler çok ümit vaat ediyor. Bu anlamda bu merkez sadece kanser değil, başka tedavilerde de inşallah rol alacaktır. Kanser çağımızın en illet hastalığı. İnsanları hayattan koparan, çok ciddi tedaviler gerektiren, çok pahalı ve çok ümitsiz bırakan bir hastalık. Bizim amacımız hem en uygun tedaviyi hem en iyi tedaviyi hem de en yenisini vermek. Hatta sadece başkalarının geliştirdiği tedavileri değil, kendimize has tedavi yöntemleri bulmak için de bu merkez çok kıymetli. Bu aynı zamanda bir araştırma merkezi. Bu araştırmaları da burada yapmayı planlıyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Üniversiteler bilim üretmek zorunda'</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi'nin bu merkezi yalnızca bir tedavi alanı olarak değil, aynı zamanda bilimsel üretimin odağı olacak bir araştırma üssü olarak gördüğünü vurgulayan Özkan, üniversitelerin bu tür atılımlarda öncü olması gerektiğini belirtti. Özkan, 'Üniversiteler zaten bilim üretmesi gereken yegâne kurumlar. Üniversiteler bence ülkenin ana damarı kuruluşlarından bir tanesi. Çünkü hem siz ülkenin geleceğini eğitiyorsunuz hem bilim üretiyorsunuz. Altyapıları çok sağlam, insan kaynağı çok sağlam, çok büyük kurumlar, uluslararası iletişimleri olan kurumlar. Bu merkez de inşallah bütün Türkiye'nin göz bebeği olur. Birçok merkeze de önayak olur, sayıları artar' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Genel, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/kansere-umut-olan-car-t-tedavisi-9-hastaya-uygulanmaya-baslandi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/kansere-umut-olan-car-t-tedavisi-9-hastaya-uygulanmaya-baslandi.jpg" type="image/jpeg" length="25272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban yerine kendilerini kestiler: 13 bin 513 kişi hastanelik oldu]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/kurban-yerine-kendilerini-kestiler-13-bin-513-kisi-hastanelik-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/kurban-yerine-kendilerini-kestiler-13-bin-513-kisi-hastanelik-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Memişoğlu, Kurban Bayramı'nın ilk günü yaralanma nedeniyle 13 bin 513 kişinin sağlık tesislerine başvurduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı'nın ilk günü yaralanma nedeniyle 13 bin 513 kişinin sağlık tesislerine başvurduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Kurban Bayramı'nın ilk gününde, kurban kesimi esnasında yaşanan yaralanmalar nedeniyle sağlık tesislerimize toplam 13 bin 513 kişi başvurmuştur. Süreç boyunca vatandaşlarımızı daha dikkatli olmaya davet ediyor; yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Bayram mesaisinde fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Genel, Haberler, Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/kurban-yerine-kendilerini-kestiler-13-bin-513-kisi-hastanelik-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 01:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/i-m-g-4684.jpeg" type="image/jpeg" length="16772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kurban eti uyarısı: 'En az 12-24 saat dinlendirin']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/uzmanindan-kurban-eti-uyarisi-en-az-12-24-saat-dinlendirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/uzmanindan-kurban-eti-uyarisi-en-az-12-24-saat-dinlendirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Dr. Mehmet Emin Mavi, Kurban Bayramı'nda kesilen etlerin hemen tüketilmesinin ciddi sindirim sorunlarına ve sağlık risklerine yol açtığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Dr. Mehmet Emin Mavi, Kurban Bayramı'nda kesilen etlerin hemen tüketilmesinin ciddi sindirim sorunlarına ve sağlık risklerine yol açtığını söyledi.</p>

<p>Kurban ibadetini yerine getiren vatandaşların, kesim işleminin hemen ardından et tüketme eğiliminin sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar, taze etin kas sertleşmesi nedeniyle tüketime uygun olmadığını belirtiyor. Etin pişirme kalitesinin artması ve sindirimin kolaylaşması için en az 12 ile 24 saat dinlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'12-24 saat dinlendirilmesi önerilir'</p>

<p>İHA muhabirine konuşan Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Dr. Mehmet Emin Mavi, etin güvenli tüketimi için veteriner kontrolü ve hijyenik kesimin önemli olduğunu belirtti. Dr. Mavi, 'Seçilecek etin güvenli olması, veteriner kontrolünden geçmiş ve hijyenik şartlarda kesilmiş olması anlamına gelir. Kesilen etin hemen tüketilmesi tavsiye edilmez. Bunun sebebi, 'ölüm sertliği' olarak adlandırılan kas sertleşmesi durumudur. Henüz kesilmiş bir etin bu şekilde tüketilmesi, sindirim zorluklarına yol açabileceği gibi pişirme açısından da uygun değildir. Bu nedenle etin kesildikten sonra en az 12-24 saat dinlendirilmesi önerilir' dedi.</p>

<p>Etin saklama şartları, kullanım süresine göre farklılık gösterdiğini dile getiren Mavi, 'Kısa süreli muhafaza edilecek etler, buzdolabında 4 dereceye kadar olan sıcaklıklarda korunabilir. Uzun süreli muhafaza gerekiyorsa, etlerin eksi 18 dereceye kadar olan derin dondurucularda saklanması gerekir' diye konuştu.</p>

<p>Çiğ veya az pişmiş et tüketiminin paraziter hastalık riski taşıdığını ifade eden Mavi, 'Bazı bulaşıcı hastalıklar hayvandan insana geçebilir. Bu durum genellikle sadece çiğ veya az pişmiş etten değil, hayvanın genel sağlık durumundan da kaynaklanır. Örneğin, hayvanın beslenme sürecinde aldığı bir parazit veya mikroorganizma, karaciğer ve akciğer gibi organlara yerleşebilir. İnsanlar için bulaşıcı hastalıklara yol açabilen 'kist hidatik' durumu buna bir örnektir. Kist hidatik, genellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerden bulaştığı gibi, hayvanlarda bulunan parazitler nedeniyle çiğ veya az pişmiş et tüketimiyle de insanlara geçebilmektedir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/uzmanindan-kurban-eti-uyarisi-en-az-12-24-saat-dinlendirin</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/uzmanindan-kurban-eti-uyarisi-en-az-12-24-saat-dinlendirin.jpg" type="image/jpeg" length="62475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[IĞDIR’DA ELEKTRİK AKIMINA KAPILAN ARAS ELEKTRİK ÇALIŞANI HASTANEYE KALDIRILDI]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/igdirda-elektrik-akimina-kapilan-aras-elektrik-calisani-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/igdirda-elektrik-akimina-kapilan-aras-elektrik-calisani-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır’da görev yapan Aras Elektrik şirketi çalışanlarından K.D., görev sırasında elektrik akımına kapılarak yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Iğdır’ın Söğütlü Mahallesi İrfan Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre bölgede bulunan trafoda yaşanan arızayı gidermek için çalışma yapan K.D., pano üzerinde müdahalede bulunduğu sırada elektrik akımına kapıldı.</p>

<p></p>

<p>Durumu fark eden çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı çalışan, ambulansla Iğdır Dr. Nevruz Erez Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgiye göre K.D.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Bekir ŞIKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/igdirda-elektrik-akimina-kapilan-aras-elektrik-calisani-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/i-m-g-6846.webp" type="image/jpeg" length="52388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/dunya-genelinde-316-milyon-kisi-bagimlilikla-mucadele-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/dunya-genelinde-316-milyon-kisi-bagimlilikla-mucadele-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını belirtti.</p>

<p>Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözlendiğine dikkat çeken Ögel, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ögel, Türkiye'de de tabloya dikkat çekerek, 'Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi verilerine göre, bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunlar giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor' dedi.</p>

<p>Uzmanlara göre, bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizerek, 'Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor. Sanat terapisi, bireyin yalnızca mevcut duygularını değil; geçmiş yaşantılarını, ihtiyaçlarını ve baş etme biçimlerini de fark etmesine yardımcı oluyor. Kişi yaptığı çalışmalar aracılığıyla kendilik farkındalığını artırabiliyor. Bu süreç, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken değişim motivasyonunu da destekliyor' dedi. Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası farkındalığı geliştirdiğini belirterek, 'Katılımcılar benzer deneyimlere sahip bireylerle bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını fark ediyorlar. Bu paylaşım süreci empatiyi ve sosyal destek duygusunu güçlendiriyor. Sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri de bireye 'doğru' ya da 'yanlış' baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan oluşturması. Bu yöntemde estetik kaygı ya da doğru-yanlış değerlendirmesi bulunmaz. Bu da bireyin kendini daha özgür ve güvenli bir şekilde ifade etmesine alan açar' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, İstanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/dunya-genelinde-316-milyon-kisi-bagimlilikla-mucadele-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/dunya-genelinde-316-milyon-kisi-bagimlilikla-mucadele-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="76256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[37 yaşında hayatını kaybeden beyin cerrahına gözyaşlarıyla veda]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/37-yasinda-hayatini-kaybeden-beyin-cerrahina-gozyaslariyla-veda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/37-yasinda-hayatini-kaybeden-beyin-cerrahina-gozyaslariyla-veda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da hayatını kaybeden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Durmuş için hastanede düzenlenen törende eşi, oğlu, ailesi ve meslektaşları gözyaşlarına hakim olamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da hayatını kaybeden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Durmuş için hastanede düzenlenen törende eşi, oğlu, ailesi ve meslektaşları gözyaşlarına hakim olamadı.</p>

<p>Samsun'da evinde rahatsızlanmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden OMÜ Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Durmuş için görev yaptığı fakültede tören düzenlendi. Düzenlenen törende duygu dolu anlar yaşandı. Törene Durmuş'un eşi Mukaddes Durmuş, oğlu Mehmet Cihangir Durmuş, annesi ve babasının yanı sıra meslektaşları, hastane personeli ve yakınları katıldı. Törende yapılan konuşmalar sırasında birçok kişi gözyaşlarını tutamazken, Dr. Durmuş için helallik alındı ve dua edildi. Meslektaşları tarafından çalışkanlığı ve insanlığıyla anılan Durmuş'un vefatı sağlık camiasını yasa boğdu.</p>

<p>'Hem eğitime hem de bilime çok değerli katkılar sunmuştur'</p>

<p>Törende konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 'Yıllarca üniversitemizde asistanlık yaptıktan sonra öğretim üyesi olarak aramızda çalışan çok değerli bir bilim insanı hocamızı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Hocamız hem eğitime hem de bilime çok değerli katkılar sunmuştur. Hastalarıyla iyi bir iletişimi içinde olan bambaşka bir insandı' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözyaşları içerisinde konuşma yapan OMÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alparslan Şenel, 'Asistanlığını biliyorum. Evimde misafir ettim. Beraber çalıştığımız arkadaşımızın Allah mekanını cennet eylesin' diye konuştu.</p>

<p>OMÜ Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Cengiz Çokluk, 'Hepimiz gönlünde özel bir yer edindi. İyi bir meslektaş, güvenilir bir arkadaş ve vefalı bir dosttu' şeklinde konuştu.</p>

<p>Kanser tedavisi gördüğü, kalp rahatsızlığı bulunduğu ve zayıflama iğnesi kullandığı öğrenilen 37 yaşındaki doktor, törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/37-yasinda-hayatini-kaybeden-beyin-cerrahina-gozyaslariyla-veda</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/37-yasinda-hayatini-kaybeden-beyin-cerrahina-gozyaslariyla-veda.jpg" type="image/jpeg" length="38205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başhekim Sarıkaya'dan, hipertansiyona karşı 'sessiz katil' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, 'sessiz katil' olarak bilinen hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek, hastalığın ilk bulgusunun doğrudan kalp krizi veya beyin kanaması olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, 'sessiz katil' olarak bilinen hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek, hastalığın ilk bulgusunun doğrudan kalp krizi veya beyin kanaması olabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Dünya genelinde ve Türkiye'de her üç yetişkinden birini etkileyen hipertansiyon, modern çağın en yaygın ancak en sinsi sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve tüm damar sisteminde ağır tahribatlara yol açan bu hastalık, kontrol altına alınmadığında kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hayati sonuçlara zemin hazırlıyor. Hipertansiyonun bu tehlikeli seyrine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 17 Mayıs, 'Dünya Hipertansiyon Günü' olarak kutlanıyor.</p>

<p>İHA muhabirine konuşan Hastane Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonun kan basıncının yüksek seyretmesi hali olduğunu belirtti. Hipertansiyonun hem dünyada hem de Türkiye'de oldukça sık görüldüğünü ifade eden Başhekim Sarıkaya, 'Vatandaşlarımızın neredeyse yüzde 30'unu etkilemektedir. Hipertansiyon sessiz bir seyir gösterdiği için uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve damar yapılarının olduğu her organı etkilemektedir. Kalp krizlerinin en sık nedeni olmasının yanı sıra; inmelerin, böbrek yetmezliklerinin ve atardamar hastalıklarının da en önemli nedenlerinin başında gelmektedir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım'</p>

<p>Hastaların genellikle hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmadığını dile getiren Sarıkaya, 'Hastalığın ilk belirtileri doğrudan beyin kanaması, kalp krizi veya aort diseksiyonu dediğimiz damar çatlaması gibi ciddi durumlar olabilir. Böyle bir tabloyla karşılaşmamak için, özellikle ailesinde hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerin ve 40 yaşın üzerindeki bireylerin mutlaka belli aralıklarla tansiyon takibi yapması gerekmektedir. İleride tansiyon hastası olmak istemiyorsak, hastalık henüz ortaya çıkmadan bazı diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım. Özellikle tuz kullanımı, ülkemiz ve bölgemiz için vurgulanması gereken önemli bir sorun olarak görülmektedir. Tuzun azaltıldığı bir diyet, bizi hipertansiyona karşı korumaktadır' diye konuştu.</p>

<p>'Hipertansiyonu 'sessiz katil' olarak adlandırıyoruz'</p>

<p>Hipertansiyonun erken teşhis edilmesiyle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Erken dönemde teşhis koyup ilaçlarla kontrol altına aldığınızda, hayati riskleri neredeyse yok denecek düzeye düşürebiliyorsunuz. Bu nedenle tansiyonumuzu ölçelim, kurallara uyalım, diyetimize dikkat edelim ve tedavimizi aksatmayalım. Hipertansiyonu, bu sessiz ve sinsi ilerleyişinden dolayı 'sessiz katil' olarak da adlandırıyoruz. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü, her yıl tüm dünyada bu hastalığa dikkat çekmek ve erken tanıyı vurgulamak için kaydedilmektedir. Biz de tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı günde tansiyonlarını ölçmeye davet ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/bashekim-sarikayadan-hipertansiyona-karsi-sessiz-katil-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="39497"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: 'Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası Çölyak Farkındalık Günü çerçevesinde, toplumda bu kronik rahatsızlığa karşı duyarlılığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerin ve benzer belirtileri gösteren vatandaşların farkındalık düzeyinin yükseltilmesinin, hastalığın yönetimi açısından kritik rol oynadığını ifade ediyor.</p>

<p>İHA muhabirine konuşan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, çölyak hastalığının bir glüten duyarlılığı olduğunu belirtti. Dr. Kayar, 'İçinde glüten ihtiva eden herhangi bir gıda aldığında vücudunun buna karşı alerjik bir reaksiyon vermesi durumudur. Aslında böyle özetleyebiliriz; tabii öncelikle bağırsaklarda bir iltihaplanma söz konusu oluyor. Bağırsaklardaki iltihaplanma sonrası, hastalar emilimle ilgili ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Tabii bu durum sadece bağırsaklarla sınırlı kalmıyor ve zamanla bütün vücuda yayılarak neredeyse bütün organları etkisi altına alabiliyor. Hastalığın hem genetik hem de çevresel birçok nedeni söz konusu. Özellikle 1950'li yıllardan itibaren baktığımızda, hastalıkta ciddi manada bir artış görülmektedir. O zamanla kıyas yaparsak yaklaşık 100 kat civarında bir artıştan bahsedebiliyoruz. Bunun da en büyük nedeni maalesef yanlış beslenme. Özellikle market ürünleri ve içeriğinde fazla miktarda glüten barındıran gıdalar tüketildiğinde, maalesef çölyak hastalığı ortaya çıkabiliyor. Tabii ki diğer bir neden genetik yatkınlıktır. Genetik etkenlere baktığımızda; özellikle ikiz kardeşinde çölyak hastalığı olan bir kişide, bu hastalığın görülme ihtimali yaklaşık 10 kat artış göstermektedir' dedi.</p>

<p>'Çölyak hastalığının tedavisi basittir'</p>

<p>Çölyak hastalığının kişinin sağlığı açısından çok önemli olduğunu ve tedavisinin de bir o kadar basit olduğunu dile getiren Kayar, 'Kişi eğer glütensiz beslenmeye devam ederse hiçbir sorun kalmıyor; yani normal popülasyondaki bir insandan hiçbir farkı olmuyor. Ama eğer diyetine dikkat etmezse, başta bağırsaktaki iltihapla beraber bu durumun bütün vücuda yayıldığını ve zamanla hastaların kansere bile eğilim gösterdiğini görebiliyoruz. Bu noktada farkındalık oluşturmak gerekir. Eğer bir kişide kilo kaybı, karın ağrısı, ishal, şişkinlik, reflü veya anemiyle ilgili şikayetler, kemik bozuklukları gibi durumlar varsa muhakkak bir doktora başvurması gerekir. Doktorun da çölyak hastalığı ihtimalini göz önünde bulundurup bu açıdan detaylı bir araştırma yapması şarttır' diye konuştu.</p>

<p>'Hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir'</p>

<p>Hastaların glütensiz ürünlere ulaşması konusunda gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade eden Kayar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Günümüzde glüten birçok ürünün içinde var; ancak özellikle market ürünlerindeki ve üretilen ekmeklerdeki glüten oranı çok fazla olduğu için hastalar zaman içerisinde bu hastalığa daha yatkın hale gelebiliyor. Hastalığın tek tedavisi diyettir; hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir. Ancak maalesef günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarının bu yöndeki desteğinin çok zayıf olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönde bir eğilim göstermesini ve hastaların bu gıdalara daha rahat ulaşması için ellerinden geleni yapmasını istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/gastroenteroloji-uzmani-dr-kayar-yanlis-beslenme-colyak-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="42834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avusturya'dan Van'a şifa yolculuğu: Avrupa'nın cesaret edemediği ameliyat Van'da yapıldı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul'un ve Avrupa'nın dev kliniklerinde 'ameliyat edilemez' denilen en riskli glomus tümörü vakalarını Van'da gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla sağlığına kavuşturmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul'un ve Avrupa'nın dev kliniklerinde 'ameliyat edilemez' denilen en riskli glomus tümörü vakalarını Van'da gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla sağlığına kavuşturmaya devam ediyor.</p>

<p>Batman'dan Ayşe Beytüt (64), İstanbul'dan Bülent Kasımay (47) ve Avusturya'dan gelen Yasemin Günyeli (37), hastane hastane gezdikten sonra Prof. Dr. Halil Başel'e ulaştı. Gittikleri hastanelerde 'felç kalırsın, masada kalırsın' gibi ifadelerle korkutulan hastalar, Prof. Dr. Başel'in ikna çalışmaları ve tecrübesi sonucu yapılan operasyonla sağlıklarına kavuştu.</p>

<p>Bir haftada üç hastaya şifa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, bu hafta il dışından gelen üç hastayı başarıyla ameliyat ettiklerini belirterek, 'Üçü de çok özel hastalardı. Bülent Bey'in hem tümörü büyüktü hem de bu onun ikinci ameliyatıydı. Yasemin Hanım Avusturya'dan geldi; Avusturya'da 'çok riskli' denilen ameliyatını burada yaptık. Damarı tamamen sarmış, 6 santimetreye yakın bir tümörü başarıyla çıkardık. Bir de Batman'dan gelen bir hastamız vardı; onunki de yukarı yerleşimli glomus vagale dediğimiz, oldukça zor bir noktadaki tümördü. Tümörün büyük kısmını çıkardık, üst kısma da embolizasyon yaparak operasyonu tamamladık. Çok şükür hiçbirinde komplikasyon gelişmedi. Bugün Bülent Bey'in 6., Avusturyalı hastamızın 3., Batmanlı hastamızın ise 1. günü. Bu haftayı üç başarıyla kapattık,' dedi.</p>

<p>İstanbul'da çıkarılamayan tümörden kurtuldu</p>

<p>İstanbul'dan gelen 47 yaşındaki Bülent Kasımay'a iki yıl önce glomus tümörü tanısı konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Halil Başel, 'Hastamız, Türkiye'nin sayılı hastanelerinden birinde ameliyat olmaya karar vermiş ancak orada opere edildiğinde tümörü çıkaramamışlar. Üstelik yutma güçlüğü ve ses kısıtlığı gibi komplikasyonlar gelişmiş. Bülent Bey bilinçli bir hasta olduğu için arayışa girmiş; Amerika'ya kadar ulaşmış. Oradaki doktorlar 'yaparız' demişler ama vize ve ekonomik sorunlar nedeniyle gidememiş. Bize ulaştığında hemen ameliyat önerdik. Önce şaşırsa da o sırada servisimizde yatan diğer glomus hastalarıyla görüşünce ikna oldu. Yaklaşık 7 santimetrelik tümörü hiçbir komplikasyon gelişmeden çıkardık, inşallah bir iki güne taburcu edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Bizde hep 'iyi hekim mutlaka büyük şehirlere gider' gibi yanlış bir inanış var'</p>

<p>Bülent Kasımay'ın Van'a gelme kararı alırken çevresinden baskı gördüğünü dile getiren Prof. Dr. Halil Başel, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>'İstanbul'da yapılamayan bir şey Van'da nasıl yapılacak? Bizde hep 'iyi hekim mutlaka büyük şehirlere gider' gibi yanlış bir inanış var. Hastamıza bu konuda adeta mobbing yapılmış. Ama sonuç ortada; insanları tedavi eden şehirler ya da devasa binalar değil, hekimin tecrübesidir. Bu ameliyatlar çok fazla teknolojik alet edevat değil, yüksek hekim tecrübesi gerektirir. Artık sosyal medyada her şeye ulaşmak çok kolay; hastalar yorumlara bakıyor, hekimin başarı oranlarını araştırıyor ve ona göre karar veriyor. Bülent Bey de gelirken çok baskı görmüş ama şu anda oldukça mutlu.'</p>

<p>Avrupa'nın en büyük kliniklerinden Van'daki tecrübeye yolculuk</p>

<p>Avusturya'dan gelen 37 yaşındaki Yasemin Günyeli'nin kayınpederi İsa Günyeli, 37 yıldır yurt dışında yaşadıklarını belirterek süreci anlattı:</p>

<p>'Viyana'da Avrupa'nın en büyük kliniklerine sorduk; Amerika ve Almanya'daki uzmanlara danıştık ancak durum riskli olduğu için kimse ameliyata karar veremedi. Araştırmalarımız sonucunda Halil Hoca'yı sosyal medyada bulduk. Kızım daha derin bir araştırma yapıp hocayla kontağa geçti ve Van'a gelmeye karar verdik.'</p>

<p>Yılda 3 ameliyat yerine 300 ameliyatlık tecrübe tercih edildi</p>

<p>Neden Van'ı tercih ettiklerini açıklayan Ordulu Günyeli, 'İstanbul, Ankara veya Avrupa dururken neden Van? Çünkü araştırdığımızda Halil Hoca'nın bu alanda 300'e yakın ameliyat yaptığını gördük. Bizim olduğumuz bölgede (Avusturya) bu ameliyat senede sadece 2-3 tane yapılıyormuş. Gelinim, 'Baba bu hoca büyük tecrübe edinmiş, ya Allah deyip gidelim' dedi. Allah razı olsun; Halil Başel Bey'e ve tüm hastane personeline çok teşekkür ederim. Şu anki mutluluğumuzu anlatacak kelime bulamıyorum' şeklinde konuştu.</p>

<p>Komplikasyonsuz veda</p>

<p>İstanbul'un en iyi kalp damar hastanelerinden birinde daha önce başarısız bir operasyon geçirdiğini hatırlatan Bülent Kasımay, son durumunu şu sözlerle özetledi:</p>

<p>'İlk ameliyatımda tümörü çıkaramadıkları gibi sesimde ve yutağımda problemler yaşadım. Van'da Halil Hoca'nın başarılarını duyunca gelip kendisiyle görüştüm ve ikna oldum. İnsanların 'İstanbul'da o kadar hastane varken neden Van?' demelerine rağmen geldim. Sağ olsun, hiçbir komplikasyonla karşılaşmadan, sesimde veya yutağımda problem çıkmadan sağlığıma kavuştum. Pazartesi günü hastaneden ayrılacağım, hocamıza minnettarım.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/avusturyadan-vana-sifa-yolculugu-avrupanin-cesaret-edemedigi-ameliyat-vanda-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="12825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs salgını yaşanan yolcu gemisinde tahliyeler tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/hantavirus-salgini-yasanan-yolcu-gemisinde-tahliyeler-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/hantavirus-salgini-yasanan-yolcu-gemisinde-tahliyeler-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirüs salgını yaşanan Hollanda bayraklı yolcu gemisi MV Hondius, son yolcuların da tahliye edilmesinin ardından İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'ndan ayrıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hantavirüs salgını yaşanan Hollanda bayraklı yolcu gemisi MV Hondius, son yolcuların da tahliye edilmesinin ardından İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'ndan ayrıldı.</p>

<p>Hantavirüs vakalarının görüldüğü Hollanda bayraklı MV Hondius yolcu gemisindeki son yolcular ve bazı mürettebat üyeleri, İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'nda yer alan Tenerife'de gemiden ayrıldı. Yolcu ve mürettebattan oluşan 28 kişilik son tahliye grubu, Tenerife'deki Granadilla Limanı'na yanaşan gemiden inerek, Hollanda'ya gitmek üzere havalimanına transfer edildi. Gemiden ayrılan son altı kişilik grupta ise başlangıçta Avustralya'ya uçmaları planlanan ancak daha sonra Hollanda'ya giden uçağa aktarılan yolcular yer aldı. Gemi, tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından limandan ayrılarak, dezenfekte edilmek üzere Hollanda'ya doğru yola çıktı. Bu kapsamda gemide kalan 26 mürettebat üyesi de Hollanda'nın Rotterdam şehrine doğru yolculuğa devam etti.</p>

<p>İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia, geminin liman bölgesindeki şiddetli rüzgarlar ve denizdeki olumsuz şartlar nedeniyle İspanya Denizcilik İdaresi'nin tavsiyesi üzerine sadece bir saatliğine limana yanaştığını söyledi. Bunun yolcular ve personelin güvenliği için yapıldığını söyleyen Garcia, tahliye operasyonunun 'bütünüyle güvenli şartlar altında gerçekleştirildiğini' ifade etti.</p>

<p>Tahliye edilenlerin tamamının Tenerife'den ayrılmasının ardından İspanyol makamları, tahliye edilenlerin bulunduğu alanlarda kapsamlı bir dezenfeksiyon çalışması başlattı.</p>

<p>Geminin kaptanı teşekkür mesajı yayınladı</p>

<p>Tahliye süreci sona yaklaşırken geminin kaptanı Jan Dobrogowski de görüntülü bir teşekkür mesajı yayınladı. Kaptan Dobrogowski, 'Bu şartlar altında gerek yolcular gerek mürettebat açısından bundan daha iyi bir insan grubuyla seyir yapabileceğimi hayal edemezdim' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus: 'Yolcular psikolojik çöküş yaşadı'</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada gemideki yolcuların psikolojik çöküş yaşadıklarını söyledi. Yolcuların gemide izole edilmemesi kararının 'en iyi seçenek' olduğunu ifade eden Ghebreyesus, 'Bazıları yolcuların gemide izole olabileceklerini söyledi ama bunun zalimce olduğunu düşünüyorum' dedi.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, 'Hayal edebileceğiniz üzere bazı yolcular psikolojik çöküşler yaşadı. Küçük bir alanda haftalarca kalmak çok zor. Bunun onları zihinsel olarak nasıl etkilediğini tahmin edebilirsiniz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, Tenerife'de geminin limandan ayrılmasından sonra basına yaptığı açıklamada ise bunun yeni bir Covid salgını olmadığını ve riskin düşük olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/hantavirus-salgini-yasanan-yolcu-gemisinde-tahliyeler-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2025/10/yesiligdirvarsayilan.png" type="image/jpeg" length="78530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: '3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır.']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/saglik-bakanligi-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclarinin-negatif-oldugu-saptanmis-olup-onerilen-sure-boyunca-karantinada-tutulacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/saglik-bakanligi-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclarinin-negatif-oldugu-saptanmis-olup-onerilen-sure-boyunca-karantinada-tutulacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: '3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır.']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı: '3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/saglik-bakanligi-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclarinin-negatif-oldugu-saptanmis-olup-onerilen-sure-boyunca-karantinada-tutulacaktir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/i-m-g-4525.jpeg" type="image/jpeg" length="82736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20'li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Durak, mide ve kolon kanserlerinin artık 20'li yaşlarda da görülebildiğini belirterek gençlerin dışkıda kan görülmesini hemoroid sanıp geçiştirmemesi gerektiğini söyledi. Durak, 'Ben gencim, kanser olmam düşüncesi tanıyı geciktiriyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Durak, mide ve kolon kanserlerinin artık 20'li yaşlarda da görülebildiğini belirterek gençlerin dışkıda kan görülmesini hemoroid sanıp geçiştirmemesi gerektiğini söyledi. Durak, 'Ben gencim, kanser olmam düşüncesi tanıyı geciktiriyor' dedi.</p>

<p>İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Durak, son yıllarda mide ve bağırsak kanserlerinin daha genç yaşlarda görülmeye başladığını belirterek, özellikle dışkıda kan görülmesi gibi belirtilerin hemoroid düşünülerek ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Yaşam tarzındaki değişimlerin kanser riskini artırdığına dikkat çeken Durak, erken teşhis için düzenli kontrollerin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>'Artık 20'li ve 30'lu yaşlarda da görüyoruz'</p>

<p>Kanser vakalarının yaş ortalamasının giderek düştüğünü ifade eden Doç. Dr. Serdar Durak, 'Artık hemen hemen tüm kanser türleri daha genç yaşlarda görülmeye başlanıyor. Eskiden 50-60 yaş üstünde görülmesi daha normal karşılanırken, artık 20'li ve 30'lu yaşlarda da birçok kanser türünü görebiliyoruz. Özellikle mide ve bağırsak kanserlerinde bu durum dikkat çekiyor' dedi.</p>

<p>Bu durumun nedenlerine değinen Durak, 'Genetik faktörler ve beslenmeyle ilgili nedenler etkili olabiliyor. Ancak yapılan çalışmalarda, asıl nedenin yaşam ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi olduğu gösteriliyor. Obezitenin artması, sigara ve alkol tüketiminin yaygınlaşması, hareketsizlik ile kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketiminin artması bu durumun başlıca nedenleri arasında yer alıyor' açıklaması yaptı.</p>

<p>'Hemoroid deyip geçiştiriliyor'</p>

<p>Genç yaşta görülen kanserlerin daha agresif ilerleyebildiğini belirten Durak, 'Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde yeni vakaların en az beşte birinin 50 yaş altındaki bireylerde görülmesi bekleniyor. Genç yaşta görülen kanserlerin bir kısmında genetik altyapı da olabiliyor. Bu durumlarda hastalık daha hızlı, daha sinsi ve daha agresif ilerleyebiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Birçok hastanın belirtileri önemsemediğini kaydeden Durak, 'Ben gencim, kanser olmam düşüncesiyle belirtiler göz ardı edilebiliyor. Örneğin dışkıda kan görülmesini hemoroide bağlayıp geçiştiren hastalar oluyor. Bu nedenle de tanı çoğu zaman ileri evrede konuluyor' dedi.</p>

<p>'Kanlı dışkılama her zaman kanser demek değil'</p>

<p>Kanlı dışkılamanın her zaman kanser anlamına gelmediğini ancak mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Durak, 'Kanlı dışkılama ya da dışkılama sırasında kan gelmesi her zaman kanser anlamına gelmez. Ancak bu tür durumlarda mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına muayene olmak gerekiyor. Şikayetler devam ederse mutlaka kolonoskopi ile altta farklı bir neden olup olmadığı araştırılmalı' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Tarama yaşı 50'den 45'e düşürüldü'</p>

<p>Mide ve kolon kanserlerinin belirtilerine ilişkin bilgi veren Durak, mide kanserinde karın ağrısı, bulantı, kusma, açıklanamayan kilo kaybı ve yutma güçlüğünün görülebildiğini söyledi. Kolon kanserinde ise dışkıda kan, tekrarlayan karın ağrıları, kansızlık ve kilo kaybının dikkat çekici belirtiler arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Kolon kanseri tarama yaşının düşürüldüğünü belirten Durak, 'Eskiden kolon kanseri için tarama yaşı 50 olarak kabul ediliyordu. Ancak hastalığın daha genç yaşlarda görülmeye başlanması nedeniyle bu yaş sınırı 45'e düşürüldü. İlerleyen dönemde bu yaşın daha da aşağı çekilmesi gündeme gelebilir' dedi.</p>

<p>'Kolonoskopi sırasında kanser öncüsü polipler temizlenebiliyor'</p>

<p>Düzenli kontrollerin önemine dikkat çeken Durak, 'Kolonoskopi sırasında 'polip' adı verilen ve kansere dönüşme riski taşıyan yapılar tespit edilebiliyor. Bu polipler aynı işlem sırasında temizlenebiliyor. Eğer temizlenmezlerse 1 yıl, 3 yıl ya da 5 yıl içinde kansere dönüşebiliyorlar. Böylece hasta kansere dönüşmeden tedavi edilmiş oluyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sağlıklı yaşamın kanser riskini azaltmada önemli olduğunu belirten Durak, 'Kilo kontrolü sağlanmalı, işlenmiş ve tütsülenmiş gıdalar daha az tüketilmeli, sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmeli, düzenli hareket edilmeli. Özellikle aile öyküsü bulunan kişiler kontrollerini aksatmamalı' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/20li-yaslarda-kolon-kanseri-alarmi-belirtiler-hemoroidle-karisiyor.jpg" type="image/jpeg" length="52118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na demirleyen Hantavirüs salgının yaşandığı MV Hondius yolcu gemisinde tahliyeler başladı.]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/ispanyaya-bagli-kanarya-adalarina-demirleyen-hantavirus-salginin-yasandigi-mv-hondius-yolcu-gemisinde-tahliyeler-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/ispanyaya-bagli-kanarya-adalarina-demirleyen-hantavirus-salginin-yasandigi-mv-hondius-yolcu-gemisinde-tahliyeler-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na demirleyen Hantavirüs salgının yaşandığı MV Hondius yolcu gemisinde tahliyeler başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na demirleyen Hantavirüs salgının yaşandığı MV Hondius yolcu gemisinde tahliyeler başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/ispanyaya-bagli-kanarya-adalarina-demirleyen-hantavirus-salginin-yasandigi-mv-hondius-yolcu-gemisinde-tahliyeler-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2025/10/yesiligdirvarsayilan.png" type="image/jpeg" length="63615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Işıltılı bir cilt için bol su tüketin]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, 'Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir'' şeklinde konuştu.</p>

<p>Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, 'Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur' dedi.</p>

<p>Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin.jpg" type="image/jpeg" length="29493"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği'nde görevli 15 Acil Tıp Teknisyenine (ATT) Sürüş Güvenliği Eğitimi (ASGE) verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği'nde görevli 15 Acil Tıp Teknisyenine (ATT) Sürüş Güvenliği Eğitimi (ASGE) verildi.</p>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği'nde görevli Acil Tıp Teknisyenleri'ne Sürüş Güvenliği Eğitimi verildi. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde personelin güvenli, hızlı ve kontrollü sürüş teknikleri kazanmasını sağlamak amacıyla teorik ve uygulamalı eğitimlerin ardından Sürücü Paramatik adaylarından sınavda başarılı olanları göreve başlıyorlar. Sürücü ATT'lerin trafikte karşılaşabileceği muhtemel durum ve zorlukların simüle edildiği parkurlarda 9 eğitmenden, 15 Acil Tıp Teknisyeni eğitim aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Toplamda 17 tane parkurumuz var'</p>

<p>13 yıldır görevli Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri (AABT) ve 5 yıldır Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitmen'liği yapan Meltem Tunç, 'Arkamızda yapılan parkur paralel park parkuru. Bu iki araç arasında ambulansın güvenli bir şekilde sürücülerin park etmesine yardımcı olan bir parkur. Bunun haricinde toplamda 17 tane parkurumuz var; kaçamak parkurumuz var, kontrollü fren parkurumuz var, slalom parkurlarımız var, bunlar hızlı parkurlarımız. Yine aynı şekilde yavaş olan parkurlarımız arkada gördüğümüz paralel park, T sokak ya da dokuma gibi parkurlarımız var. Bunda da ambulans sürücülerinin ayna derinlik algısını artırmaya çalışıyoruz. Yine T sokakta da normalde zaten araç kullanırken iki sokak arasında geri dönmemiz gerektiği zamanlar oluyor; bu parkurumuz da aslında buna yardımcı oluyor. Slalom, hızlı şerit değiştirmedeki amaca yardımcı oluyor, kontrollü bir şekilde şerit değiştirmeye yardımcı oluyor. Kaçamak parkurumuz yine uzun yol yaptığımız zamanlarda, hastaneler arasındaki yaptığımız zamanlarda önümüze herhangi bir yabani hayvan çıkabilir ya da yabancı bir cisim varsa çevre yolunda, buna karşı alabileceğimiz önlemleri anlatıyor bize. Bu şekilde ilerliyoruz' diyerek verilen eğitimler hakkında bilgi verdi.</p>

<p>'Trafikte mümkün olduğunca yol vermelerini talep ediyoruz'</p>

<p>Fermuar sisteminin daha oturmadığını belirten Tunç, trafikteki yaşadıkları sorunlar hakkında ise şöyle konuştu;</p>

<p>'Eskişehir'de yaklaşık 4 dakika içerisinde ambulans hastaya ulaşmış oluyor. Trafikteki sürücüler siren sesi duyuyorlar ya da bir tepe lambası görüyorlarsa sürücülerin sakin kalmasını istiyoruz ve bize mümkün olduğunca yol vermelerini talep ediyoruz. Sol şerittekiler sola, sağ şerittekiler sağa yaklaşırlarsa bize geçiş üstünlüğümüzü sağlayacak bir adım oluştururlar çünkü ortadaki alan boş kalacak ve fermuar sistemini oluşturmuş olacaklar. Eğer ki iki şeritli yollardaysalar araçlarını mümkün olduğu kadar sağa çekebilirler ya da durabilirler, biz kontrollü bir şekilde soldan yanlarından geçmiş olabiliriz.'</p>

<p>'Zor bir eğitim, normal bizim verdiğimiz salon eğitimleri gibi bir eğitim değil'</p>

<p>Eğitimlerde adayların hangi hareketlerine dikkat ettiklerine değinen Meltem Tunç, 'Ambulans sürücülerinin direksiyondaki el hareketlerine, debriyaja ne kadar uzun süre basıyor, sadece debriyajda mı araç kullanıyor, onun haricinde aynaları ne kadar kontrollü bir şekilde takip ediyor; bunlara ince ince dokuya dokuya puanlama sistemi yapıyoruz. Zor bir eğitim, normal bizim verdiğimiz salon eğitimleri gibi bir eğitim değil. Birazcık pratiğin artmış olması gerekiyor, araç kullanımının normal hayatta da araç kullanıyor olması gerekiyor' dedi.</p>

<p>'Kadınlar her zaman bir adım önde'</p>

<p>15 yıldır sürücü Acil Tıp Teknisyeni (ATT) ve 5 yıldır da Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitmen'liği yapan Ezgi Boztay, kadın sürücü ATT'lerin daha dikkatli olduklarına değinirken şu ifadelre yer verdi;</p>

<p>'Kadınlar her zaman bir adım önde; sürüş olarak da önde aslında, daha dikkatliyiz, daha güçlüyüz bu konuda. Tabii ki erkek arkadaşlarımız da çok küçük yaştan itibaren direksiyon başında oldukları için oldukça başarılılar ancak kadın olarak bizim de içimizden gelen bir güç var. Eğitim sistemimiz şu şekilde; biz burada kontrollü hız yapmayı öğreniyoruz. Trafik kurallarına uyarak, trafik kuralları çerçevesinde en uygun hızda hastaya en uygun ulaşımını öğreniyoruz, arkadaşlarımıza da öğrettiğimiz aslında bu.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/acil-tip-teknisyenleri-bu-egitimler-sonrasi-hastaya-hizli-bir-sekilde-ulasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="81813"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evlilik öncesi 'Akdeniz anemisi' tarama programları büyük önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında 'Akdeniz anemisi' olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında 'Akdeniz anemisi' olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Talaseminin, kandaki oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin adlı proteinin yapımındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Yeşim Oymak, hastalığın özellikle çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Hemoglobinin kırmızı kan hücrelerinin temel yapı taşı olduğunu ifade eden Oymak, bu yapının yeterince üretilememesi durumunda ağır kansızlık geliştiğini kaydetti.</p>

<p>Evlilik öncesi tarama programları büyük önem taşıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın genetik geçişli olduğunu vurgulayan Oymak, taşıyıcı bireylerin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi. Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması halinde çocukta ağır talasemi tablosunun ortaya çıkabileceğini aktaran Oymak, bu nedenle evlilik öncesi tarama programlarının hastalıktan korunmada büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Belirtiler ilk aylarda ortaya çıkıyor</p>

<p>Talasemi hastası çocuklarda belirtilerin doğumdan hemen sonra görülmeyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Yeşim Oymak, 'Bebekler anne karnındayken farklı bir hemoglobin yapısı kullanır. Doğumdan birkaç ay sonra erişkin tipi hemoglobine geçiş başladığında hastalık belirtileri ortaya çıkar' dedi.</p>

<p>Ailelerin özellikle solukluk, halsizlik, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme, karında şişlik ve büyüme geriliği gibi belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Oymak, erken tanının tedavi sürecinde büyük fark oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Düzenli kan nakli hayati önem taşıyor</p>

<p>Talaseminin ağır formunda hastaların yaşam boyu düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade eden Oymak, bu çocukların genellikle 3-4 haftada bir kan almak zorunda kaldığını belirtti. Kan bağışının bu hastalar için hayati önemde olduğunu vurgulayan Oymak, 'Düzenli kan bulunamadığında hastaların yaşamı ciddi risk altına giriyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı çok büyük önem taşıyor' diye konuştu.</p>

<p>Sık yapılan kan nakillerinin vücutta demir birikimine yol açtığını da anlatan Oymak, özellikle kalp, karaciğer ve hormon bezlerinde biriken demirin organ hasarına neden olabildiğini söyledi. Bu nedenle hastaların demiri vücuttan uzaklaştıran özel ilaçlarla düzenli takip edildiğini kaydetti.</p>

<p>Yeni tedaviler umut veriyor</p>

<p>Günümüzde uygun donör bulunduğunda yapılan kemik iliği naklinin talasemide en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Oymak, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlar ve gen tedavisi çalışmalarının da umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de uzun yıllardır uygulanan evlilik öncesi taşıyıcılık taramalarının önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yeşim Oymak, toplumda farkındalığın artmasıyla yeni hasta doğumlarının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, İzmir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/evlilik-oncesi-akdeniz-anemisi-tarama-programlari-buyuk-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="48025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GAZİ HAKAN YILDIRIM’DAN TEŞEKKÜR MESAJI]]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirimdan-tesekkur-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirimdan-tesekkur-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da yaklaşık 20 gündür tedavi süreci devam eden Gazi Hakan Yıldırım, kendisini bu zorlu süreçte yalnız bırakmayan protokol üyeleri, iş insanları ve Iğdır halkı için bir teşekkür mesajı yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçirdiği operasyon sonrası tedavi süreci Ankara’da titizlikle devam eden Gazi Hakan Yıldırım, Iğdır’dan gelen desteklerin kendisine büyük moral olduğunu ifade etti. Yıldırım, yayımladığı mesajda maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen isimlere tek tek teşekkürlerini sundu.</p>

<p><strong>"Zor Günümde Yanımda Olan Herkese Minnettarım"</strong><br />
Gazi Hakan Yıldırım mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Yaklaşık 20 gündür Ankara’da ameliyat ve tedavi süreci içerisindeyim. Bu süreç boyunca bana maddi ve manevi anlamda büyük destek sağlayan; başta Sayın Milletvekilimiz Cantürk Alagöz olmak üzere, iş insanlarımız Sayın Mehdi Şeren ve Sayın Mete Gölali’ye, MHP İl Başkanı Sayın Hüseyin Ateş’e, AK Parti İl Başkanı Sayın Ali Kemal Ayaz’a, Adli Sicil Daire Başkanı Sayın Özgür İnan Zor’a şükranlarımı sunarım.”</p>

<p><strong>Protokol ve Basın Camiasını Unutmadı</strong><br />
Desteklerinden dolayı devlet büyüklerine ve yerel dinamiklere de teşekkür eden Yıldırım, mesajını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Iğdır Valimiz Sayın M. Fırat Taşolar’a, İl Emniyet Müdürümüz Sayın Niyazi Turgay’a, Yeşil Iğdır Gazetesi Genel Yayın Müdürü Sayın Cabbar Şıktaş’a ve Melekli Belediyesi geçmiş dönem başkanı Sayın Ali Varol’a teşekkür ediyorum. Ayrıca memleketim Iğdır’dan bana ulaşan, geçmiş olsun dileklerini ileterek dualarını esirgemeyen tüm eş, dost ve arkadaşlarıma minnettarım.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakan Yıldırım’ın tedavi sürecinin olumlu yönde ilerlediği ve en kısa sürede Iğdır’a dönmeyi planladığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Recep Polat</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/gazi-hakan-yildirimdan-tesekkur-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 08:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/0faf435e-0cdd-46b2-8972-ab472a12b8fd.jpg" type="image/jpeg" length="25615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Astımda erken tanı önemli']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/astimda-erken-tani-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/astimda-erken-tani-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Astımın hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebileceğine dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, çocukluk dönemindeki gıda alerjilerinin ilerleyen yıllarda solunum yolu hassasiyetlerine dönüşebileceğini belirterek, astımda erken tanının önemine vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astımın hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebileceğine dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, çocukluk dönemindeki gıda alerjilerinin ilerleyen yıllarda solunum yolu hassasiyetlerine dönüşebileceğini belirterek, astımda erken tanının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>5 Mayıs 'Dünya Astım Günü' olarak biliniyor. Dünya genelinde hastalığa dikkat çekmek amacıyla çeşitli farkındalık çalışmaları yapılıyor. Astım ise hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık olarak bilinirken, yalnızca genetik değil çevresel faktörlerin de etkili olduğu bir klinik tablo olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, özellikle çocukluk çağında tanı koymanın her zaman kolay olmadığı belirterek, ergenlik döneminde hormonların etkisiyle vakaların önemli bir kısmının normale dönebildiği ifade etti. Şahin, astımın erken yaşlarda tanısının her zaman kolay olmadığını söyleyerek, 'Bahar ayları başta olmak üzere mevsim geçişlerinde polenler, ev tozu akarları ve hayvan tüyleri astımı tetikleyebiliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve gözlerde yaşarma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Alerjik astımı olan çocuklarda ise hava yollarında daralma sonucu ataklar görülebiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Nedensel olarak değişebiliyor'</p>

<p>Özlem Naciye Şahin, astımın dönemsel olarak seyrinin değişebileceğini ve deri testi tekrarının birkaç yıl içinde tekrarlanabileceğini söyleyerek, 'Astım, özellikle hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık. Tamamen genetik değil. Çevresel özelliklerin de hakim olduğu, sebeplerine dayandığı bir klinik durum. Bu tablonun özellikle biz belli bir yaştan önce tanı koyamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla astım tanısını özellikle çok da kolay koymak istemiyoruz. Üstelik ergenlikle birlikte, ergenlik hormonlarının etkisiyle bu olguların da yüzde 80'i eski normallerine dönüyor. Yani tamamen geçiyor. Astım kendi klinik seyrini dönem dönem değiştirebiliyor. Astım belirtileri klinik prezentasyonu ve astıma sebep olan alerjenler de nedensel olarak değişebiliyor. Çocuklarımızda gıda alerjilerinde, alerjik enterokolitlerde yani bebeğin doğumdan itibaren anne sütü içerisindeki birtakım proteinlere alerji nedeniyle ortaya çıkan bu klinik tabloda, yeni doğanla başlayan bu semptomlar için özellikle 6. aydan itibaren deri prick testleri öneriyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Alerji testlerini yapmak son derece önemli'</p>

<p>Şahin, astımı mevsim geçişlerinin de etkilediğini belirterek, 'Keza bebeklikteki gıda alerjileri ileriki dönemde hava yolu alerjilerine dönüşüyor. Özellikle 3 yaş, yani oyun çocuğu döneminden itibaren, kreşe gittiği dönemlerde bunun önceki gıda alerjisi tablosunun hava yolu alerjisi ve hava yolu reaktivitesine dönmesini bekliyoruz. Dolayısıyla erken dönem gıda alerjilerini anlamak, ileride hava yolu ve alerjen maruziyetleri açısından çocuk tanısının konulabilmesi için son derece önemli. Annelerimizin alerji hikâyelerini de çok önemsiyoruz. Özellikle bahar dönemleri, yani polen mevsimi sonbahar ve ilkbahar gibi mevsimsel alerjenlerin yoğun olduğu dönemler ya da yıl boyu süren alerjiler, örneğin ev tozu akarları veya kedi-köpek tüyü alerjisi, bu tabloyu tetikleyebiliyor. Mevsim geçişleri, okulların açılması gibi dönemlerde bu durumlar daha belirgin hâle geliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, hapşırık, öksürük ve gözlerde yaşarma, alerjik astım varsa hava yolu reaktivitesi, yani hava yollarının düz kaslarının kasılması, ödemlenmesi ve sekresyonların lümende birikmesiyle astmatik ataklar ortaya çıkabiliyor. Alerjenler bilinmiyorsa alerji testleri yapmak son derece önemlidir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/astimda-erken-tani-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/astimda-erken-tani-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="26349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[- Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat: ' İhmal edilirse böbreklere zarar verebilir']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat-ihmal-edilirse-bobreklere-zarar-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat-ihmal-edilirse-bobreklere-zarar-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi.</p>

<p>Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı.</p>

<p>'Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, 'İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi.</p>

<p>Aileler ne zaman doktora gitmeli?</p>

<p>Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti:</p>

<p>'Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat-ihmal-edilirse-bobreklere-zarar-verebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/yesiligdir-com/uploads/2025/10/yesiligdirvarsayilan.png" type="image/jpeg" length="19852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: 'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri']]></title>
      <link>https://www.yesiligdir.com/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesiligdir.com/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır' dedi.</p>

<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir'</p>

<p>Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü'nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, 'Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır' dedi.</p>

<p>'Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor'</p>

<p>Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, 'Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle 'tek sağlık' yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti.</p>

<p>Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu'da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. 'Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir' diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti.</p>

<p>Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yesiligdir.com/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesiligdircom.teimg.com/crop/1280x720/yesiligdir-com/uploads/2026/05/turk-veteriner-hekimleri-birligi-merkez-konseyi-baskani-eroglu-veteriner-hekimlerin-saglik-meslek-grubu-icinde-yer-almasi-onemli-gundemlerimizden-biri.jpg" type="image/jpeg" length="42576"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
