BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve hedefini kaybetmemiştir. Arzusuna göre konuşmamaktadır.
Yayınlanma :
07.05.2010 10:40
Güncelleme :
29.07.2025 22:55


İnsanları hidayet edip kemale erdirmek için Allah’ın terbiyesi ile terbiye olup insanları terbiye eden son elçi, yukarıdaki ayetlerle Allah’ın tam güvencesine alınmıştır. Rasulullah hakkındaki bu ve benzeri ayetleri dikkate aldığımızda, daha doğrusu Yüce Rabbimizin kendi kitabı Kur’an’da bize tanıttığı elçisinin tüm söz ve uygulamaları hesap kitap üzere olduğu gibi ümmetinin geleceğine de ışık tutmaktadır. Ben bu gün kendi kendime düşündüm ki Allah resulü neden kızı Fatıma için şöyle buyurmuş: “Fatıma benim parçamdır. O’nu hoşnut eden beni, beni hoşnut eden Allah’ı hoşnut etmiştir. O’nu inciten beni, beni inciten Allah’ı incitmiştir.” Yine buyurmuş ki :”Fatıma’nın rızası Allah’ın rızası, Fatıma’nın gazabı Allah’ın gazabıdır” Aslında bu konu çok derin ve irfani bir konudur makalemin kapasitesine uymaz. Ama bilmek gerekir ki her gerçek Müminin rızası Allah’ın rızası, gazabı ise Allah’ın gazabıdır. Yani buyurmak istemiş ki efendimiz. Fatıma Mümine, Fazile ve masum bir ferttir. O asla Alla’ın emrinden çıkmaz ve Allah’ı gazaplandıracak bir şey yapmaz. Buna göre de eğer O incitiliyorsa hak etmeden incitilmiştir. O’nu incitenler Allah’ın azabını hak etmişlerdir. Şimdi bazıları tövbe falan meselesini gündeme getiriyorlar, ama malumunuzdur kul hakkını Allah bağışlamaz, ancak hak sahibinden helallik alınması gerekir ki Fatıma’yı incitenler BUHARİ’nin de itiraf ettiği gibi helallik istediler ama Hz. Fatıma yüzünü çevirerek:”Allahım sen şahit ol ben onlara gazaplıyım (sen de gazaplı ol) demiştir.”
Allah Resulünün s.a.v en önemli görevlerinden birisi hak ile batılı bir birinden ayırıp haklı ve haksızı belirlemektir. Ayrıca Allah Resulü insanların en üstünü ve bilgini olma hasebiyle ve Allah tarafından da desteklendiği için kendisinden sonra nelerin gelişebileceğini çok iyi biliyordu, bunda hiçbir Müslüman şüphe etmiyor, edemez de. Yani kendisinden sonra nasıl da makam sevdasına düşüleceğini çok güzel biliyor ve ona göre de gereken en güzel önlemleri almıştı. Ama Yüce Rabbimizin buyurduğu gibi “ Sen onların üzerinde bekçi değilsin, sen elçisin senin görevin iletmektir” O (Efendimiz hazretleri) gerekeni yaptı. Ancak şeytan da azdıracaklarını azdırdı. Son cümleyi Nübüvvet ağacının meyvesi Hz. Fatıma Zehra anamız babasının vefatından sonra Mescidün- Nebi de irat etmiş olduğu tarihi fesih ve beliğ hutbesinde beyan etmiştir. “Babamın vefatından sonra şeytan saklandığı yuvasından başını kaldırıp sizleri kendisine çağırdı sizler de icabet ettiniz ümmet fitneye düşmesin diye kendinizi fitnenin içinde buldunuz….” Efendimiz Allah’ın emir ve yasaklarını bize bildirdi Allah’ın emriyle akrabalarının özellikle de kızının konumunu bize bildirdi, daha sonra da hakkın davetine icabet etti. Allah’ın emirlerinde herhangi bir eksiklik yanlışlık, çelişki söz konusu değil, Rasulullah’ın da bunları eksiksiz layıkıyla açıklamasında problem yoktur. Bundan sonrası ümmete kalmıştır. Allahın emir ve yasaklarını nasıl koruyup, emirlerine nasıl uydular ve yasaklarından nasıl sakındılar. Çok dikkat edilmesi ve asla yanılgıya düşülmemesi gereken nokta şudur. Allah’ın emir ve yasakların tam bir güvenle bizlere ulaşmıştır. Buna göre hem Allah’ın emir ve yasaklarında hem de risalet görevini yapan Allah Resulünü zan altında bırakacak veya bu esas ile çelişen her şey artık ümmete dönmekte ve suç Allah ve Resulünün emirlerine uymayıp yasaklarını çiğneyenlerin boynundadır. İşte Allah Resülünden sonra yapılan hata buradadır. Efendimizden sonra gelişen olaylarda Allah’ın kitabına ve Resulünün sünnetine ayanı değil de başkalarını korumaya aldığımız için hak ile batıl birbirine karışmış oldu. Bu önemli mesele ve sorunlardan birisi Peygamber efendimiz her iki dünya kadınlarının hanımefendisi diye tanıttığı kızı Fatıma’ya yapılan zulüm ve hakkının gasp olunması meselesidir. Bu günler Efendimiz hazretlerinin ümmetine iki emanetinden biri olan kızının şehit olduğu günlerdir. Konu biraz geniş olduğu için bu yazımda hakkı eda olmayacağından birkaç sayıda sizinle paylaşacağım İnşallah. Allah’ın selamı üzerinize olsun.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: