Yahudilikte Nuh Tufanında yağmur 40 gece/ 40 gün boyunca yağar, İsrailoğulları Mısır’dan çıkarıldıktan sonra 40 yıl çöllerde yaşar, Hz. Musa on emiri almak için 40 gün 40 gece Sina Dağında kalır; Hristiyanlıkta ise Hz. İsa tebliğ görevine başlamadan 40 gün, 40 gece oruç tutar, Paskalya öncesi nefis temizliği için 40 gün oruç tutulur ve Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği günden sonra ruhunun göğe çekilmesi arasında 40 gün vardır. Sadece İlahi dinler değil Antik Yunan, Mısır, Uzakdoğu ve Mezopotamya uygarlıklarında, Eski Türk inanışı olan Şamanizm’de de 40 rakamının birçok manası vardır.

A3C7Ea13 94B7 4F00 A59C 10Ede206F54E

Günümüzde ise 40 yani Erbain denilince akla gelen ilk şey İmam Hüseyin (a.s), şahadet ve Kerbela’dır.
Her yıl hicri takvime göre Sefer ayının 20. Gününe tekabül eden bu merasim sadece Irak topraklarında, Ortadoğu’nun kalbine yapılan bir yolculuk olmayıp, mekanlar arasında, çağlar ve medeniyetler arasında da bir zaman yolculuğu hissiyatını vermektedir. Ben ziyaretime Bağdat üzerinden başlattım. Bağdat 45 dereceyi aşan sıcağı, kendine has keşmekeşliği, tozlu havası ve bir anda zaman yolculuğuna çıkılmış hissi veren yapısı ile karşıladı beni. Bağdat’ta çok fazla zaman geçirmeden hemen akşamına Erbain merasimlerinin başlangıç noktası olan Necef şehrine yani Hz. Ali (a.s)’ın ebedi istirahatgâhına vardık.

Necef’i gezerken buranın tam anlamıyla bir “Ali şehri” olduğunu hissetmemek tabi ki mümkün değil. Özellikle Hz. Ali’nin türbesinin etrafına yaklaştıkça o hissiyatı en güçlü yanlarıyla hissediyor insan. Bunun yanı sıra Şiiliğin en büyük iki ilim havzasından birisi olmasını da hissetmemek mümkün değil. Tabi daha sonraki yazılarda Necef’i bu noktada Kerbela’dan ayıran noktaları ayrıca ele almak istiyorum.


Ama bu yazıyı salt bir gezi/ gözlem yazısı olmaktan çıkarmak ve Erbain sürecinin daha başlamadan nasıl geliştiğini aktarmak istiyorum.

397985Eb E181 4C2B A771 277646B86C06

Bakan Gürlek Iğdır’dan: “Hiç Kimse Hukukun Üzerinde Değil”
Bakan Gürlek Iğdır’dan: “Hiç Kimse Hukukun Üzerinde Değil”
İçeriği Görüntüle

Erbain herkesin bildiği üzere Hz. Hüseyin (a.s) ve yarenlerinin Emevi hükümdarı Yezid’in ordusu tarafından Kerbela çölünde İslam Dünyasını ve insanlık tarihini yasa boğacak şekilde canice şehit etmesinin 40. Günüdür. Üzerinden 1.166 sene geçmesine rağmen her yıl daha fazla insanın katıldığı çok fonksiyonlu bir fenomen olarak karşımıza çıkmaktadır.

Takvimler miladi olarak 680 yılının Kasım ayını gösterdiğinde Kerbela Olayı gerçekleşmiş, Hz. Zeynep başta olmak üzere esir edilen Peygamber ailesinden geri kalanlar birçok şehirde teşhir edilmiş ve son olarak Erbain günü yeniden Kerbela’da olmalarına izin verilmiştir. Kaynaklar Hz. Zeynep ve yanındakilerin Kerbela’ya vardığı sırada Peygamber efendimizin sahabelerinden olan Câbir b. Abdullah el-Ensârî’nin kaybolan görme yetisine rağmen Hz. Hüseyin’i ziyaret ettiğini yazmaktadır. Câbir b. Abdullah el-Ensârî’nin bu ziyareti artık arkası kesilmeyecek olan ziyaretçi akının ilk damlası olarak kabul görmektedir.

A56F700C 6C69 426A B244 C6Bead2C38Cd

Emeviler ve Abbasiler döneminde bu ziyaretler hem baskılanmış hem de ciddi yasaklar uygulanarak engellenmeye çalışılmıştır. Büveyhilerin Irak topraklarında Abbasi halifeliğine hakim olduğu dönemde hem Aşura Merasimleri hem de Erbain ritüellerinde canlanma olsa da bu kısa süreli olmuştur.

Erbain’in yeniden canlanması 19. yüzyılda Şii alimi olan Muhaddis Nuri yani Mirza Hüseyin Nuri sayesinde gerçekleşmiştir. Kendisi ve talebeleri at ile Necef’ten Kerbela’ya yolculuk etmiş ve bu yolculuğu sırf bir ziyaret olmaktan çıkararak hem ibadet güzergâhı hem de bir misyon aracı kılmıştır.

1979 senesinde İran İslam İnkılabı’nın gerçekleşmesi ve hemen ardına Saddam liderliğindeki Irak’ın ABD’nin isteğiyle İran’a başlattığı savaş 1979-2003 seneleri arasında Erbain yürüyüşlerinin de yasaklanmasına sebep olmuştur.
Saddam’ın 2003 senesinde iktidardan düşüşü ile Erbain yürüyüşleri yeniden ve daha güçlü bir şekilde yeniden başlamıştır. Bu yürüyüş bugün sadece Şii Müslümanların değil başta Sünni Müslümanlar olmak üzere farklı inançlardan, farklı coğrafya ve ırklardan insanların katıldığı, destek verdiği, yürüdüğü bir enternasyonal bir yapı halini almıştır.

Necef ile Kerbela arasında yaklaşık 80 km’lik yolun yürünmesi sadece bu mesafenin adamlanması anlamına gelmiyor. Bu yürüyüş aslında insanların tüm dünyevî özelliklerinden sıyrılarak insan seli içerisinde bir damla olarak sürüklenmesi bakımından da kıymetlidir. Serdar Gündoğdu - Tarihçi Haber Merkezi ;

A5E163Dd C683 4780 A8Ac 6C5Fdd7E109D

Muhabir: Haber Merkezi