Iğdırda İstiklal Marşının Kabulü Etkinliği
Iğdır'da, ‘İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma’ nedeniyle Iğdır Kültür Merkezinde bir anma program düzenlendi. Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Iğdır Valisi Ahmet Pek, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Ümit Arslan, İl Jandarma Alay Komutanı Jandarma Albay Erdem Yılmaz, Vali Yardımcısı Şenol Kaya, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ferhat Akkuş, İl Emniyet Müdürü İbrahim Karadağ, Defterdar Mehmet Durusoy, kurum amirleri ve öğrenciler katıldı. Programda konuşan Vali Ahmet Pek, İstiklal Marşı'nın 92 yıldır her törende ve her programda okunduğunu belirterek, herkesin gerekli önemi ve değeri vermesi gerektiğini söyledi. İstiklal Marşı'nın her milletin yazdığı marş olmadığını ifade eden Pek, “İstiklal Marşı; Türk milletinin yurt ve bayrak sevgisinin, özgür ve bağımsız yaşama tutkusundan ödün vermeden haksızlıklara karşı dimdik ayakta durarak yeniden var olma mücadelesinin ölümsüzleştiği dizelerdir. Merhum Mehmet Akif Ersoy, bu marşı bizim milletimiz için yazmış. Ülkemizde her okulda bütün öğrencilerimize marşımızla ilgili dersler veriliyor. Millet olarak unutmamalıyız ki İstiklal Marşı kolay yazılmadı. Tarihten silinmek isteyen bir milletin hangi değerlere sarılarak istiklal mücadelesini kazandığını anlatan tarihi bir belgedir. İstiklal Marşımız kanla yazıldı. Bunun için İstiklal marşımızı hem biz öğrenelim hem de gelecek neslimize istiklal marşımızın önemini aktarmalıyız'' dedi. Dahasonra İstiklal Marşının Kabulü ile bilgiler veren Abbas Öcal, Şunları söyledi; Ülkenin bağımsızlığı ve bütünlüğü için ATATÜRK önderliğinde mücadele veren TBMM Hükûmeti yeni bir ordu kurarken bu orduyu ayakta tutacak, ona moral verecek güçleri de harekete geçirme çabasındadır. Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak, vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, işte bu amaçla ortaya çıkmıştır. Dönemin Millî Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyerek bir yarışma düzenlemiştir. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecektir. Yarışma için gelen 724 şiir incelemeye alınmıştır. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip şiirlerin 6 tanesi ayrılmıştır. Ama hiçbiri beğenilmemiş, marş olacak değerde bulunmamıştır. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenilmiştir. Ancak Mehmet Akif, Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi TANRIÖVER’in “Mükâfatı almazsınız; fakat, iştirak ediniz.” ricası üzerine yarışmaya katılmıştır. Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen altı şiirle Mehmet Akif’in şiirini ordu komutanlarına göndermiştir. Onlardan, şiirlerin askerlere okunması ve beğenilenlerin sıralanmaları istenmiştir. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirmişlerdir: Hepsi de Mehmet Akif’in şiirini birinci sıraya almıştır. 12 Mart 1921 tarihinde TBMM’de yapılan oylama sonucunda Mehmet Akif’in şiiri, İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. Mehmet Akif Ersoy, verilen 500 liralık ödülü “Ben bu şiiri para için yazmadım.” diyerek Türk ordusuna bağışlamıştır. Mehmet Akif, İstiklal Marşı’nı kitabı Safahat’a niçin koydurmadığı sorulduğunda “O benim değil, milletimindir.” cevabını vermiştir. İstiklal Marşı’nın bestelenmesi için yarışma düzenlenmiş, bu yarışmaya 24 besteci katılmıştır. 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat ÇAĞATAY’ın bestesini kabul etmiştir. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930’da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Osman Zeki ÜNGÖR’ün hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuştur. Millî marşımız, milletimizin hiç değişmeyen bağımsızlık karakterinin yakın çağdaki büyük tezahürü olan ve Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde gerçekleştirilen Kurtuluş Savaşı içinden çıkmıştır. Millî marşımız, Türk milletinin “medeniyet denilen tek dişi kalmış bir canavar” tarafından yok edilme niyet ve teşebbüslerine karşı verilmiş bir kavganın içinden doğmuştur. Onun için adı “İstiklal Marşı”dır. Mehmet Akif, son günlerinde, hasta yatağında yatarken kendisine İstiklal Marşı için “Acaba yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı?” diye bir sual sorulmuş. Akif’in şu cevabı, bu marşın neyin destanı, neyin mahsulü olduğunu anlatacak bir vecizedir: “O şiir bir daha yazılamaz, onu ben de yazamam; onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. Allah, bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın.” İstiklal Marşı, Cumhuriyet’in ilanından önce 12 Mart 1921 tarihinde yazılmış olmakla beraber, Cumhuriyet’i müjdelemiş ve millî marş olarak kabul edildikten sonra da hemen her gün tekrarlandığı için ATATÜRK ile beraber Cumhuriyet’in sembolü olmuştur. şeklinde konuştu. Program, Öğrencilerin İstiklal Marşı’nı okumaları, İstiklal Marşı Okumada birinci gelen öğrencilere Vali Pek, tarafından hediyelerinin verilmesi ve öğretmenlerin verdiği konserle son buldu.
Yayınlanma :
13.03.2013 06:00
Güncelleme :
29.07.2025 22:55
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: