Sonra Ağrı zirvesine uzanırsın, Gökyüzüne, güneşe bakarsın doyunca. Bir şiir yazmak isterim sana, Iğdır’ı candan seversin belki. Göçmekten gitmekten bahsetmezsin, Bir fidan alıp dikersin belki, Ağrı Dağı eteklerine... Bir şiir yazmak isterim sana, Ormanlar düşer belki aklına. Yeşil yemyeşil tarlalarda, Aras kenarında dolaşıp, Gülümsersin yeniden belki.
Göz kamaştırıcı görkemi ve güzelliği ile beyaz duvaklı gelin gibi Iğdır Ovası’nı kucaklayan, kutsal kitaplara konu olan Ağrı Dağı, sadece Türk Kültürü açısından değil, dünya kültürü açısından da önemli, farklı kültürleri bir araya getiren bir dağdır. Ağrı Dağı, bir taraftan bütün görkemiyle insanlığa dostluk mesajı verirken, bir taraftan da dimdik duruşuyla adeta kutsal Anadolu toprağının nöbetini tutmaktadır.
Ağrı Dağı’na yıllardır güney yamaçtan tırmanılmaktaydı. Dağcılar için heyecanlı ve ilgi çekici tırmanma yönü kuzey yamaçtır, yani Iğdır tarafıdır. Doğanın cömert zenginliği, en güzel çiçekler kuzey yamaçtadır, Korhan Yaylası, Küp Gölü kuzey yamaçtadır. Ağrı Dağı’na kuzey taraftan tırmanış için Kültür ve Turizm Müdür Vekilliği yaptığım ilk yılda (2005) dönemin valisi Sayın Halil ULUSOY’un öncülüğü ve destekleri ile Türkiye’de dağcılık sporuyla uğraşan 60 şirketi Iğdır’a davet ettik. Iğdır Polisevi’nde toplantı yapıldı ve Kuzey taraftan çıkış rotaları tanıtıldı. Bu toplantı ikinci bir defa daha yapıldı. Iğdır tarafından Ağrı Dağı’na tırmanışlar çoğaldı. Rehberlik amacıyla “Iğdır’ın Göğe Uzanan Eli: Ağrı Dağı” isimli bir broşür hazırladım. Broşürde; Ağrı Dağı’na çıkış rotası, 4200 metreye kadar yük taşımak amacıyla at ve katır temin etme adresleri, konaklama yerleri gibi hususlar yer almaktaydı. Ağrı Dağı’na Iğdır tarafından çıkışlar çoğalınca, dağcıların olumlu izlenimleri basına yansıdı ve dolayısıyla Iğdır’ın tanıtımına ve turizmine katkı sağlanmış oldu.
Ağrı dağı Turizm açısından çok önemli bir merkez durumundadır. Ağrı Dağı Korhan Yaylası’nda bulunan eski yerleşim alanında (Arkeolojik Sit Alan) kazı çalışması yapılmamış durumdadır. Nuh’un Gemisi, Yakup Peygamber Türbesi (Cehennem Deresi mevkii) konularında ciddi araştırmalar yapılmamıştır. Ağrı Dağı’nda yer alan Korhan Yaylası; Valiliğin 2001 ve 2008 yıllarında düzenlediği “Ağrı Dağı Nuh’un Gemisi Şenlikleri” çerçevesinde halkın kullanımına açılmıştır, ancak devamı getirilmemiştir. Bu mıntıkalarda yapılan tesisiler korunamamıştır. Ağrı Dağı’nda olduğu bilinen ancak ulaşım zorlukları ile gidilemeyen mağara sayısı da araştırılamamıştır.
Büyük ve Küçük Ağrı dağı arasında bulunan Serdarbulak yaylası önemli bir yayladır. Burası eski yerleşim yerlerinden biridir. Halen Osmanlı Kışlası’nın kalıntıları mevcuttur. Bu kışlanın bir benzeri Tekaltı eteğinde (Küçük Ağrı Dağı) de mevcuttur. Serdarbulak yaylası, Küçük Ağrı ile büyük Ağrı dağları arasında geniş bir düzlüğe sahip olması ayrıca Serdarbulak çeşmesi ile Şip Şelalesinin varlığından dolayı İlde yapılacak festivaller için çok uygun bir alandır.
Ağrı Dağı turizm açısından projelendirildiğinde: Kış turizminde Avrupa ve hatta Balkan ülkeleri ile kıyaslandığında çok geride bulunan ülkemizi bu sektörde söz sahibi yapacaktır. Yabancı ve yerli turistler ile yerli nüfusun ihtiyaçlarına cevap vermek, sosyal turizm tesislerini geliştirmek, turizmin yarattığı ekonomik yararı halka yaygınlaştırmak, doğal ve kültürel değerlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Yatırımlar turizm gelirlerini ve dünya pazarındaki payını artıracaktır. Turistlerin ildeki kalış sürelerini arttıracak ve ili dünyaya tanıtacaktır. Bölgede iç turizmi canlandıracaktır. Ağrı Dağı turizm faaliyetleri için tespit edilen kıstaslara uygundur. Tarihi ve kültürel misyonunu üstlenmiştir. Kış turizminin yanı sıra yaz turizmine de son derece elverişlidir. Doğa yürüyüşü ve tırmanma, mağara, yayla ve sağlık turizmi faaliyetlerine elverişlidir. Korhan’da bulunan tarihi bir harabe olan Iğdır Kalesi de bu bölgededir. Kış sporları ile ilgili aktiviten faydalanma süresi uzundur. Bölge yayla turizmi açısından değerlendirilebilecektir. (Korhan Yaylası, Serdarbulak Yaylası, Gömük Yaylası, Bilican Yaylası, Esenkaya yaylası vb) Kış sporlarına uygun kar yağışı, kar kalınlığı ve karın yerde kalış süreleri yeterlidir. Volkanik yapıda Ağrı, dağcılık sporu ile uğraşanların aradığı tüm özelliklere sahiptir. Tırmanış mesafesinin yüksek olması, çıkış yapılacak yere kadar motorlu araçlarla gidilebilmesi önemli bir avantajdır.
Ağrı Dağı’nda; Yayla Turizmi- Ornitoloji (Kuş gözlem faaliyetleri) - Foto safari - Botanik (Bitki inceleme) araştırma ve gezileri - Çim kayağı-Kayak sporları - Yamaç paraşütü - Mağara turizmi - Termal turizm - Dağ sporları-Kampçılık - Dağ yürüyüşü - Dağ bisikleti- Dağ rallisi - Atlı sporlar gibi turizm türleri ve sportif faaliyetler yapılabilir.
İl merkezinde yer alan ve bölgesel tur güzergâhı üzerinde bir gecelik konaklama hizmeti veren turizm işletme belgeli tesislerin varlığı, İlin turizm sektöründe ilerlemesine neden olacak hazır alt yapıyı oluşturmaktadır. Iğdır İlinde: Kültür Turizmi: İpek Yolu; Güzergâh üzerinde (Harmandöven Kervansarayı) Eko Turizm: Yayla Turizmi: Aralık İlçesi (Gömük Yaylası, Serdarbulak Yaylası, Bilican Yaylası, Korhan Yaylası) Ornitoloji (Kuş gözetleme) turizmi: Küçük ve Büyük Ağrı Dağı arası (Serdarbulak Yaylası), Yenidoğan ve çevresi oldukça uygundur.
Ağrı dağında birçok türde yabani hayvan barınmaktadır. Zamanla bu hayvan türlerinin nesilleri nerdeyse tükenmiştir. Önceden çok fazla miktarda bulunan dağ keçisi şimdilerde çok az sayıda ve zirve yakınlarında bulunmaktadır. Aralık İlçesi Adetli Köyü üst taraflarında bulunan lav taşları arasında çok miktarda keklik sürüleri mevcuttur. Ayrıca Hoca ve Yusuf Bey Yurdunun üst kısımlarında çok önceleri yabani keçi sürüleri, yabani koyun ve eğitilmemiş at sürüleri mevcut imiş. Ağrı Dağında bulunan büyük medeniyet izleri 1644 ve 1840 yıllarında meydana gelen deprem sonucunda zirvelerden kayıp gelen taş ve toprak kitleleri altında kalarak asırlık uygarlıkların izleri silinmiş ve harabe haline gelmiştir. Özellikle Karakoyunlu İlçesi’nde Mağaralar denilen mevkiden Ağrı Dağı’na uzanan kısımda (Erken Demir Çağı) eski yerleşim yerleri, kaya mezarlar halen mevcuttur.
Ağrı Dağı topyekûn olarak araştırılacak olursa yüksekliğinin yanında tarihi hazinelerle dolu olduğu tespit edilecektir. Ziya Zakir ACAR
Göz kamaştırıcı görkemi ve güzelliği ile beyaz duvaklı gelin gibi Iğdır Ovası’nı kucaklayan, kutsal kitaplara konu olan Ağrı Dağı, sadece Türk Kültürü açısından değil, dünya kültürü açısından da önemli, farklı kültürleri bir araya getiren bir dağdır. Ağrı Dağı, bir taraftan bütün görkemiyle insanlığa dostluk mesajı verirken, bir taraftan da dimdik duruşuyla adeta kutsal Anadolu toprağının nöbetini tutmaktadır.
Ağrı Dağı’na yıllardır güney yamaçtan tırmanılmaktaydı. Dağcılar için heyecanlı ve ilgi çekici tırmanma yönü kuzey yamaçtır, yani Iğdır tarafıdır. Doğanın cömert zenginliği, en güzel çiçekler kuzey yamaçtadır, Korhan Yaylası, Küp Gölü kuzey yamaçtadır. Ağrı Dağı’na kuzey taraftan tırmanış için Kültür ve Turizm Müdür Vekilliği yaptığım ilk yılda (2005) dönemin valisi Sayın Halil ULUSOY’un öncülüğü ve destekleri ile Türkiye’de dağcılık sporuyla uğraşan 60 şirketi Iğdır’a davet ettik. Iğdır Polisevi’nde toplantı yapıldı ve Kuzey taraftan çıkış rotaları tanıtıldı. Bu toplantı ikinci bir defa daha yapıldı. Iğdır tarafından Ağrı Dağı’na tırmanışlar çoğaldı. Rehberlik amacıyla “Iğdır’ın Göğe Uzanan Eli: Ağrı Dağı” isimli bir broşür hazırladım. Broşürde; Ağrı Dağı’na çıkış rotası, 4200 metreye kadar yük taşımak amacıyla at ve katır temin etme adresleri, konaklama yerleri gibi hususlar yer almaktaydı. Ağrı Dağı’na Iğdır tarafından çıkışlar çoğalınca, dağcıların olumlu izlenimleri basına yansıdı ve dolayısıyla Iğdır’ın tanıtımına ve turizmine katkı sağlanmış oldu.
Ağrı dağı Turizm açısından çok önemli bir merkez durumundadır. Ağrı Dağı Korhan Yaylası’nda bulunan eski yerleşim alanında (Arkeolojik Sit Alan) kazı çalışması yapılmamış durumdadır. Nuh’un Gemisi, Yakup Peygamber Türbesi (Cehennem Deresi mevkii) konularında ciddi araştırmalar yapılmamıştır. Ağrı Dağı’nda yer alan Korhan Yaylası; Valiliğin 2001 ve 2008 yıllarında düzenlediği “Ağrı Dağı Nuh’un Gemisi Şenlikleri” çerçevesinde halkın kullanımına açılmıştır, ancak devamı getirilmemiştir. Bu mıntıkalarda yapılan tesisiler korunamamıştır. Ağrı Dağı’nda olduğu bilinen ancak ulaşım zorlukları ile gidilemeyen mağara sayısı da araştırılamamıştır.
Büyük ve Küçük Ağrı dağı arasında bulunan Serdarbulak yaylası önemli bir yayladır. Burası eski yerleşim yerlerinden biridir. Halen Osmanlı Kışlası’nın kalıntıları mevcuttur. Bu kışlanın bir benzeri Tekaltı eteğinde (Küçük Ağrı Dağı) de mevcuttur. Serdarbulak yaylası, Küçük Ağrı ile büyük Ağrı dağları arasında geniş bir düzlüğe sahip olması ayrıca Serdarbulak çeşmesi ile Şip Şelalesinin varlığından dolayı İlde yapılacak festivaller için çok uygun bir alandır.
Ağrı Dağı turizm açısından projelendirildiğinde: Kış turizminde Avrupa ve hatta Balkan ülkeleri ile kıyaslandığında çok geride bulunan ülkemizi bu sektörde söz sahibi yapacaktır. Yabancı ve yerli turistler ile yerli nüfusun ihtiyaçlarına cevap vermek, sosyal turizm tesislerini geliştirmek, turizmin yarattığı ekonomik yararı halka yaygınlaştırmak, doğal ve kültürel değerlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Yatırımlar turizm gelirlerini ve dünya pazarındaki payını artıracaktır. Turistlerin ildeki kalış sürelerini arttıracak ve ili dünyaya tanıtacaktır. Bölgede iç turizmi canlandıracaktır. Ağrı Dağı turizm faaliyetleri için tespit edilen kıstaslara uygundur. Tarihi ve kültürel misyonunu üstlenmiştir. Kış turizminin yanı sıra yaz turizmine de son derece elverişlidir. Doğa yürüyüşü ve tırmanma, mağara, yayla ve sağlık turizmi faaliyetlerine elverişlidir. Korhan’da bulunan tarihi bir harabe olan Iğdır Kalesi de bu bölgededir. Kış sporları ile ilgili aktiviten faydalanma süresi uzundur. Bölge yayla turizmi açısından değerlendirilebilecektir. (Korhan Yaylası, Serdarbulak Yaylası, Gömük Yaylası, Bilican Yaylası, Esenkaya yaylası vb) Kış sporlarına uygun kar yağışı, kar kalınlığı ve karın yerde kalış süreleri yeterlidir. Volkanik yapıda Ağrı, dağcılık sporu ile uğraşanların aradığı tüm özelliklere sahiptir. Tırmanış mesafesinin yüksek olması, çıkış yapılacak yere kadar motorlu araçlarla gidilebilmesi önemli bir avantajdır.
Ağrı Dağı’nda; Yayla Turizmi- Ornitoloji (Kuş gözlem faaliyetleri) - Foto safari - Botanik (Bitki inceleme) araştırma ve gezileri - Çim kayağı-Kayak sporları - Yamaç paraşütü - Mağara turizmi - Termal turizm - Dağ sporları-Kampçılık - Dağ yürüyüşü - Dağ bisikleti- Dağ rallisi - Atlı sporlar gibi turizm türleri ve sportif faaliyetler yapılabilir.
İl merkezinde yer alan ve bölgesel tur güzergâhı üzerinde bir gecelik konaklama hizmeti veren turizm işletme belgeli tesislerin varlığı, İlin turizm sektöründe ilerlemesine neden olacak hazır alt yapıyı oluşturmaktadır. Iğdır İlinde: Kültür Turizmi: İpek Yolu; Güzergâh üzerinde (Harmandöven Kervansarayı) Eko Turizm: Yayla Turizmi: Aralık İlçesi (Gömük Yaylası, Serdarbulak Yaylası, Bilican Yaylası, Korhan Yaylası) Ornitoloji (Kuş gözetleme) turizmi: Küçük ve Büyük Ağrı Dağı arası (Serdarbulak Yaylası), Yenidoğan ve çevresi oldukça uygundur.
Ağrı dağında birçok türde yabani hayvan barınmaktadır. Zamanla bu hayvan türlerinin nesilleri nerdeyse tükenmiştir. Önceden çok fazla miktarda bulunan dağ keçisi şimdilerde çok az sayıda ve zirve yakınlarında bulunmaktadır. Aralık İlçesi Adetli Köyü üst taraflarında bulunan lav taşları arasında çok miktarda keklik sürüleri mevcuttur. Ayrıca Hoca ve Yusuf Bey Yurdunun üst kısımlarında çok önceleri yabani keçi sürüleri, yabani koyun ve eğitilmemiş at sürüleri mevcut imiş. Ağrı Dağında bulunan büyük medeniyet izleri 1644 ve 1840 yıllarında meydana gelen deprem sonucunda zirvelerden kayıp gelen taş ve toprak kitleleri altında kalarak asırlık uygarlıkların izleri silinmiş ve harabe haline gelmiştir. Özellikle Karakoyunlu İlçesi’nde Mağaralar denilen mevkiden Ağrı Dağı’na uzanan kısımda (Erken Demir Çağı) eski yerleşim yerleri, kaya mezarlar halen mevcuttur.
Ağrı Dağı topyekûn olarak araştırılacak olursa yüksekliğinin yanında tarihi hazinelerle dolu olduğu tespit edilecektir. Ziya Zakir ACAR