Fakat içerik olarak kültürel ritüellerin katılması, Nevruz Bayramı’nı daha da zenginleştirmektedir. Örneğin; semeni yeşertilir, cemreler teker teker sözlü sohbetlerle kutlanır, kosa kosalar oynanır, niyetler tutulur, demir dağların eritilmesini temsilen ateşler yakılır, bahçeler süpürülüp temizlenir ve eski, gereksiz şeyler yakılır. “Ağırlığım, uğurluğum” denilerek ateş üzerinden atlanır, yedi levin yani yedi çeşit çerez alınır, yumurtalar boyanır, kötü söz söylenmez.
Niyet tutularak kapı ve pencerelerden dinlemeler yapılır, çerez almak için evlere şal atılır, küskün olanlar barıştırılır, yaşlı ve hastalar ziyaret edilir. Meksika dışında hiçbir toplumda olmayan Ölü Bayramı, diğer adıyla kabir üstü ziyaretleri yapılır. Bayram için baklava, börek hazırlanır; gelen misafirlere yedi levin çereziyle birlikte ikram edilir. Sazlı sözlü folklor ekiplerince gösteriler yapılır, gönüller alınır, hatırlar sorulur.
O güne, yani Nevruz’a has “ekşili pilav” denilen etli-lepeli yemek pişirilip, imkânı olmayan evlere gönderilir. Bunlar, yaşatılan önemli geleneklerdendir. Dünya Şiir Günü’nün de Nevruz’a denk gelmesi, Nevruz şiirlerinin çoğalmasına vesile olur.
Bayram yeli çardakları yıxanda,
Novruz gülü, gar çiçeği çıxanda,
Ağ bulutlar köyneklerin sıxanda,
Bizden de bir yâd eyleyen sağ olsun,
Derdlerimiz goy dikkelsin dağ olsun.
Şair Şehriyar