Çevre

Van Gölü Havzası'nın doğusundaki yağış bolluğu tarımı ve inci kefali göçünü olumlu etkileyecek

Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı yağışlarının havzanın su deposu konumundaki doğu bölgesinde yoğunlaştığını, bu durumun hem tarımı hem de inci kefali göçünü olumlu etkileyerek bölge ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.

Loading...

Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı yağışlarının havzanın su deposu konumundaki doğu bölgesinde yoğunlaştığını, bu durumun hem tarımı hem de inci kefali göçünü olumlu etkileyerek bölge ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.

Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü'nü besleyen kaynakların büyük bir kısmının bulunduğu doğu bölgesi, son dönemde gerçekleşen yağışlarla birlikte stratejik bir kazanım elde etti. Kapalı havza olması nedeniyle suyun her damlasının hayati önem taşıdığı bölgede, yağış rejiminin özellikle tarımsal ve ekolojik merkezlere yoğunlaşması, 2026 yılı için su krizi beklentilerini tersine çevirdi.

İHA muhabirine konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü'nün kapalı bir havza olması nedeniyle stratejik açıdan büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kapalı havzaların dışarıdan su alması teknik olarak çok zor ve maliyetli olmasından dolayı havzaya düşen yağışın yönetilmesinin kritik bir konu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alaeddinoğlu, 'Havza, doğuya doğru genişleyen, batıya doğru ise daralan yaklaşık bir üçgen biçimindedir. Havzanın toplam su ihtiyacının önemli bir kısmı doğu bölgesinden karşılanmaktadır. 2025 yılının sonunda başlayıp 2026 yılı boyunca devam eden yağışların büyük bir bölümünün doğu kesiminde gerçekleşmesi bu açıdan oldukça değerlidir. Bu yağışlar birçok noktada kritik rol oynamaktadır' dedi.

'Yağışlar su ihtiyacını büyük oranda karşılayacaktır'

Su kaynaklarının merkez üssü olan doğudaki bu bolluğun kırsaldan göçü engelleyeceğini dile getiren Alaeddinoğlu, 'Son yıllarda kırsal bölgelerdeki en temel sorun, insanların köylerini terk etmesidir. Bu göçün arkasındaki ekonomik sorunların temelinde ise büyük ölçüde su sıkıntısı yatmaktadır. Kırsalda yaşayan halkın temel geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır. Yaz aylarında ihtiyaç duyulan su karşılanamadığı için ürünler tarlada kalmakta ve hayvanlar sulanamamaktadır. Bu durum, insanların kırsaldan göç etmesine neden olmaktadır. 2026 yılında düşen yağışlar, tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların su ihtiyacını büyük oranda karşılayacaktır' diye konuştu.

'İnci kefali açısından da pozitif bir gelişmedir'

Yağışların inci kefali popülasyonu için de kritik olduğuna dikkat çeken Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Yağışların doğu bölgesinde yoğunlaşmasının bir diğer olumlu sonucu ise gölü besleyen akarsuların önemli bir kısmının bu bölgede yer almasıdır. Bu durum, bölge ekonomisi için hayati önem taşıyan inci kefali açısından da pozitif bir gelişmedir. Düşen yağışların erimesi ve yeraltı sularının akarsuları beslemesiyle, bahar aylarında balıkların akarsuların yukarı çığırlarına yapacağı göç olumlu etkilenecektir. Barajlar büyük ölçüde dolacağı için su tutulmayacak ve gerekli akış sağlanacaktır. Bu durum, balıkların üreme dönemini ve göç sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamasına yardımcı olacaktır. Bu yıl balıkçılık ve üreme açısından pozitif bir yıl olarak değerlendirilebilir. Havzaya düşen kar veya yağmur; yağışın şekli ne olursa olsun bölge ekonomisine muazzam katkı sunacaktır. Bu bereket, bölgenin sürdürülebilir bir şekilde kalkınmasını ve geleceğe daha umutla bakılmasını sağlayacaktır.

Uzun yıllara dayanan verilere göre; Mart, Nisan ve Mayıs aylarında da yağışların nispeten devam edeceğini gösterdiğini söyleyen Alaeddinoğlu, 'Geçmişteki ekstremler yaşanır mı bilinmez ancak mevcut veriler ışığında, önümüzdeki birkaç ayın da yağışlı geçmesiyle birlikte 2026 yılında büyük çaplı bir su sorunu yaşanmayacağı öngörülmektedir' şeklinde konuştu.