Söyleşi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın coşkulu bir şekilde okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Iğdır Şube Başkanı Cafer Kişi, genç nesillere Türk tarihi ve milli bilinç kazandırmanın önemine dikkat çekti.
Başkan Kişi konuşmasında, “Türk tarihi bilincini yaygınlaştırmalı, yeni yetişen gençlerimizi Türklük bilinciyle yetiştirmeliyiz. Gençlerimiz milli değerlerini, geçmişini bilmelidir. Atatürk sevgisi, İstiklal Marşı sevgisi, vatan ve bayrak sevgisiyle yetişen bir nesil için çalışıyoruz. Millet olma şuuruna ulaşmak bir milletin ortak tarih dil kültür değerleri ve amaçları etrafında birleşmesi anlamına gelir. Milli olmak bir milletin parçası olarak tasada ve sevinçte bir olmaktır hangi işi yapıyorsan hangi görevdeysen o işi o görevi yaparken aynı zamanda ülkene ve milletine hizmet ettiğinin bilincinde olmaktır.
Milletin egemenliğini ve bağımsızlığını savunmak bunun için mücadele etmek milli şuurun önemli bir parçasıdır Millet olmak bir seçimdir ve bu seçimi yapmak yapmış olmak da senin milletine ve ülkene bağlılığını gösterir bizim millet anlayışımız ırkçılığa karşıdır Oysa ki millet bir bakıma aileye benzer nasıl bir insan kendi ailesinin yararını gözetirse kendi ailesine Sevgi duyarsa öncelikle bir büyük aile olan milletine ulusuna da sevgi duyması doğaldır İşte gerçek budur millet olmak bunu gerektirir .Türk Ocakları olarak amacımız Türk milletini Sevmek ve yüceltmek tir.” ifadelerini kullandı.
Türk Tarihinin İzinde Geniş Perspektif
Tarihçi Emrecan Arat ise konuşmasında Türk tarihi ve Türklüğün köklü geçmişine vurgu yaptı. Arat, Türk kelimesinin anlamı ve tarihsel kaynaklardaki ilk kullanımlarına değindi.
Arat, “Türkiye” adının tarihte yalnızca Anadolu için değil; Orta Asya, Karadeniz’in kuzeyi, Suriye, Filistin ve Mısır bölgeleri için de kullanıldığını belirtti. Türk kelimesinin ilk olarak 420 yılında Pers-Sasani kaynaklarında, ardından Çin (542), Bizans (582) ve Arap (603) kaynaklarında geçtiğini aktardı.
İlk Türk Devletlerinden Cumhuriyet’e Uzanan Süreç
Konuşmada, tarihte bilinen ilk Türk devleti olan Asya Hunları, Teoman ve Mete Han, özellikle de bağımsızlık mücadelesiyle öne çıkan Çiçi Han anlatıldı. Çiçi Han’ın, Çin’e bağlanmayı reddederek 1500 kişiyle 70 bin kişilik Çin ordusuna karşı direniş gösterip canını vermesi, bağımsızlık ruhunun tarihsel bir örneği olarak vurgulandı.
Gençlere Nihal Atsız’ın “Bozkurtlar” kitabını okumalarını tavsiye eden Arat ayrıca Akhunlar, Avrupa Hunları, Göktürkler, Uygurlar, Türgişler, Oğuz Yabgu Devleti, Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Osmanlı Devleti ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti’nin halk kütlesi olarak oluşum sürecini tarihsel bir bütünlük içinde ele aldı.
Atatürk ve Milli Mücadele Vurgusu
Programın en dikkat çekici bölümü ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele dönemindeki vatan sevgisi ve kararlılığı oldu. Arat, Atatürk’ün 23 Nisan 1920 tarihli, “İşittim ki bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış…”diye başlayan konuşmasını hatırlatarak, Atatürk’ün vatana olan bağlılığını, fedakârlığını ve bağımsızlık inancını güçlü örneklerle anlattı.
Atatürk’ün liderliğinde verilen Milli Mücadele’nin, Türk tarihinin binlerce yıllık bağımsızlık ruhunun devamı olduğuna dikkat çekildi.
Program, katılımcıların yoğun ilgisi ve alkışlarıyla sona ererken, Türk Ocakları Iğdır Şubesi yetkilileri benzer kültürel ve tarihî programların devam edeceğini belirtti.





