Bir sonraki gün, Iğdır’ımızın kıymetli yöneticileri, mülki amirleri ve ileri gelenleriyle bir araya geldiğimiz bu coşkulu açılış töreninde, ayaklarım beni ilk olarak en tanıdık, en vefalı köşeye; Tuzluca Kaymakamlığı ve Tuzluca Belediye Başkanlığı standına götürdü.

NASIL GÖTÜRMESİN Kİ?

Geçmişe dönüp baktığımda, ömrümün en güzel yıllarını, 1981-1986 arasında 5 yılı aşkın bir süre boyunca Tuzluca 100. Yıl Lisesinde öğretmenlik yaparak bu topraklara aktarmıştım. Stantta bizi karşılayan Tuzluca Belediye Başkanımızla tanışıp, bir zamanlar Tuzluca’da görev yapmış bir eğitimci olduğumu söylediğimde, kalbimi eriten bir sürprizle karşılaştım: Başkanımız, kaleme aldığım yazılarımdan dolayı beni tanıyordu. Sıcak bir çay eşliğinde, Tuzluca’nın o kendine has, leziz yöresel ikramlarını tadarken memleket üzerine söyleşide bulunduk.

Belediye Başkanımızın ve ekibinin asıl büyük başarısı ise hafızamda ve vicdanımda kazılıdır. 2023 yılında ülkemizi yasa boğan büyük deprem felaketinde, Tuzluca Kaymakamlığımız ile Kahramanmaraş’taki deprem bölgesine koşan ve orada 10 kişilik yardım destek ekibiyle mucizeler yaratan, yaraları saran o fedakâr eller Tuzluca’dan uzanmıştı. Yapılan bu karşılıksız fedakârlıklar nedeniyle içim minnet ve en kalbi duygularla doluydu. Sohbetimiz esnasında, Kahramanmaraş’ta canla başla çalışan o kahraman ekibin bir parçası olan Zafer TÜRKAN Beyefendi’ye selamlarımı iletmesini rica ettim. Sayın Başkan da Zafer Bey’in ne kadar çalışkan ne kadar gayretli bir personeli olduğunu vurgulayarak bu selamı memnuniyetle ileteceğini ifade etti.

İşte tam bu esnada, içimi gururla dolduran bir başka güzel adımı için Başkanımızı yürekten kutladım ve tebrik ettim: Sevgili Caner KAYA (Doğacı) kardeşimizi Belediye bünyesine katmıştı. Doğa sevgisini ruhuna işlemiş, hayatını bu topraklara adamış bir insanın Belediye çatısı altında olması, Tuzluca için geleceğe değer katan ve çok daha başarılı işlerin habercisiydi. Bugün; takvimler 17 Temmuz’u gösteriyordu. Başkanımızdan son bir istirhamda bulundum: "Başkanım, bugün Caner kardeşimizin doğum günü, ilçenize döndüğünüzde doğum gününü kutladığımı ona iletir misiniz?" dedim. Yüzündeki o samimi tebessümle, "Hay hay Nihat öğretmenim, memnuniyetle..." cevabını verdi.

KENDİNİ DOĞAYA AİT HİSSEDEN BİR GÖNÜL KAHRAMANI

Peki, kimdi bu Belediye çatısı altına giren ve adını sevgiyle andığımız Caner KAYA? Aslen Tuzluca ilçesi doğumlu olan bu genç adam, sıradan bir doğa sever değil; Tuzluca Dağcılık Doğa Spor Kulübü’nü ekibiyle birlikte kuran, doğanın sesini ülkemize duyuran bir turizm mihmandarı, ilçesinin gerçek bir gönül kahramanıdır. O; doğayı, ormanı, ağaçları, şırıl şırıl akan derileri, zamana direnen tarihi eserleri ve insanlığın paylaşması gereken tüm güzellikleri yüreğinde taşıyan bir fedaidir. Kendini tamamen doğaya ait hisseden, “Doğacılık benim hayatımın bir parçasıdır” düsturunu sadece söylemekle kalmayıp hayatının her anında uygulayan örnek bir karakterdir.

Ben 17 Temmuz günü İstanbul'daki Iğdır etkinliğinde olduğum için onun doğum gününü aynı gün kutlama fırsatı bulamadım. İşte tam da bu yüzden, bu yazımı onun asil duruşuna ve doğa eylemlerine ithaf ediyorum. Çünkü onun bu topraklara kattığı değer, kelimelerle ölçülemeyecek kadar büyüktür.

Iğdır’ımızın batı kapısı olan Tuzluca ilçemizin sınırları içinde yer alan ve ülkemizin 2.800 rakımlı en yüksek şelalesi olma özelliğini taşıyan muhteşem bir doğa harikamız var: Gurgure Şelalesi (Yukarı Civanlı Şelalesi). Ne yazık ki bu eşsiz güzellik, uzun yıllar boyunca sürekli ikinci plana itilmiş, tanıtımı için gereken adımlar atılmamış ve tabiri caizse bir "üvey evlat" muamelesi görmüştü. İşte bu makus talihi değiştiren isim Caner KAYA oldu. Dağcı arkadaşlarıyla birlikte bu muhteşem doğa eserini ülkemize tanıtmak için adeta çırpındı; ulusal ve yerel basında şelalenin adının gururla duyurulmasını başardı.

Takvimler 24 Haziran 2024’ü gösterdiğinde, Caner KAYA (Doğacı) Gurgure Şelalesi için muazzam bir eylem planı çizmişti. Türkiye Dağcılık Federasyonu Baş Antrenörü Sayın Şahap ERYILMAZ ve Türkiye Hava Sporları Iğdır İl Temsilcisi Sayın Muhammed AKKUŞ’un da katılım sağladığı, dağcılığın en saf ve en zorlu biçimi olan o meşhur “ALPİN TIRMANIŞI” etkinliğini organize etti. Bu etkinlikte tam 2.800 rakımdan, 54 metre yükseklikten adrenalin dolu bir iniş gerçekleştirmesini sağladı. Bu büyük tanıtım hamlesi, ulusal basınımızın ve ulusal haber ajanslarımızın anında dikkatini çekti; milyonlarca seyirci ve okuyucuyla paylaşılarak Gurgure Şelalesi'ni layık olduğu vitrine taşıdı.

DOĞUM GÜNÜNÜ 2800 RAKIMDA KARŞILAMAK

İşte o Caner, dur durak bilmeyen doğa sevdalısı, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü kamuoyunun dikkatini yeniden Tuzluca’ya ve Gurgure Şelalesi'ne çekmek amacıyla, ilçeye 28 kilometre uzaklıkta bulunan Yukarı Civanlı Gurgure Şelalesi’ne doğru yeniden yola koyuldu. Orada tam iki gün bir gece kaldı. Gün doğumunun o büyüleyici anını, gün batımının o eşsiz kızıllığını saniye saniye videoya alarak, fotoğraflayarak bu muhteşem doğa sahnelerini ölümsüzleştirdi.

Düşünün dostlar; yıllarca tanıtmak için çırpındığı, ömrünü adadığı bu doğa harikasına dikkat çekmek için, 17 Temmuz gününü, yani 46 yaşından gün aldığı o ilk doğum gününü, 2.800 metre yükseklikte, 54 metre inişli ve 90 derece dik eğime sahip o zorlu coğrafyada geçirdi! Doğum günü pastasını da kutlamasını da doğanın kalbinde, şelalenin sesiyle yaptı.

NE İSTERDİM BİLİYOR MUSUNUZ?

17 Temmuz günü, Iğdır Tanıtım Günleri Açılış Töreni için İstanbul’a gelen kıymetli Iğdır Valimizle birebir görüşme imkânı bulabilmeyi çok isterdim. Sayın Valimize, "Sayın Valim, Tuzluca’da öyle müstesna, öyle özel bir karakter var ki, onu yakından tanımanızı, bu memleket sevdalısı kişiyi görmenizi çok isterdim" demeyi canı gönülden arzulardım. Fakat Valimiz o kadar sevilen, halkıyla o kadar bütünleşmiş bir devlet yöneticisi ki, Iğdır halkının ona olan yoğun ilgisinden ve etrafındaki kalabalıktan dolayı bu şansımı kullanmaya fırsat bulamadım. İsterim ki, bu satırlar devlet büyüğümüze bir gün ulaşsın.

Iğdır Valisi Taşolar Kafaya Taktı
Iğdır Valisi Taşolar Kafaya Taktı
İçeriği Görüntüle

Bu hayatta nadir yetişen "Caner'ler" var...

Ben bu yazıyı, o nadir yetişen Caner’ler okudukça içlerindeki memleket ateşinin daha da harlanması, güç alması ve sayılarının katlanarak çoğalması için yazdım. Caner kardeşimin doğaya ve Tuzluca’ya verdiği o büyük emeğin hakkını teslim etmek, benim için bir vefa borcudur.

İyi ki doğdun doğanın sesi, iyi ki varsın Tuzluca’nın gönül kahramanı Caner KAYA! Memleket senin gibi fedailerle güzelleşmeye devam edecek.

Sağlıkla kalalım.

Muhabir: Haber Merkezi