IĞDIR’DA HAVA KİRLİLİĞİ VE TOZ BULUTU ETKİSİ: YAĞMUR DEĞİL, ÇAMUR YAĞDI!
IĞDIR’DA HAVA KİRLİLİĞİ VE TOZ BULUTU ETKİSİ: YAĞMUR DEĞİL, ÇAMUR YAĞDI!
İçeriği Görüntüle

Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, kayısı hasadı başlamadan önce Iğdır’ın coğrafi işaretli Şalak kayısısını dünya markası yapmak için kolları sıvadığını, kayısının birçok çeşidinin de markalaştırılması gerektiğini belirterek şöyle demişti:

F69D0Ec8 4A07 4203 A4Fe Bc119947E621

“Iğdır kayısı çiçeği balı, kayısı döneri, kayısı kolonyası, kayısı reçeli, kayısı kurusu, kayısı kompostosu gibi birçok ürün elde edebilir, sofralık kayısının dışında da pazarda yer edinebiliriz. Annelerimizin taktığı Karabatak gerdanlığını genç kızlarımızın ve gelinlerimizin de tercih etmesini, Iğdır’a özgü bu takının kaybolmaması için gündemde tutmamız gerektiğini vurguluyoruz. Farkındalık yaratmak için de Milli Kaleci Volkan Demirel’in Iğdırlı eşi Zeynep Sever Demirel ile iletişime geçerek Karabatak gerdanlığının tanıtımını yapmasını sağladık.”

Iğdır adına son derece güzel bir gelişme. Markalaşmak önemlidir. Kayısımızın yalnızca sofralık bir ürün olmadığını, çok çeşitli ürünlere dönüştürülebileceği gerçeğini unutmamamız ve çeşitlerimizi Vali Taşolar’ın öncülük ettiği gibi artırmamız gerekiyor.

Şalak kayısısı sofralık olarak öne çıkıyor. Ancak Şalak dışında da aroması birbirinden farklı, şekerpare kayısılarımız var. Mesela Ordubat, Teberze, Çır Erik ve Ağ Erik gibi çeşitlerimizi de sanayileştirmeli, üretimini artırmalı ve milli ekonomiye kazandırmalıyız.

Yöresel adı alça (erik) olan ve hemen her bağ ile bahçede yetişen, özellikle Tuzluca’nın yüksek kesimlerinde eşsiz bir aromaya sahip alçalardan yapılan pestil son derece lezzetlidir. Ancak bu ürüne ilgi gösteren yok denecek kadar azdır. Bu konu üzerinde kooperatiflerin de düşünmesi ve çalışma yapması gerekir.

Muhabir: Ali Polat