“Karabatak, asırlardır bu topraklarda var olan kadim bir gerdanlıktır. Ben bu yolculuğa TRT 1’in iftar programını evimde ağırladığım gün boynumda Karabatak taşıyarak başladım. Ardından Karabatak’ın tarihini, anlamlarını ve kültürümüzdeki yerini anlatan içerikler ürettim. Tunagiller76 hesabımda bu konu hakkında onlarca paylaşım yaptım, hikâyelerde yer verdim, anketler düzenledim ve insanların dikkatini bu gerdanlığa çekmeye çalıştım.
İnsanların ilgisi Karabatak’a yönelmişken Sayın Valimiz de bu değerli takıyı fark etti, anlamlarını öğrendi ve sahiplenerek daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sundu. Yapılan çalışmalar sayesinde Karabatak bugün yalnızca Iğdır’da değil, Türkiye’de duyularak nirvana’ya ulaştı.
Ben bu içerikleri üretirken kimsenin emeğine konmadım. Araştırdım, büyüklerimizle görüştüm, kaynaklara ulaştım ve kültürümüzü doğru şekilde aktarmaya çalıştım.
Karabatak’ın üzerindeki her sembolün ayrı bir anlamı vardır. Siyah boncuklar ilmek ilmek işlenen büyük emeği, dirayeti ve gücü temsil eder. Hilal; doğurganlığı, dişil enerjiyi ve sıcak yuvayı simgeler. Yıldız ise geleceğe dair umutları, hayalleri ve aydınlık yarınları anlatır.
Bu yüzden Karabatak yalnızca bir takı değildir; bir aile mirasıdır, bir duadır, bir emanettir.
Bir anne bu gerdanlığı kızına verirken aslında şunu söyler:
‘Bu senin yuvan ve benim senden kopmayan yanımdır. Sana gözüm gibi baktığım yılların bir hatırası olarak bunu emanet ediyorum. İsterim ki sen de bir gün kızına emanet edesin ve benim sana ettiğim dualar yeni bir bedende, yeni bir nesilde yaşamaya devam etsin.’
Kaynanalar ilk doğumunu yapan gelinlerine Karabatak hediye eder. Bunun anlamı yalnızca bir hediye vermek değildir. Asıl mesaj şudur:
‘Sen artık bu evin gelini değil, kızısın.’
Eşler hanımlarına Karabatak hediye ettiğinde ise bu gerdanlık sevginin ve sadakatin sembolüne dönüşür. Sessizce şu mesajı verir:
‘Bu, sana olan sevgimin, bağlılığımın ve senden kopmayan yanımın bir nişanesidir.’
İşte bu yüzden Karabatak’a sahip çıkmak, yalnızca bir kolyeye sahip çıkmak değildir; geçmişimize, kültürümüze, annelerimizin dualarına ve gelecek nesillere bırakacağımız mirasa sahip çıkmaktır.”




