Okul-aile iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen proje, velilerin çocuk gelişimi, aile içi iletişim ve bilinçli ebeveyn tutumları konularında farkındalık kazanmasına önemli katkı sundu.

Çocuklar mimarlığın izini sürdü
Çocuklar mimarlığın izini sürdü
İçeriği Görüntüle

Proje çerçevesinde her dönem belirlenen bir pedagojik eser veliler tarafından okunuyor; ardından düzenlenen toplantılarda kitap içeriği çok yönlü olarak değerlendiriliyor. Çocuk gelişimi, etkili iletişim, değerler eğitimi ve ebeveyn tutumları gibi başlıkların ele alındığı buluşmalar sayesinde ailelerin eğitim sürecine daha bilinçli ve aktif katılım göstermesi amaçlanıyor.

9Ee79Afb 871B 4A43 Bb83 61Fe06Aeee32

İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün Velilerle Buluştu
Toplantıya katılarak velilerle bir araya gelen Aziz Gün, konuşmasında eğitimin ailede başladığına dikkat çekti. Gün, okul-aile iş birliğinin öğrenci başarısındaki kritik rolüne vurgu yaparak “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna uygun olarak bilinçli nesiller yetiştirilmesinde ebeveynlerin kendilerini geliştirmesinin önemine değindi. Okuma kültürü üzerinden kurulan bu etkileşim ortamının diğer eğitim kurumlarına da örnek teşkil ettiğini belirten Gün, projeye katkı sunan herkese teşekkür etti.
Toplantı boyunca veliler, kitapta ele alınan konuları kendi yaşam deneyimleriyle ilişkilendirerek paylaşımlarda bulundu. Karşılıklı etkileşim ve rehberlik ortamında gerçekleşen değerlendirme sürecinin oldukça verimli geçtiği gözlemlendi.

C52Ebcaa 9182 49B4 9D07 584C9E48356A

Velilerin Duygusal ve İlham Veren Paylaşımları
Kitap okuma etkinliğine katılan kursiyerler, “Okuduğumuz kitap sayesinde hayatımız değişti. Çocuklarımızla daha güzel bir iletişim kuruyoruz.” diyerek projeden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Bir bayan konuşmasında şunları söyledi:"Çocuğum okuldan eve geldiğinde İlk önceliğim, çocuğum okulda ne yaptın? Okulda günün nasıl geçti? Bugün neler öğrendin? Sorusunu soruyorum. Ama ne kadar yanlış yaptığımı biliyorum. Çünkü ona ilk sormam gereken şeyin aslında çocuğum, nasılsın? kelimesi olduğunu öğrendim bu kitap sayesinde. Kitabın en çok hoşuma giden bir parçası, anne ve baba ilişkisi aslında. Üçüncü kişi de çocuğumuz. Ebeveynlik aslında anne-baba ilişkisiyle başlar. Hani çocuğumuza iyi bir örnek, iyi bir ebeveyn olmak istiyorsak, ilk önce çocuklarla aramızdaki diyaloğu kesinlikle kurduğumuz cümleleri, ne konuştuğumuza çok dikkat etmemiz gerekiyor."

Nuriye Aver ise konuşmasında kişisel gelişim sürecini şu sözlerle anlattı: "Merhaba arkadaşlar, 45 yaşındayım, bir çocuğum annesiyim. Öncelikle hocamıza çok teşekkür ederiz. Bize ön ayak olarak böyle bir projede yer almamıza sebep oldu. Şimdi okuma projesinde gerçekten büyük bir keyifle kitapları okuduk. Okuma o kadar çok cesaretlendirdi beni. Ben bir ikinci sınıf terkken bana onun verdiği özgüvenle şimdi ortaokul mezunu oldum. Allah nasip ederse ehliyet başvurumu yaptım, ehliyeti de alacağım Allah'ın izniyle ve sırada üniversite inşallah düşünüyorum."

Üç çocuk annesi Çiğdem Yıldız ise kitapların hayatındaki dönüşümü şu sözlerle dile getirdi: "Ben kitap okumayı dördüncü sınıfı bitirdikten sonra bırakmıştım. O zaman dokuz yaşındaydım ve dokuz yaşındaki bir kız çocuğu dördüncü sınıfta kitabı bırakmıştı. Şu an ben otuz sekiz yaşındayım ve şu an yirmi dokuz sene sonra ben kitap okumaya başladım tekrar. Ve kitap okumanın gerçekten önemi, anlamı çok büyük. Ben bu kitapları okuyarak hem özetliyorum, hem yazıyorum, hem de değerlendiriyorum. Miras olarak çocuklarımıza bir mal varlığı olarak miras bırakmayalım. Bu düşünceyle kalmayalım. Miras aslında okuduğumuz kitaplardan da olur. Ben çocuklarıma okuduğum kitaplardan, sevgilediğim, özetlediğim, yazdığım yazılardan onlara bu mirası bırakmak istiyorum. Bu kitap için çok güzel anım da oldu gerçekten. Geçen sene kızım okula gidiyordu, liseye gidiyordu. Futbola gidecekti. Ben çok karşı çıkıyordum, korkuyordum. Kitapta okuduğundan dolayı şu korkularımı atlattım. Biz korkularımızla çocuklarımızı bir başarıya yönlendiremeyiz. Çocuklarımızı eve hapsedemeyiz. Çocuklarımız ister istemez büyüyecek, okula gidecek, ergenlik çağına gelecek. Biz bunları böyle kapatırsak bu çocuklar özgüvenli olamaz, çalışamaz. Ve ben çocuğuma ilk gittiği maçta destek çıktım. Çocuğum o maçta çok başarılı oldu. Birçok maçlara katıldı, çok başarılı oldu ve derslerinde de çok başarılı oldu. Bu bendeki hem özgüveni hem çocuğumdaki başarıyı yükseltti. Ben bunu kitaplara şöyle biliyorum. Kitapları okuyorum, bir değerlendirme yapıyorum. Doğrum yanlışım nerede, ben nerede yanlış yaptım, onları tartışıyorum. Gerçekten şöyle bir hayallerimiz hiçbir zaman çocuğumuzun hayallerini oluşturamaz. Biz şurada kalıyoruz. Biz yaşamadığımız çocukluğumuzla çocuklarımızı hapsediyoruz aslında. Öyle bir şey yapınca bu sefer çocuklarımız bizim irademizle okula gidiyor, bizim irademizle çalışıyor. Bu çok yanlış bir şey olduğunu öğrendim kitap okuduktan sonra. Çocuğun kendi ideali olsun. Bırakın çocukları. Çok sıkmayalım çocuklarımızı. Çünkü hepsi birer parlak gençlerimiz gerçekten çok önemli. Vatana millete güzel gençler yetiştirelim. Bunun içinde sabırla, metanetle bekleyelim. Onlara büyük bir evden değil de küçük bir evden büyük bir mutluluk verelim. Bu çok önemli."

İran’dan gelin olarak gelen Rana ise yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı:"İran uyruklu, Türkçeye gelme olarak geldim. Bana iki yıl Türk vatandaş çocuğum var. Bir çocuğumla İran'dan getirmişim. İran'da kızımla beraber burada kızımın sayesinde Türkçeyi okumayı çözdüm alfabesini ve sonra burada okuma projesinin kurduğu öğretmenimizin sayesinde okumayı çözdüm. Ve bu kitabın sayesinde bir yabancı bir ülkede nasıl yaşayacağımı, çocuğuma nasıl davranışım olacak, yabancı dil nasıl rahat konuşacağımı, nasıl akışla kitapları okuyacağımı çok güzel öğrendim ve çok güzel şeyler elde ettim. Ve bu sene hocamızın sayesinde çok başarılar elde ettim. Geçen sene ağır depresyondan yana, ağır bir hastalığım vardı ki çok şükür kitaplar sayesinde atlatabildim."

Aeb9D2De D3Ec 4600 Ae00 67D34D911961

Proje Koordinatörü ve Okul Müdüründen Açıklamalar

Proje Koordinatörü Betül Akarsu Çeçen ise süreci şu sözlerle değerlendirdi:"Projemizin adı “Türkiye Yüzyılında Bilinçli Ebeveynlik” projesi. Bu projemiz kapsamında beşinci kitap değerlendirme günümüzü bugün tamamladık. Kitaplar sadece çocuklara ışık olmadı, velilerimizde de kazanımlarımız oldu. Velilerimizde özgüven gelişti. Çocuklarına nasıl davranabileceklerini, neler çocukların neler hissettiğini anlayabileceklerinin farkına vardılar. Bu bir süreç, yolumuz uzun. Daha çok kitaplar okuyup gelişeceğiz, büyüyeceğiz, daha bilinçli bir ebeveyn olacağız. Beni mutlu eden en önemli olay velilerimdeki özgüven gelişimi. Üçüncü kitabımızın değerlendirmesini yaptığımız gün bir velim okumam gelişti, kendi okuma hızıma güvenmeye başladım ve ehliyet almaya karar verdim dedi. Ve bugün beşinci kitabımızda onun ehliyetini kutladık. Bu beni çok mutlu eden bir süreç oldu. Aynı zamanda ikinci sınıf terk olan velim, o da ehliyet sınavına girmeye karar verdi ve şu an ortaokul mezunu. Bu da beni çok başka mutlu eden başka bir nokta. Bir velim de evde çocuk sadece öğretmeni kitap okuyan kişi olarak bildiği için annesini kitap okurken görünce ona Öğretmenler Günü'nde Öğretmenler Günü mektubu yazmıştı. Onu öğretmen olarak görmüştü. Bu da beni en çok mutlu eden noktalardan bir tanesi."

Okul Müdürü Batuhan Kumtepe ise şunları söyledi:"Okulumuzda yürütmüş olduğumuz Türkiye Yüzyılında bilinçli ebeveynlik projesi kapsamında yapmış olduğumuz kitabın değerlendirmesi için toplandık. Kitabımıza ilk başladığımızda sayımız çok azdı fakat bu sayımız çevirip büyümeye başladı. Beşinci kitabımızın değerlendirmesini bugün tamamladık ve bu tamamlama sonucunda katılan, kitap değerlendirmesine katılan velilerimize ülkemizdeki bayrak sevgisini anlatabilmek için bayrak temalı hediyelerimizi takdim ettik."

Ay Yıldızlı Plaketler Takdim Edildi
Program sonunda kitap okuma sürecine düzenli katılım sağlayan kursiyerlere ay yıldızlı bayrak temalı plaketler hediye edildi.

52Cbc8Ed B374 4682 B2Cd 115560745906

Muhabir: Recep Polat