Iğdırlı 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na Katılanlar Dayanışma Derneği’nin başkanlığını da yapan Tekdal, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği etkinliklerde Kıbrıs gazilerini temsil ediyor. Tekdal, gençlere ve vatandaşlara Kıbrıs Barış Harekâtı’nın önemini anlatırken, yaşadıklarının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguluyor.

“ASKERE GİTTİĞİMİZDE KIBRIS’A ÇIKACAĞIMIZI SÖYLEDİLER”
Doğma büyüme Iğdırlı olduğunu belirten Tekdal, 1974 yılında askerlik görevini yapmak üzere Ankara Mamak’a gittiğini ve burada kendilerine Kıbrıs’a çıkacaklarının söylendiğini anlattı.
Tekdal, o günleri şöyle anlattı:
“Ben İsmet Tekdal, doğma büyüme Udurganlıyım. Burada hayatımızın acı tatlı günleri geçti. Sene 1974’tü. Askere gittim. Ankara Mamak’a geldiğimizde bize Kıbrıs’a çıkacağımızı söylediler. Harbe gidecektik. Biz harbi çok güzel, bir oyuncak gibi görüyorduk. Maalesef içine girdikten sonra şartlar değişiyor.”
“20 TEMMUZ GECESİ TANKLARLA KIBRIS’A ÇIKTIK”
Tekdal, harekât öncesinde 28. Tümen’in Mersin bölgesine hareket ettiğini belirterek, günler süren hazırlığın ardından 20 Temmuz gecesi Kıbrıs’a çıktıklarını söyledi.
Tekdal, “Komutanların emri üzerine 28. Tümen tümüyle boşaldı. Nöbetçi dahi kalmadı. Hepimiz Mersin’e hareket ettik. Mersin, Silifke, Taşucu civarında birkaç gün konakladıktan sonra 20 Temmuz akşamı bizden önce giden komandolar ve jandarmalar bize yer açmışlardı. Biz tanklarla çıktık” dedi.
Girne’ye ulaştıktan sonra batıya doğru ilerlediklerini anlatan Tekdal, Lapta ve çevresindeki bölgelerde görev yaptıklarını ifade etti.
“LEFKE’DE TÜRK BAYRAKLARINI GÖRÜNCE DUYGULANDIK”
Kıbrıs’ın farklı bölgelerinde görev yaptıklarını belirten Tekdal, Lefke’ye ulaştıkları sırada karşılaştıkları manzarayı da anlattı.
Tekdal, Lefke’de Türk halkının kendilerini Türk bayraklarıyla karşıladığını belirterek, “İçeriye girdik. Türk bayraklarını görünce herkes, yaşlı genç demeden bayraklarını çıkarıp bize gösterdi. ‘Biz Türk’üz’ dediler” ifadelerini kullandı.
Lefke’de herhangi bir direnişle karşılaşmamalarının büyük bir şans olduğunu söyleyen Tekdal, “Lefke’ye şükrediyoruz Allah’a ki bize mukavemet olmadı. Tek bir mukavemet olsaydı binlerce Türk ölebilirdi” diye konuştu.
“BİZİM AMACIMIZ İNSANLARI ÖLDÜRMEK DEĞİL, BARIŞTI”
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yalnızca askeri bir operasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Tekdal, harekâtın temel amacının Kıbrıs Türklerini korumak ve adaya barış getirmek olduğunu söyledi.
Tekdal, Kıbrıs’ta Türklerin yaşadığı zulümlere tanık olduklarını belirterek şöyle konuştu:
“1963 yılından daha öncesine dayanan olaylar vardı. İnsanlara işkence ediliyor, sağ insanları toprağa gömüyorlardı. Kadın, kız demeden götürüp işkence ediyorlardı. Bunları gözümüzle gördük. Türk kardeşlerimizin ve soydaşlarımızın yaşadığı zulmü hazmedemedik.”
“İKİ-ÜÇ YIL DAHA GEÇ GİTSEYDİK TÜRKLER KIBRIS’TA ÇOK AZ KALIRDI”
Harekâtın zamanlamasının önemli olduğunu savunan Tekdal, müdahalenin daha fazla gecikmesi durumunda Kıbrıs Türklerinin çok daha ağır kayıplar yaşayabileceğini ifade etti.
Tekdal, “Eğer biz iki sene, bilemedin üç sene daha geç gitseydik, belki de geriye kalan kardeşlerimizin büyük bir bölümü yok olacaktı. Türkler Kıbrıs’ta çok az kalacaktı. Şimdi huzur ve refaha kavuştu. Biz de mutluyuz, Kıbrıslılar da mutludur” dedi.
Tekdal, Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılmış olmaktan dolayı gurur ve mutluluk duyduğunu belirterek, “Bu vesileyle ben çok mutluyum. O gün karar alanları rahmetle anıyorum” diye konuştu.

“53 YILDIR AYNI DUYGULARI YAŞIYORUM”
Askerlik görevinin ardından geçen yıllara rağmen Kıbrıs günlerinin hafızasında canlılığını koruduğunu belirten Tekdal, bugün hâlâ o günleri anlatırken aynı heyecanı yaşadığını söyledi.
Tekdal, “53 yıldır ben askerden gelmişim. 53 yılda bugünkü gibi, dünkü gibi aynı zevk, aynı korku, aynı duygularla yine köylerime geliyorum. Bazen arkadaşlarıma anlatıyorum. Bu vesileyle anılarımızı taze tutuyoruz. Konuşmalarımız kaybolmasın, çocuklarımıza bildirelim diye anlatıyoruz” ifadelerini kullandı.
“KIBRIS’TA YAŞANANLAR ARŞİVLENMELİ”
Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında yaşananların gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirten Tekdal, Türkiye’de Kıbrıs konusunda daha kapsamlı bir arşiv oluşturulması çağrısında bulundu.
Tekdal, “1974 yılından bu tarafa Kıbrıs’taki olaylarımızı arşive alıp unutturmamak lazım. Çocuklarımıza, gerekirse okullarımızda bunları ders olarak da vermeliyiz diye düşünüyorum” dedi.
“TÜRK ASKERİ ÇOK CESUR VE ÖZVERİLİYDİ”
Harekât sırasında Türk askerinin sahip olduğu imkanlarla karşı tarafın silah gücünü kıyasladıklarını anlatan Tekdal, buna rağmen Türk askerinin gösterdiği cesaret ve fedakârlığın harekâtın başarısında önemli rol oynadığını söyledi.
Tekdal, “Türk askeri çok cesur, çok özveriliydi. Elimizdeki silahlarla onların silahlarını kıyasladığımızda, biz elimizde sadece bir boş kovan götürüyoruz gibi hissediyorduk. Onlarda çok modern silahlar vardı. Ama Türk askeri Kıbrıs’a bunları sokmadı. Yerli halkla beraber eziyet çekenleri ayırt ettik” dedi.
Tekdal, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında adada iki taraf açısından da yeni bir dönemin başladığını belirterek, “Bizim amacımız barıştı, insanları öldürmek değildi. Biz oraya huzur getirmek için gittik” diye konuştu.
“GENÇLER GEÇMİŞİ BİLMELİ”
Kıbrıs gazisi olarak en büyük sorumluluklarından birinin yaşananları gençlere aktarmak olduğunu ifade eden Tekdal, gazilerin anılarının kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti.
Tekdal, “Arkadaşlarımız gelsin, bunları anlatalım, başka yerlere de yayalım. O gün yaşananları gençler bilsin. Bizim yaşadıklarımız belleklerden silinmesin. Geçmişimizi çocuklarımıza aktaralım” dedi.
74 yaşındaki Kıbrıs Gazisi İsmet Tekdal, aradan geçen 53 yıla rağmen 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı anlatırken yaşadığı heyecanı korurken, gazilerin anılarının gelecek kuşaklara aktarılmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.





