Kitapta, Ağrı Dağı ve çevresinde yetişen bitkilerden, bölgenin doğal zenginliklerine kadar pek çok detaya yer veriliyor. Aynı zamanda yazar, okul yıllarını, meslek hayatını ve yaşadığı tecrübeleri samimi bir dille aktarıyor.

Eserin önemli bölümlerinden biri ise Azerbaycan’ın bağımsızlık süreci sonrasında yaşanan gelişmeler. Nahçıvan ve Bakü’de edindiği bilgi, deneyim ve dostlukları anlatan Karadağ, bu süreçte kurduğu arkadaşlıkları ve yaşadığı hatıraları okuyucuyla paylaşıyor. Karadağ, Nahçıvan gittiklerinde bir Azerbaycan Türk’ünün kendilerini misafir etmesi ,evine götürerek babası ve çocukları ile tanıştırmalarını, evin büyüğünün ben bir Türk görmüştüm o da Nuri paşaydı. Çocuklarım görmemişti onlarda görmüş oldu. Torunlarım size ellerini sürebilir mi şeklinde konuşması Azerbaycan Türklerinin Türkiye Türklerine olan sevgi ve özlemini gösteriyor. Karadağ, kitapta bu anısını yazması o anda arkadaşlarıyla gözyaşlarını tutmayıp ağlamalarını anlatması kitabın en güzel anılarından biri olarak kitapta yer alıyor.
Kitapta ayrıca yazarın aile bağlarına da geniş yer veriliyor. Uzun yıllar sonra akrabalarını bulma hikâyeleri, esere duygusal bir derinlik katıyor. Anılarla harmanlanan bu anlatım, okuyucuya hem bireysel hem de toplumsal bir yolculuk sunuyor.
Doğadan insan hikâyelerine uzanan geniş bir yelpazeye sahip olan Zirvede Kesişen Yollar, hatıra türüne ilgi duyan okuyucular için dikkat çekici bir eser olarak öne çıkıyor






