DAĞ YAMAÇLARINDAN EVLERE UZANAN GELENEK
Iğdır’da özellikle ağustos ayının ortalarından itibaren taşlık ve yüksek kesimlerde yetişen üzerlik otları, sabahın erken saatlerinde kırsal alanlara çıkan kadınlar tarafından tek tek toplanıyor. Kuru otların arasında bulunan üzerliklerin toplanması oldukça meşakkatli ve yorucu bir çalışma gerektiriyor.
Toplanan üzerlikler şehir merkezine getirildikten sonra çeşitli şekillerde işleniyor, süsleniyor ve evlerde kullanılmak üzere satışa sunuluyor.

NURCAN TUNA GELENEĞE YENİ BİR DOKUNUŞ GETİRDİ
Iğdır’ın kültürel değerlerini sosyal medya üzerinden tanıtan edebiyat öğretmeni Nurcan Tuna, üzerlik geleneğine farklı bir soluk getirmek amacıyla çalışma başlattı.
Kırsal bölgelerde kadınlardan satın aldığı üzerlikleri kendi tasarımlarıyla şekillendiren Tuna, bir süre sonra arkadaşlarının da desteğiyle üretimini genişletti.
Yaptığı ürünleri “Iğdır Yöresel” adlı sosyal medya hesabında paylaşan Tuna, beklemediği kadar yoğun ilgiyle karşılaştı.
Tuna, üzerlik yapımına ilk olarak hobi ve arkadaşına destek olmak amacıyla başladığını belirterek, zaman içerisinde bu çalışmanın kadınlar için aile bütçesine katkı sağlayan bir işe dönüştüğünü söyledi.
“KÜLTÜRÜMÜZE YENİ BİR NEFES VERMEK İSTEDİM”
Nurcan Tuna, yaptığı çalışmayı şöyle anlattı:
“Genellikle taşlık alanlarda yetişen bir bitkidir. Köylü kadınlarımız bunları işleyerek satışa sunuyorlardı. Ben de buna yeni bir soluk getirmek istedim. Köylü kadınlarımızın topladığı üzerlikleri parasıyla alıyorum. Bana lazım olan kısmı özellikle tomurcukları. Onları alıp kendi yaratıcı düşüncemi de katarak bu özelliğe yeni bir nefes verdim.”
Hazırladığı ilk çalışmayı sosyal medya hesabında paylaşmasının ardından yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Tuna, “Görenler çok beğendi. İnanın şu anda yaptığım tasarımlarla siparişlere yetişemiyorum. İlk başta tek başınaydım. Şimdi yanımda üç dört tane arkadaşım var.” dedi.
3-4 KADININ AİLE BÜTÇESİNE KATKI SAĞLIYOR
Üzerlikleri farklı modellerde hazırlayarak ekonomik değere dönüştürdüklerini belirten Tuna, çalışmalarının aynı zamanda kadınlara gelir kapısı olduğunu söyledi.
Tuna, “Tasarımlar yaparak bunları ekonomiye kazandırdım. Kültürümüze hem bir bakıma hizmet etmiş oldum hem de aile ekonomime katkı sağladım. Biz üç dört arkadaş şimdi bunları yaparak hem kültürümüze farklı bir özellik sunmuş olduk hem de kendi el harcamalarımızı, çocuklarımızın masraflarını karşılayarak eşlerimize yardımcı olmaya başladık.” ifadelerini kullandı.
EN BÜYÜK İLGİ GURBETÇİLERDEN
Hazırladığı üzerliklerin Iğdır dışından da yoğun talep gördüğünü belirten Tuna, özellikle yurt dışında yaşayan Iğdırlıların ürünlere büyük ilgi gösterdiğini söyledi.
Tuna, “İlk başta çok sevindim. Şimdi o kadar fazla sipariş geliyor ki özellikle gurbetçilerimiz çok talep gösteriyor. İl içinden aldığım siparişleri bekletip gurbetçilerimizin isteğini yerine getiriyorum. Bunları Kanada, Hollanda, Almanya, Belçika ve İsviçre gibi ülkelere götürdüler.” dedi.
“HER GÜN 4-5 TANE ÜRETİYORUZ AMA SİPARİŞLERE YETİŞEMİYORUZ”
Çalışmanın oldukça yorucu olduğunu ancak gördükleri ilgiden büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Tuna, “Şu anda yaptığımız işten 3-4 kadın arkadaşımız evine kazanç sağlamakta, çocuklarına fayda sağlamakta. Bu o kadar çok tutuldu ki biz siparişlere yetişemez hale geldik.” diye konuştu.
Tuna, sosyal medya üzerinden satışa sundukları ürünlere yönelik talebin her geçen gün arttığını belirterek, “Her gün 4-5 tane üretiyoruz. Hâlâ siparişlere yetişemiyoruz. İnsanlarımız o kadar ilgi ve talep gösterdiler ki yaptığımız iş bizi artık yormaya başladı diyebilirim. Gerçekten çok yorucu ve meşakkatli bir iş ama böyle güzel sonuçlar çıkınca biz de o yorgunluğu mutluluğa çevirebiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
ÜZERLİK, NAZARDAN KORUNMAK İÇİN KULLANILIYOR
Iğdır’da evlerin duvarlarına ve girişlerine asılan üzerlik, halk arasında özellikle nazardan korunma amacıyla kullanılıyor. Kurutulan üzerliklerin yakılmasıyla çıkan dumanın da geleneksel olarak nazardan korunmak amacıyla kullanıldığı ifade ediliyor.
Tuna, üzerliğin yörede yalnızca bir süs eşyası olmadığını, kültürel bir anlam da taşıdığını belirterek, “Daha çok nazara karşı kullanırız biz bunu. Bunu yakarken de bizim çeşitli manilerimiz vardır.” dedi.
Tuna, yörede söylenen manilerden birini de şöyle aktardı:
“Çıktım Ağrı Dağı’na, dedim yetiş ya Ali. Dedi nedir be çara, dedim derdime biçara. Dedi üzerlik dala.”
GELENEKSEL İNANIŞLARLA GÜNÜMÜZE TAŞINIYOR
Üzerlik, Türkiye’nin farklı bölgelerinde geleneksel uygulamalarda kullanılan, bozkır ve taşlık alanlarda yetişen çok yıllık otsu bir bitki olarak biliniyor. Halk kültüründe özellikle nazara karşı kullanılmasıyla öne çıkan üzerlik, tütsü olarak da değerlendiriliyor.
Iğdır’da ise kadınların el emeğiyle hazırlanan yeni tasarımlar sayesinde geleneksel üzerlik kültürü hem yaşatılıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlayan bir ürüne dönüştürülüyor.
Nurcan Tuna, bundan sonraki süreçte de farklı modeller hazırlamaya devam edeceklerini belirterek, “Bu işe öncelikle hobi olarak başladım. Daha sonrasında arkadaşlarıma maddi olarak destek olmaya başladı. Talep arttıkça biz de yapmaktan çok memnun kaldık. Herkesin siparişlerini bekliyoruz.” dedi.
Üzerlik yapan Gülcan Beder,bu işe arkadaşıma yardım amaçlı hobi olarak başladım yoğun istek olunca bende destek verip yapıyorum siparişlerinizi bekliyoruz”dedi.




