“Iğdır Üniversitesi bünyesinde açılması önerilen Uluslararası Karayolu Taşımacılığı ve Profesyonel Sürücülük Programı, klasik anlamda bir sürücülük eğitimi olarak değerlendirilmemelidir. Program; ağır vasıta sürüş teknikleri, yolcu taşımacılığı, uluslararası lojistik, ADR (Tehlikeli Madde Taşımacılığı), dijital
Sözer AKYILDIRIM
Öğretim Görevlisi, Iğdır Üniversitesi
Giriş;
Küresel ekonomide yaşanan dönüşümler, ulaştırma ve lojistik sektörünü yalnızca ekonomik faaliyetlerin destekleyici bir unsuru olmaktan çıkararak ülkelerin rekabet gücünü belirleyen temel stratejik alanlardan biri hâline getirmiştir. Üretim merkezlerinin dünya geneline yayılması, tedarik zincirlerinin (Internatıonal) uluslararası ve Asya ile Avrupa arasındaki ticaret hacminin sürekli büyümesi, güvenli, hızlı ve sürdürülebilir ulaştırma koridorlarının önemini her geçen gün artırmaktadır. Bu nedenle ülkeler yalnızca yeni ulaşım altyapıları inşa etmekle kalmamakta; aynı zamanda bu altyapıları işletecek nitelikli insan kaynağını yetiştirmeye yönelik eğitim politikalarını da yeniden şekillendirmektedir.
Türkiye, Avrupa ile Asya arasında doğal bir köprü konumunda bulunması nedeniyle uluslararası taşımacılık sisteminin merkez ülkelerinden biridir. Son yıllarda geliştirilen Orta Koridor, Kalkınma Yolu Projesi, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, Zengezur Koridoru ve Kars-Iğdır-Dilucu-Nahçıvan Demiryolu Projesi gibi yatırımlar, Türkiye'nin küresel lojistik ağlarındaki rolünü daha da güçlendirmektedir. Bu projeler yalnızca ulaştırma yatırımları değil; aynı zamanda dış ticaret, sanayi, istihdam, bölgesel kalkınma ve yükseköğretim politikalarını doğrudan etkileyecek stratejik dönüşüm alanlarıdır.
Bu dönüşümün merkezinde yer alma potansiyeline sahip illerden biri de Iğdır'dır. Uzun yıllar boyunca sınır ili olarak değerlendirilen Iğdır, yeni ulaşım koridorlarının tamamlanmasıyla birlikte Türkiye'nin Kafkasya, Nahçıvan, Azerbaycan, Türk Devletleri ve Orta Asya'ya açılan en önemli lojistik merkezlerinden biri olabilecek özelliklere sahiptir. Türkiye'de aynı anda Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, İran ve Ermenistan ile sınırı bulunan tek il olması, Iğdır'a uluslararası taşımacılık açısından benzersiz bir jeostratejik avantaj kazandırmaktadır.
Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi ve Kars-Iğdır-Dilucu-Nahçıvan demiryolu hattının tamamlanmasıyla birlikte Iğdır'ın yalnızca transit geçiş noktası değil; lojistik merkezler, gümrük hizmetleri, depolama alanları, dağıtım üsleri, bakım-onarım tesisleri ve uluslararası taşımacılık şirketlerinin faaliyet gösterdiği bir ekonomik çekim merkezi hâline gelmesi beklenmektedir. Böyle bir dönüşüm, ilin ekonomik yapısını değiştireceği gibi istihdam profili ve mesleki eğitim ihtiyaçlarını da yeniden tanımlayacaktır.
Ulaştırma sektöründe gerçekleştirilen büyük ölçekli altyapı yatırımlarının başarısı yalnızca otoyollar, demiryolları, sınır kapıları ve lojistik merkezlerin inşa edilmesine bağlı değildir. Bu sistemlerin etkin biçimde çalışabilmesi için uluslararası taşımacılık mevzuatını bilen, dijital lojistik teknolojilerine hâkim, güvenli sürüş kültürünü benimsemiş, yabancı dil iletişim becerisine sahip ve uluslararası standartlarda eğitim almış profesyonel sürücülere ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla fiziksel altyapı yatırımları ile insan sermayesine yönelik eğitim yatırımları birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak değerlendirilmelidir.
Nitekim Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) tarafından yayımlanan raporlar, profesyonel ağır vasıta sürücüsü açığının küresel ölçekte giderek büyüdüğünü göstermektedir. Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede yüz binlerce sürücü pozisyonu doldurulamamakta; mevcut sürücülerin yaş ortalamasının yükselmesi ve genç nüfusun sektöre yeterince yönelmemesi nedeniyle taşımacılık sektöründe ciddi bir insan kaynağı sorunu yaşanmaktadır. Bu durum yalnızca lojistik şirketlerini değil, üretimden ihracata kadar uzanan tüm ekonomik sistemi etkilemektedir.
Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise bu ihtiyaç daha da stratejik bir nitelik taşımaktadır. Son yirmi yılda ihracat hacmindeki artış, uluslararası taşımacılık filosunun büyümesi ve yeni ticaret koridorlarının devreye alınması, nitelikli sürücü ihtiyacını sürekli artırmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Zengezur Koridoru'nun faaliyete geçmesiyle birlikte Türkiye'nin Kafkasya ve Orta Asya'ya yönelik ticaret hacminde önemli artışlar beklenmektedir. Bu gelişme, özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'nde profesyonel sürücü, filo yöneticisi, lojistik operatörü ve taşımacılık uzmanı ihtiyacını daha da belirgin hâle getirecektir.
Bu noktada yükseköğretim kurumlarının rolü kritik önem taşımaktadır. Günümüz üniversitelerinden beklenen yalnızca mevcut iş gücü piyasasının taleplerini karşılamaları değil, gelecekte ortaya çıkacak ekonomik dönüşümleri öngörerek buna uygun eğitim programları geliştirmeleridir. Bölgesel kalkınma odaklı üniversite anlayışı, üniversitelerin bulundukları ilin ekonomik potansiyelini analiz ederek insan kaynağı planlamasına katkı sunmalarını zorunlu kılmaktadır.
Bu bağlamda Iğdır Üniversitesi bünyesinde açılması önerilen Uluslararası Karayolu Taşımacılığı ve Profesyonel Sürücülük Programı, klasik anlamda bir sürücülük eğitimi olarak değerlendirilmemelidir. Program; ağır vasıta sürüş teknikleri, yolcu taşımacılığı, uluslararası lojistik, ADR (Tehlikeli Madde Taşımacılığı), dijital takograf uygulamaları, sınır geçiş prosedürleri, gümrük mevzuatı, filo yönetimi, ulaştırma hukuku, akıllı ulaşım sistemleri, ilk yardım, yabancı dil ve mesleki etik gibi disiplinleri bir araya getiren uygulamalı bir yükseköğretim modeli olarak tasarlanmalıdır.
Böyle bir program yalnızca Türkiye'nin profesyonel sürücü ihtiyacını karşılamaya hizmet etmeyecek; aynı zamanda Iğdır'ın gelecekte oluşacak lojistik ekosistemine nitelikli insan kaynağı sağlayacaktır. Üniversite-sektör iş birliğini güçlendirecek, gençlerin istihdam edilebilirliğini artıracak, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve Türkiye'nin uluslararası taşımacılık alanındaki rekabet gücüne doğrudan katkıda bulunacaktır.
Bu araştırmanın temel amacı, Zengezur Koridoru ve Kars-Iğdır-Dilucu-Nahçıvan demiryolu projeleri ekseninde Iğdır'ın değişen Jeostratejik konumunu değerlendirmek; uluslararası taşımacılık sektöründe ortaya çıkacak nitelikli iş gücü ihtiyacını bilimsel veriler ışığında analiz etmek ve bu ihtiyaç doğrultusunda Iğdır Üniversitesi bünyesinde açılması önerilen Uluslararası Karayolu Taşımacılığı ve Profesyonel Sürücülük Programı için akademik, ekonomik ve sektörel gerekçeleri ortaya koymaktır. TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 33,6 milyon adede ulaşmıştır. Bu filonun yaklaşık 1,04 milyonunu kamyon, yaklaşık 202 binini otobüs ve yaklaşık 538 binini minibüs oluşturmaktadır. Kamyonların ortalama yaşı 18,4, otobüslerin ortalama yaşı ise 16,5 olarak hesaplanmıştır.
Bu veriler iki önemli sonucu ortaya koymaktadır. Birincisi, Türkiye'nin oldukça büyük bir ticari taşıt filosuna sahip olmasıdır. İkincisi ise bu filonun önemli bir bölümünün yaşlanmış olmasıdır. Araç filosunun yenilenmesiyle birlikte yeni teknolojiye sahip çekiciler, otobüsler ve dijital filo yönetim sistemleri devreye girecek; bu dönüşüm sürücülerin teknik yeterliliklerini daha da önemli hâle getirecektir.
Sonuç olarak bu çalışma, yalnızca yeni bir ön lisans programı sunmayı değil; Türkiye’nin yeni ulaştırma vizyonu ile yükseköğretim planlamasını aynı çatı altında buluşturan,bölgesel kalkınmayı insan sermayesi perspektifiyle ele alan ve geleceğin lojistik ekosistemine yönelik özgün bir eğitim modeli öneren stratejik bir bilimsel çalışmayı hedeflemektedir.
Bu kapsamda Iğdır Üniversitesi bünyesinde açılması önerilen TIR ve Otobüs Sürücülüğü Programı, başlangıçta yıllık 40-60 öğrenci kontenjanıyla faaliyete geçirilebilir. Programın tam kapasiteye ulaşması hâlinde her yıl yaklaşık 80-100 mezun vermesi mümkündür.
On yıllık bir perspektifte programdan mezun olacak yaklaşık 800-1.000 nitelikli profesyonel sürücü, yalnızca Iğdır'ın değil; Doğu Anadolu, Kafkasya bağlantılı lojistik hatları ve Türkiye'nin uluslararası taşımacılık sektörünün insan kaynağına katkı sağlayacaktır.
Bu model, üniversitenin yalnızca eğitim veren bir kurum olmasının ötesinde, bölgesel kalkınmayı destekleyen ve ulaştırma sektörünün gelecekteki iş gücü ihtiyacını planlayan stratejik bir aktör olarak konumlanmasına katkı sağlayacaktır.




