Aslında kriz, dünyanın bütün ülkelerinde yaşanan bir durum. Bundan, ekonomisi zayıf olan ülkeler daha fazla etkileniyor. Ülkemizde üretim yapan iller de dâhil olmak üzere birçok kentte inanılmaz derecede işsizlik hâkim. Elbette ekonomisi iyi olan, yaşanan krizi bir şekilde atlatabilecek birikime sahip iş insanları durumu bir şekilde idare edebiliyorlar. Ancak orta sınıf ve küçük esnaf bu durumdan inanılmaz derecede muzdarip. Şu an Iğdır’ı konuşacak olursak, “Yaprak kımıldamıyor” sözünü birebir yaşıyor diyebiliriz.

Hepimizin malumu, etrafımız ateş çemberi. ABD-İsrail-İran savaşı ile birlikte bölgede yaşanan ve petrole dayalı kriz artık gizlenemeyecek düzeyde; yediden yetmişe herkesi etkiliyor. Şu an itibarıyla 1 litre mazot 100 TL civarında. Doğal olarak nakliye sektöründe fiyat artışları ciddi bir maliyet oluşturuyor. Tarımda traktörüne mazot alamayan çiftçilerin ektikleri ürünleri biçemediğini, biçtiğinde ise para kazanamadığını hepimiz görüyoruz.

Ekonomik zorlukların hissedilir düzeyde yaşandığı bugünlerde, maliye ve vergi memurlarının esnafın üzerine gidiyor olması da yaşanan krizi daha da artırmakta ve orta ve küçük esnafın altından kalkamayacağı boyutlara ulaştığı görülmektedir.

Ülkemizin hemen hemen tüm illerinde birçok iş yeri kapanma aşamasına gelmiş durumda. Yetkililerin yaşanan bu gelişmeleri iyi tahlil etmesi gerekiyor. Tencereye uzanan el ve kaynamayan kazanın, yarınlarda ciddi sorunlara yol açacağı kesindir.

Bugün emekli veya SGK’lı bir işçi, aldığı maaş ile ev geçindirmekte zorlanıyor. İşveren ise asgari ücretin üzerinde bir ödeme yapabilecek güce sahip değil. Çok kazanıyor olsa, elbette daha fazla ödeme yapmasında hiçbir sorun olmaz. Ancak görüyoruz ki işveren de iş yerini çevirecek parayı tahsil edemiyor, iş yapamıyor, satış yapamıyor ve her geçen gün küçülmeye doğru ilerliyor.

Sosyal medyada veya enformasyon araçlarında sürekli dile getirilen, halkın muzdarip olduğu bu konular; ilgili makamlara iletilmesi, konuşulması, anlatılması ve önlem alınması amacıyla gündeme getiriliyor. Ancak uzun süren bir ekonomik krizin bir şekilde acilen çözülmesi gerekirken hiçbir şey olmamış gibi davranılması da doğru değildir.

Ülkede kriz var. İnsanlar iş yapamıyor, ellerindeki mevcut varlıklarını koruyamıyor ve her geçen gün küçülmeye doğru gidiyorlar.

Ekonomik krizin doğurduğu farklı sıkıntılar da baş göstermeye başladı. Her ilde tefecilik arttı. Tefeciye borcunu ödeyemeyenlerle tefeciler arasında kanlı olaylar yaşanmaya başladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek özellikle tefecilerin ve illegal işlerin üzerine gitmeye başladı.

Bu işlerin çıkış sebebi aslında işsizlikten kaynaklanmaktadır. İnsanların elinde para yoksa tefeciye başvurmak zorunda kalabiliyorlar. Çünkü bankalar, gayrimenkulü veya ipoteği olmayan işletmelere kredi tahsis etmekte zorlanıyor. Dolayısıyla her geçen gün artan hayat pahalılığı karşısında çareyi illegal tefecilerde arayan ve yüksek oranlarda faizle para alan işletmeler şu anda can çekişiyor.

Daha önce de söyledim: İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından başlatılan operasyonlar yüreğimize su serpiyor. Ancak bu sorun biter mi? Çok zor.

Iğdır Köylerinde Çevre Temizliği Seferberliği: Necefali, Kadıkışlak ve Çakırtaş’ta Mesai Sürüyor
Iğdır Köylerinde Çevre Temizliği Seferberliği: Necefali, Kadıkışlak ve Çakırtaş’ta Mesai Sürüyor
İçeriği Görüntüle

Çünkü çaresizlik, insanı her şeyi yapmaya itebilir. İnsanlarımız çaresiz kaldığında her türlü suç çetesinin kucağına düşebilir.

Çözüm hükûmettedir. Maliye Bakanlığı, bütçenin durumuna göre piyasayı rahatlatacak adımlar atmalı ve dünyada yaşanan krizden ülkemizin en az etkilenmesi için gerekli desteği sağlamalıdır.

Bugün Avrupa’da ticaretle uğraşan Iğdırlı hemşehrilerimizle konuştuğumuzda, bulundukları ülkelerde yaşadıkları sorunları net bir şekilde anlatıp içinde bulundukları zor şartları kaldıramayacak düzeye geldiklerini belirtiyorlar. Ancak Avrupa’da var olan imkânlar ile Türkiye’de var olan imkânlar aynı olmayabiliyor. Dolayısıyla Avrupa’dakiler yaşanan ekonomik sıkıntıları bir ölçüde tolere edebiliyor, biz ise edemiyoruz.

Ülkemiz, normal şartlarda gelişen ve üreten bir ülke. Ancak elde edilen varlıklar tabana tam anlamıyla yansımamaktadır. Dolayısıyla bu durum değiştirilmeli, insanların yaşam kalitesi artırılmalı ve gelir düzeyindeki açık kapatılmalıdır.

Muhabir: Haber Merkezi