Sözer AKYILDIRIM
Iğdır Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Türkiye'de son yıllarda hız kazanan kırsaldan kentlere göç, tarım ve hayvancılık sektörünü doğrudan etkilemektedir. Köy nüfusunun yaşlanması, genç nüfusun büyük şehirlerde farklı sektörlere yönelmesi, mera hayvancılığı yapan işletmelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır. Bunun en önemli sonuçlarından biri de nitelikli çoban eksikliğidir.
Türkiye bugün milyonlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvana sahip olmasına rağmen, sürü yönetimi konusunda eğitimli insan gücü yetersizdir. Bu nedenle birçok işletme yabancı uyruklu çoban çalıştırmakta, buna rağmen verimlilik istenilen seviyeye ulaşamamaktadır.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Iğdır'ın sahip olduğu coğrafi avantajlar dikkate alındığında, Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesine bağlı "Sürü Yönetimi ve Çobanlık Eğitim Programı" açılması bölgesel ve ulusal düzeyde önemli katkılar sağlayacaktır.
Hayvancılık, yalnızca et ve süt üretimi değildir. Aynı zamanda; gıda güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, ihracat, milli ekonomi açısından stratejik bir sektördür.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusun yaklaşık %75'i köylerde yaşarken, günümüzde bu oran tersine dönmüş; nüfusun büyük çoğunluğu şehirlerde yaşamaya başlamıştır.
Bu göç hareketi; meraların boş kalmasına, aile işletmelerinin kapanmasına, üretim maliyetlerinin artmasına, hayvancılık kültürünün zayıflamasına neden olmaktadır.
Son otuz yılda meydana gelen göç hareketleri nedeniyle; köy nüfusu yaşlanmıştır. Gençler hayvancılık yapmak istememektedir. Aile işletmeleri kapanmaktadır. Mera hayvancılığı azalmaktadır. Üretim maliyetleri yükselmektedir. Bunun sonucu olarak; et fiyatları yükselmiş, süt üretim maliyetleri artmış, yem giderleri yükselmiş, canlı hayvan arzı azalmıştır.
Türkiye, zaman zaman canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına yönelmiştir. İthalat, kısa vadede arzı artırmayı hedeflese de kalıcı çözüm sağlayamamaktadır. Çünkü temel sorun yalnızca hayvan sayısı değil; üretim maliyetleri, yem giderleri, verimlilik ve nitelikli iş gücü eksikliğidir.
İthal edilen hayvanların bakım ve yönetimi için de eğitimli personele ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle insan kaynağı sorunu çözülmeden ithalatın tek başına fiyatları kalıcı biçimde düşürmesi beklenmemektedir.
Çoban Bulma Sorunu
Bugün Türkiye'nin birçok ilinde hayvancılık yapan işletmelerin ortak sorunu eğitimli çoban bulamamaktır.
Başlıca nedenler şunlardır: mesleğin sosyal prestijinin düşük görülmesi, çalışma şartlarının ağır olması, kırsalda yaşamın cazibesini yitirmesi, genç nüfusun şehirleri tercih etmesi, mesleki eğitim eksikliği.
Birçok işletme; Afganistan, Suriye, Orta Asya ülkelerinden gelen işçilerle çalışmaktadır.
Ancak dil, iletişim, teknik bilgi ve uzun vadeli istihdam açısından çeşitli sorunlar yaşanabilmektedir.
Modern Hayvancılıkta Çobanın Değişen Rolü
Günümüzde çoban yalnızca hayvan güden kişi değildir.
Modern sürü yöneticisi;
hayvan davranışlarını analiz eder,
sürü kayıtlarını tutar,
doğumları takip eder,
hastalık belirtilerini erken fark eder,
mera planlaması yapar,
hayvan refahını gözetir,
dijital takip sistemlerini kullanabilir,
GPS ve elektronik kulak küpesi verilerini değerlendirebilir,
Temel Biolojik güvenlik kurallarını uygular.
Dolayısıyla "çobanlık" günümüzde teknik bilgi gerektiren profesyonel bir meslek hâline gelmektedir.
Dünyadan Örnekler
Hayvancılıkta gelişmiş ülkelerde sürü yöneticiliği ayrı bir uzmanlık alanıdır.
Örneğin; Yeni Zelanda'da mera yönetimi, Avustralya'da sürü yöneticiliği, Hollanda'da süt sığırcılığı yönetimi, İsviçre'de Alp meracılığı, İspanya'da koyunculuk yönetimi mesleki eğitim programlarıyla desteklenmektedir. Bu ülkelerde uygulamalı eğitim, teknoloji kullanımı ve sertifikasyon sistemi öne çıkmaktadır.
Neden Iğdır Üniversitesi?
Iğdır; geniş mera alanlarına, küçükbaş yetiştiriciliği potansiyeline, büyük baş işletmelerine, Kars, Ardahan, Ağrı ve Erzurum gibi önemli hayvancılık merkezlerine yakın konumuna, Nahçıvan, Ermenistan ve İran ile sınır ticareti avantajına sahiptir.
Bu nedenle Iğdır Üniversitesi;
Doğu Anadolu'nun sürü yönetimi konusunda uzman yetiştiren merkezi olabilir.
Önerilen Eğitim Programı
Program Adı
Sürü Yönetimi ve Çobanlık Eğitimi Programı
Ve ya
Modern Çobanlık ve Sürü Yönetimi Sertifika Programı
Eğitim Süresi
6 ay
1 yıl
Ve ya ön lisans düzeyinde iki yıllık program
Şeklinde planlanabilir.
Dersler
Teorik
Hayvan Anatomisi
Hayvan Davranışları
Besleme
Yem Bitkileri
Sürü Yönetimi
Mera Yönetimi
Hayvan Refahı
Hayvan Sağlığı
Zoonoz Hastalıklar
Temel Veteriner Bilgisi
İş Sağlığı ve Güvenliği
Tarım Ekonomisi
Dijital Tarım Teknolojileri
GPS ile Sürü Takibi
Akıllı Hayvancılık Sistemleri
Uygulamalı
Doğum Takibi
Aşılama Yardımcılığı
Kırkım
Sağım
Küpeleme
Çoban Köpeği Eğitimi
Drone ile Sürü Takibi
Mera Kullanımı
Sürü Sevk ve İdaresi
Acil Durum Müdahaleleri
Üniversite-Sektör İş Birliği
Program;
Tarım ve Orman Bakanlığı,
Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birlikleri,
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri,
Ziraat Odaları,
Tarım Kredi Kooperatifleri,
Özel çiftlikler ile iş birliği içinde yürütülebilir.
Öğrenciler eğitimlerinin önemli bölümünü doğrudan işletmelerde tamamlayabilirler.
Beklenen Kazanımlar
Bu programın hayata geçirilmesiyle; nitelikli sürü yöneticileri yetişecektir, hayvan ölümleri azalacaktır, doğum verimi artacaktır. Süt verimi yükselecektir. Et üretiminde verimlilik artacaktır. Mera kullanımı iyileşecektir. Genç nüfus için yeni bir meslek alanı oluşacaktır. Kırsal da istihdam güçlenecektir. Göçün azaltılmasına katkı sağlanacaktır. Bölgesel kalkınma desteklenecektir.
Sonuç ve Değerlendirme
Türkiye'de hayvancılığın temel sorunlarından biri yalnızca hayvan sayısının yetersizliği değil, üretimi sürdürecek nitelikli insan kaynağının eksikliğidir. Kırsaldan kentlere göç, bu açığı daha da derinleştirmiş; özellikle eğitimli çoban ve sürü yöneticisi bulma güçlüğü, işletmelerin verimliliğini olumsuz etkilemiştir. Hayvancılığın sürdürülebilirliği için insan kaynağına yatırım yapılması, damızlık hayvan ve yem politikaları kadar önemlidir.
Bu çerçevede, Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesinde uygulamalı eğitim esasına dayalı bir "Sürü Yönetimi ve Çobanlık Eğitimi Programı" açılması stratejik bir adım olacaktır. Böyle bir program yalnızca Iğdır'ın değil, Doğu Anadolu ve Türkiye'nin hayvancılık sektörüne hizmet edecek nitelikli teknik personelin yetişmesine katkı sağlayacaktır. Üniversite, kamu kurumları ve sektör temsilcileri arasında kurulacak güçlü iş birlikleri sayesinde bu girişim, bölgesel kalkınma ve gıda arz güvenliği açısından örnek bir model hâline gelebilir.
Politika Önerileri
YÖK tarafından zootekni bölümlerinde "Sürü Yönetimi" odaklı ders ve sertifika programları teşvik edilmelidir.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile üniversiteler arasında ortak eğitim ve uygulama çiftlikleri kurulmalıdır.
Mezunlara istihdam garantisi sağlayacak kamu-özel sektör iş birlikleri geliştirilmelidir.
Gençlerin bu alana yönelmesini teşvik etmek amacıyla burs, staj desteği ve başlangıç hibeleri sunulmalıdır.
Akıllı hayvancılık teknolojileri (GPS, elektronik küpeleme, sürü yönetim yazılımları, sensör sistemleri) eğitim müfredatına entegre edilmelidir.
Iğdır'ın yanı sıra Kars, Ardahan, Ağrı ve Erzurum'u kapsayan bölgesel bir "Hayvancılık Eğitim ve Uygulama Ağı" oluşturulmalıdır.




