Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde bu yıl 5’incisi düzenlenen Tarım Ekonomisi Buluşmasına, Türkiye’nin dört bir yanından yaklaşık 3 bin kişi katıldı.
Iğdır’dan programa katılan işletme sahipleri, Ziraat Bankası Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat ile bir araya geldi.
İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde sabah saat 08.00’de başlayan program, akşam saat 19.00’da sona erdi.

Ziraat Bankası tarafından düzenlenen 5. Tarım Ekonomisi Buluşması’na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile 3 binin üzerinde çiftçi katıldı.
Programın açılış konuşmasını Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar yaptı. Çakar, Ziraat Bankasının tarihçesini, faaliyet alanlarını, çiftçilere ve esnafa sağladığı destekleri rakamlarla anlattı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yaptıkları konuşmalarda, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi için yürütülen çalışmalar ve sağlanan destekler hakkında bilgi verdi.

Erdoğan Düşük Faizli Kredi Müjdesi Verdi
Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada çiftçinin yanınında olduğunu belirterek şöyle dedi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması programında yaptığı konuşmada, “42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz, 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl beş bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması programına katılarak bir konuşma yaptı.
Programa vesile olan, 1863'ten beri tarımın en büyük destekçisi Ziraat Bankası'nı tebrik ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toprağın bitirdiği her ürünü, sudaki, karadaki, havadaki her canlıyı Allah'ın nimeti olarak gören, nimeti ise aziz bilen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa, nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız, laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü, millî hafızamıza boşuna kazınmamıştır" ifadelerini kullandı.
Âşık Veysel'in "Kara Toprak" şiirinin bir bölümünü okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu irfanının en müstesna temsilcilerinden olan şairin bu şiirinde hem toplumun kültürüne hem de toprakla kurduğu gönül bağına işaret ettiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ibretlerle dolu bir kıssayı paylaşmak istediğini belirterek, şunları söyledi: "Büyük bir tüccar kuraklık mevsiminde zor durumda kalan yaşlı bir çiftçiye gider. Şöyle bir teklifte bulunur, 'Gel bu tarlayı bana ver. Tüm borçlarını sileyim, üstüne de para vereyim' der. Yaşlı çiftçi toprağına bakar ve tüccara şu cevabı verir, 'Oğul, sen benim borcumu silersin ama bu toprak her bahar benim açlığımı siliyor. Sen parayı bir kere verirsin, toprak bana her yıl ekmek veriyor. Ben tarlayı satarsam önümüzdeki yıl borcum olmaz ama yiyecek ekmeğim de olmaz. Bu söz üzerine tüccar ısrarından vazgeçer. Evet, tarım hem insan için hem de insanlığın geleceği için bu derece önemlidir, hayatidir, yeri doldurulamazdır. Büyük medeniyet inşa edenler ancak toprağın, rüzgârın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, pek çok özelliği yanında bir nimet medeniyeti de olan Türk medeniyetinin varislerinin başında değerli çiftçilerin yer aldığını söyledi.
Sofralardaki ekmekten, bulgur, peynir ve zeytine kadar hemen her gıdada çiftçilerin emeği ve alın teri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere teşekkür ederek çalışmalarının bereketlenmesini diledi.
“SUYUN, TOPRAĞIN, HAVANIN KİRLETİLMESİNİN BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabiatın nankörlük etmeyeceği gibi kendine nankörlük edeni de affetmeyeceğini, küresel düzeyde karşılaşılan iklim krizi ve afetlerin, modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu oluştuğunu dile getirdi.
Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'de "İnsan kirlenirse su ile yıkanır, su kirlenirse ne ile yıkanır?" dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın, havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz. Tarım alanları ve temiz su yataklarının yerleşime açılmasının, zararlı kimyasallarla ekolojik sistemin bozulmasının ceremesini çekiyoruz. Toprağa ve suya emanet olarak değil, sömürülecek bir meta olarak bakan vahşi kapitalist zihniyet, bugün yaşadığımız sorunların baş sorumlusudur" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin hiçbir dahli olmadığı hâlde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık. Tarımla birlikte turizme, ticarete, çevreye de zarar veren afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl, yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız, şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor" diye konuştu.
"117 ÜLKEYE TOHUM İHRAÇ EDİYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasatlar yapıldıkça, rekolte açısından çiftçinin yüzünün de gülmeye başladığını anlatarak, "Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz. Ülkemizde 206 çeşit tarım ürünü yetişiyor, bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz, tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz" açıklamalarında bulundu.
Bu sabah Haziran ayı ihracat rakamlarının açıklandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "2026 Haziran ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız, yüzde 3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise yüzde 23,3 oranında artarak 2,8 milyar dolar oldu. İlk altı ayın toplamı da yüzde 3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2025'i tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık, bu yılın ilk altı ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0,99 geldi. Açıklanan veriler, ekonomimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz. 42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz. 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık, bu yıl beş bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz."
"SU VE SULAMA ALANINDA 11 BİNE YAKIN ESERİ HALKIMIZIN HİZMETİNE SUNDUK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu rakamların ve başarıların tesadüfen elde edilmediğini belirterek, çiftçilerle el verip çalıştıklarını, çabaladıklarını ve bu seviyeye ulaştıklarını söyledi.
Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik. Son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz."
Türkiye'nin, çiftçisine sağladığı destekler bakımından OECD ortalamasının yaklaşık iki katı düzeyinde yer aldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, birileri gibi şov yapmıyor, istismar yapmıyor, sadece iş yapıyoruz" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çiftçiyle bütünleşmek, kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık.' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakârlık kokan, şov kokan hareketlerdir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz siyasi cingözlülüklerdir. Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye ne millete ne çiftçilerimize hayrı olur. Ne demiş atalarımız, 'Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.' Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez. Zaten uğraştıkları, didiştikleri konuların basitliğine baktığımızda bırakın milleti, kendilerine bile hayırlarının olmadığının hepimiz görebiliyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gece gündüz demeden ülke, 86 milyon vatandaş, özellikle istikbalin teminatı olan gençler için çalıştıklarını vurguladı.
Sadece tarımda, hayvancılıkta, üretimde değil, her alanda Türkiye'yi şaha kaldırmanın, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözerek büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını sonuna kadar açmak istiyoruz" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin nasıl hayırlı bir proje olduğunun günden güne daha net anlaşıldığını dile getirerek, şunları kaydetti: "Bakınız, bundan üç gün önce Hakkâri’miz anlamlı bir spor müsabakasına ev sahipliği yaptı. 2025-2026 sezonu Büyükler Güreş Süper Lig Finalleri, Hakkâri’nin doğa harikası Cennet Cehennem Vadisi'nde gerçekleştirildi. 200 sporcumuz Cilo Dağları'nın eteklerinde, yeşilin bin bir tonuyla bezeli, 3000 rakımlı yaylada mindere çıktı. Bir zamanlar terörün karanlık gölgesinin düştüğü dağlarımız, şimdi sporla turizmle birbirinden güzel etkinliklerle yeniden hayat buluyor. Sürecin sağladığı güven ortamının spordan istihdama, turizmden ticarete hemen her sektöre olumlu tesiri oluyor. Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz."
Terör meselesi tamamen çözüldüğünde milletin en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dağlarımız daha bir şekillenecek, ovalarımız daha bir bereketlenecek, yaylalarımız daha bir güzelleşecek, nehirlerimiz daha bir coşkun akacak, tarlalarımızın verimi inşallah daha da artacak. Güvenlik endişesi nedeniyle gerileyen hayvancılık yeniden canlanacak. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da huzur kök saldıkça, bunun estirdiği bahar havasını inşallah 86 milyonun tamamı, 81 ilimizin her biri hissedecek. Allah'ın izniyle bu hayırlı süreç neticelendiğinde ekonomimiz daha da güçlenecek, üretimimiz daha da artacak, kardeşliğimiz daha da pekişecek. Cumhur İttifakı olarak büyük emek verdiğimiz bu süreci sizlerin de duası ve desteğiyle inşallah başarılı bir şekilde hedefine ulaştıracağız" diye konuştu.
TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK MÜJDELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünü sevindirecek haberleri paylaşacağını ifade ederek, şunları söyledi: "İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl anapara ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkânı sunacağız. İkinci haberimiz, atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. İki yıl geri ödemesiz, sekiz yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız" diye konuştu.
Tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde desteklediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar, sekiz yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkânı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak, küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası yönetimini bu buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ederek, 5'inci Tarım Ekosistemi Buluşması'nın çiftçi ve üreticiler başta olmak üzere millet için hayırlara vesile olmasını diledi.





