GENÇLER, BU TARİH SİZE EMANET: 20 YANVAR

20 Ocak 1990 gecesi, Bakü sokaklarında tanklar ilerledi. Silahsız sivillerin üzerine kurşun yağdırıldı. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar hedef alındı. O gece karanfiller kana boyandı, asfaltlar şehit kanıyla yıkandı.

Ama bilinsin ki; O kurşunlar Azerbaycan Türkü’nün iradesini kıramadı. O tanklar bağımsızlık ateşini söndüremedi.

20 Yanvar, bir katliam olduğu kadar bir direniş destanıdır. Azerbaycan halkı, canı pahasına esareti reddetmiş; “Özgürlük” diyerek ayağa kalkmıştır.

Bu direniş yalnızca Azerbaycan’ın değil, bütün Türk dünyasının vicdanında yankı bulmuştur. Kanlı Ocak, Türk cumhuriyetlerine bağımsızlık yolunda bir örnek, bir cesaret kaynağı olmuştur.

Biz Türk milleti olarak şunu çok iyi biliyoruz: Acılarımız ortaktır. Tarihimiz ortaktır. Kaderimiz birdir.

Bize yapılanları unutmayacağız. Şehitlerimizi unutmayacağız.
Ama sadece acılarımızı değil, zaferlerimizi de unutmayacağız.

Sevgili gençler,

Bazı tarihler vardır; takvim yapraklarında sıradan görünür ama bir milletin kaderini değiştirir.
20 Yanvar, işte o tarihlerdendir.

Siz o geceyi yaşamadınız. Tank sesleriyle uyanmadınız,
karanfillerin kana karıştığını görmediniz.
Ama bugün özgürce konuşabiliyorsanız,
bayrağa bakınca başınız dik duruyorsa, bilin ki bunun bir bedeli vardır.

O bedelin adı: 20 Yanvar’dır.

1990 yılının o karanlık Ocak gecesinde Bakü sokaklarında yürüyenler asker değildi. Onlar sizin yaşınızdaki gençlerdi. Hayalleri vardı, umutları vardı, en önemlisi özgür yaşamak istiyorlardı.

Silahları yoktu. Ama cesaretleri vardı. Ve tanklara karşı duran bir yürek, her silahtan daha güçlüydü.

Geleceğimizin teminatı olan Sevgili Gençler,

Özgürlük size hazır bir miras gibi sunulmuş olabilir. Ama şunu unutmayın:
Özgürlük miras değildir, emanettir. Ve emanetler korunmazsa kaybedilir.

Bugün bir paylaşımı geçip gidebilirsiniz.
Bir anma törenini “uzak” ya da “resmî” bulabilirsiniz.
Ama tarih, ilgisiz kalanları affetmez. Çünkü unutulan her acı,
bir gün yeniden yaşanır.

20 Yanvar’ı anlamak sadece Azerbaycan’ı sevmek değildir.
Bu, adaletten yana olmaktır. Bu, zulme alışmamaktır.
Bu, haksızlık karşısında susmamaktır.

Bakü’de akan kan, yalnız Bakü’nün değildir.
O kan, Iğdır’da da yürekleri yakmıştır.
Çünkü biz, iki devlet ama tek yüreğiz.

Sevgili Gençler,

Siz hatırlarsanız tarih yaşar.
Siz anlatırsanız hakikat güçlenir.
Siz susarsanız, zulüm cesaret bulur.

Bu yüzden sizden bir ricam değil, bir sorumluluk hatırlatıyorum:
20 Yanvar’ı sadece anmayın, sahiplenin. Okuyun, araştırın, sorgulayın, yazın ve anlatın. Çünkü bu tarih, sizin geleceğinizin sessiz temelidir.

Ve unutmayın:
20 Yanvar bir yas günü değil,
Bir Milletin Ayağa Kalktığı Gündür.