Sevgili okuyucular,

İran’da 1 dolar yaklaşık 150 bin civarında. Ekonomi kötü, insanların alım gücü düştü, geçim sıkıntısı yaşanıyor ve halk bazı şehirlerde sokağa çıkarak kötü ekonomiyi protesto ediyor.

İran halkı, demokratik hakkını kullanarak kötü ekonomiyi sağduyulu bir şekilde eleştirmekte ve yönetimden çözüm talep etmektedir. Hani deniyor ya “molla rejimi” diye… Eğer İran’da Suudi Arabistan’da olduğu gibi bir rejim olsaydı, insanlar demokratik haklarını kullanıp sokağa çıkamaz, taleplerini dile getiremezlerdi.

Hatta İran’a taş atan birçok ülkede insanlar özgür olduklarını sadece sanıyorlar. “Sokağa çıkıp hayat pahalılığını protesto ediyoruz” deseler, önlerine polis ordusu dikilir ve hepsi derdest edilir. Yani sözde demokrasinin var olduğu söylenen birçok ülkede halk, İran’da olduğu gibi sokağa çıkamaz.

Ülkemizde bulunan bazı basın-yayın organları ile sosyal ağlarda dolaşan ve çoğu eski olan görüntülerin, özellikle ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı’nı gözaltına almasının ardından yeniden servis edilmesi, bilinçli olarak yaratılan bir algı operasyonundan başka bir şey değildir.

İran’da gösteriler vardır, ancak bu gösteriler sunulduğu gibi değildir. Çatışma çıkan bölgelerdeki protestolar, PKK’nın İran uzantısı PEJAK tarafından organize edilen ve çok az sayıda grubun iştirak ettiği eylemlerdir. Bu gösteriler ekonomiyle alakalı olmayıp, tamamen İsrail güdümlü yapılmak istenen provokasyonlardır. İran, mutlaka bununla ilgili gereğini yapacaktır.

İran’da asıl hayal kırıklığı, Türk nüfusu ayaklandırmayı başaramamalarıdır. En fanatik taraftar gruplarından biri olan TRAKTÖR taraftarları, bozkurt işareti yaparak “Biz Türkler vatana ihanet etmeyiz” sloganları atmaktadır.

İran’ın hem coğrafi olarak hem de nüfus olarak yarısından fazlası Türk’tür. Türkler, İsrail savaşı başta olmak üzere, vatanlarına sımsıkı bağlı kalarak duruşlarını göstermektedirler.

Bu durum, birçok kişinin uykusunu kaçırmaktadır.

Aklı başında olan hiç kimse vatanının dağılmasını istemez. Suriye, Irak, Afganistan ve Libya gibi ülkeler ortadayken, aptalca heveslere kapılanlar sadece kendilerine ve çocuklarına kötü gelecekler hazırlarlar.

Bugün İran Azerbaycanı’ndan yükselen ses, İran’ın sigortasıdır. Aslında biraz daha geniş pencereden bakacak olursak, İranlı Türklerinin onurlu duruşu Türkiye’yi de güvence altına almaktadır. Çünkü İran, ABD ve İsrail eliyle düşerse Türkiye çok zor süreçler yaşar. Zira Türkiye de konunun ciddiyetinin farkındadır.

Yani satılık bazı kişilerin ABD ve İsrail himayesine girip atıp tutmalarına bakmayın. O tipler, aldıkları para kadar bağırır, çağırır; işleri bittiğinde de sırtlarını dönüp giderler.

Bu nedenle üzerine basarak söylüyorum: Uydurulmuş mezhebi taassuplarla kör cahilce hareket etmek, sözde karşı çıkılan ABD, İsrail ve İngiltere’nin değirmenine su taşımaktan öteye geçmez.

Herkes aklını başına almalıdır. Türkiye ve İran, Suriye ve Irak gibi ülkeler değildir. Bu coğrafyalarda yaşanacak bir olumsuzluk, Avrupa’yı da içinden çıkamayacağı büyük bir belaya sürükler.