Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in attığı en önemli adımlardan biri, genç ve donanımlı isimleri devlet yönetiminde görevlendirmesi olmuştur.

Aslında bu, Azerbaycan’ın uzun yıllar alışık olduğu bir yönetim anlayışı değildi. Devlet kademelerinde genellikle daha ileri yaşlardaki yöneticileri görmeye alışmıştık.

Ancak yurt dışında eğitimlerini tamamlayıp ülkelerine dönen Azerbaycanlı gençler, edindikleri bilgi ve tecrübeyi devlet yönetimine taşımaya başladı. Dünyaya entegre bakış açılarıyla önemli görevler üstlendiler ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in çalışma ekibinin güçlü bir parçası haline geldiler. Bugün Azerbaycan’ın birçok alandaki gelişiminde bu kadroların önemli katkısı bulunmaktadır.

Bu isimlerden biri de 1979 doğumlu Hikmet Hacıyev’dir.

Dünya medyası Hikmet Hacıyev’i çoğu zaman Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak tanıtıyor. Oysa resmi görevi Cumhurbaşkanlığı İdaresi Dış Politika Dairesi Başkanlığıdır. Cumhurbaşkanı ile sürekli birlikte çalışır, dış politika ve devlet yönetiminin birçok önemli sürecinde yanında yer alır. Mütevazı kişiliğiyle de takdir toplar. Basın tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak anıldığında ise bunun düzeltilmesini istemez. Çünkü kendisine duyulan saygının ve verilen değerin bir göstergesi olarak bu şekilde taltif edilmektedir.

Hikmet Hacıyev, bilgi birikimi, donanımı, yabancı dillere hakimiyeti, özgüveni ve sade yaşam tarzıyla Azerbaycan’da öne çıkan devlet adamlarından biridir. Sokakta karşılaşabileceğiniz, yanına rahatlıkla gidip konuşabileceğiniz, insanları dikkatle dinleyen ve iletişime açık bir bürokrattır.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile aynı tempoda çalışabilmek de kolay değildir. Saatlerce hiçbir nota ihtiyaç duymadan konuşabilen, dünya siyasetini yakından takip eden, gelişmelere anında hakim olup güçlü değerlendirmeler yapabilen bir liderle birlikte görev yapmak takdir edersiniz ki ciddi bir hazırlık ve birikim gerektirir.

İşte Hikmet Hacıyev de bu ekibin başarılı isimlerinden biridir. Kendisiyle birebir sohbet etme ve yakından tanıma fırsatı bulmuş biri olarak onun bu vizyonuna dikkat çekmek istedim. Elbette Azerbaycan’da onun gibi görevini başarıyla yerine getiren birçok değerli bakan ve bürokrat da bulunmaktadır.

Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir toplantıda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte bulunan Hikmet Hacıyev, kendisi hakkında çirkin ifadeler kullanan sözde bir gazeteciye son derece sakin bir şekilde yaklaşarak, "Vatana ihanet eden insanlara acıyorum." sözlerini kullandı. Bu tavrı ve kullandığı ifade kısa sürede gündem oldu.

Karşısındaki kişinin devletine yönelik düşmanca söylemlerine ise, "Benim hakkımda ne söylüyorsanız beş katını daha söyleyebilirsiniz." diyerek karşılık verdi. Böylece provokasyon yaratmak isteyen kişiyi, sakinliği ve vakur duruşuyla şaşkına çevirmiştir.

Muhalefet Başkadır, İhanet Başkadır

Bir ülkenin liderini sevmeyebilirsiniz. Politikalarını beğenmeyebilir, sert şekilde eleştirebilirsiniz. Bu en doğal haklardan biridir. Ancak hakaret etmek, küfretmek ve ülkenin düşmanlarını sevindirecek davranışlar sergilemek ne hukuken ne de ahlaken doğru değildir.

Yönetimi eleştirmek herkesin demokratik bir hakkıdır. Fakat haklılığınızı seviyeyi düşürerek değil, üslubunuz ve ortaya koyduğunuz fikirlerle gösterebilirsiniz.

Hikmet Hacıyev’in de ortaya koyduğu yaklaşım tam olarak budur. Devlet büyüklerine hakaret etmek ya da küfürle konuşmak hiçbir zaman doğru bir yöntem değildir. Bir yandan ahlaktan söz edip diğer yandan toplum içinde sinkaflı ifadeler kullanan insanların söyledikleri de doğal olarak örnek olma niteliğini kaybeder.

Muhalefet edebilirsiniz, eleştirebilirsiniz, düşüncelerinizi sözlü ya da yazılı olarak dile getirebilirsiniz. Ancak hiç kimsenin küfretme hakkı yoktur.

Hikmet Hacıyev'in sergilediği duruş bana göre son derece olgun ve kişilikliydi. Bir diplomatın göstermesi gereken profesyonelliği en doğal haliyle ortaya koydu. Zaten dikkat çekmek istediğim nokta da tam olarak budur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve çalışma ekibi, hem yurt içinde hem de yurt dışında devleti temsil ederken ciddi, soğukkanlı ve profesyonel bir duruş sergilemektedir.

Sevgili okuyucular,

Topluma ahlak dersi verdiğini düşünen insanlar, eğer bunu hakaret ve küfür üzerinden yapıyorsa, söyledikleri sözlerin topluma örnek olması da mümkün değildir.

Özel hayatta bir arkadaşınızla yaptığınız konuşmayı çocuklarınızın yanında aynı rahatlıkla yapabiliyor musunuz? Eğer yapamıyorsanız, toplum içinde de kullanılmaması gereken sözleri normalleştirmemek gerekir.

Konuyu toparlayacak olursam, Sayın Hikmet Hacıyev sadece görevini yapan bir bürokrat değil, aynı zamanda devletini temsil ederken üslubunu ve vakarını koruyan bir devlet adamıdır. Farklı görüşler elbette olabilir. Ancak devlet ciddiyeti, temsil kabiliyeti ve nezaket her zaman kalıcı iz bırakır.

Ben de kendisini yakından tanımış olmaktan memnuniyet duyuyorum. Bazen insanlar makamlarıyla değil, sergiledikleri duruşla hafızalarda yer ederler. Bana göre Hikmet Hacıyev de bu isimlerden biridir.

İyi ki kendisini tanımışım.

İyi ki bir merhabamız var.