İsrail son günlerde sürekli, Azerbaycan deyimiyle “gicişip” duruyor. Yani kaşınıyor.
Temizlik işçisinin soytarı bir gence, “Oğlum bak git.” dediği o video geldi aklıma.
ABD ve İsrail, İran karşısında dünyanın gözü önünde mağlup oldular. Süper güçler, İran karşısında neye uğradıklarını şaşırdılar ve İran’ı yıkmak için giriştikleri savaşta kendileriyle birlikte Batı’nın da karizmasını yerle bir ettiler.
İsrail, dümenini kaybeden bir tekne misali dalgalar arasında bir sağa, bir sola çarpa çarpa geldi. Şimdi de Türkiye’nin kıyılarına çarpmaya başladı.
Suriye üzerinden oyunlar oynayan, aylarca sığınak deliğinden çıkamayan, o sığınaklardaki tecavüzlere bile müdahale edemeyen bir ülke iken, yeniden o sığınaklarda ebediyen kalmak istiyorlar.
Bak oğlum, Şara, Mara ile bizi karıştırma. Onların boynuna Trump parfüm sıkarak yönetiyor. Şişirilmiş ve satılmış bir balondur onlar. Sen Suriye’de Şam’ı, hatta Emevi Camisi’ni bile bombalasan oradan sana sapanla bile bir taş atmazlar. Bunu biliyorsun.
Suriye’de bulunan Türk varlıklarına yönelik bilinçli yaptığın bu saldırılar karşılıksız kalmaz.
Emin ol, o sığınaklarda bok içinde kalırsınız.
Türkiye Cumhuriyeti, senin oyuncak zannettiğin bir ülke değil.
Bu ülke, öyle üç beş çapulcuya bırakılacak kadar kolay kurtulmuş bir ülke değildir.
Atatürk ve silah arkadaşları yoktan var ettiler bu ülkeyi.
Kurtuluş Savaşı’na katılmamak için medreselere sığınarak savaşa gitmeyen sözde Müslüman kılıklılarla vatan evlatlarını bir sanma.
Tamam, her fırsatta “Ben Türkiye’de 60-70 tarikat kurdum.” diyorsun ve bu sözüne ülkemizdeki hiçbir tarikattan yalanlama gelmiyor. Ama o milyar dolarlara sahip tarikatların bizler ruhlarını biliyoruz.
En güçlüsü FETÖ’ydü, ihanetlerinin bedelini ödediler. Bakmayın siz sonradan tövbeleri kabul olanların yine el bebek, gül bebek yapıldığına. Olsun, biz yine de onların kimler olduklarını biliyoruz.
Sizlerin kurduğu cemaatlerden birisi buydu, sırada diğerleri var. FETÖ kalkışmasında vatan evlatları nasıl sokağa döküldüyse, her türlü ihanete karşı halkımızın aynı reaksiyonu göstereceğinden emin olabilirsiniz.
Daha doğrusu, sizin kurduklarınız size hizmet edebilirler.
İran’da da hizmet edenler vardı, hepsi darağacını boyladı.
Vatanına ihanet edenin cezası darağacıdır.
Şimdi sen kalkmış, merhum Ahmet Kaya’nın dediği gibi, tüpün kaçağını çakmakla kontrol eden bir millete sürtünüyorsun.
Bak oğlum, gicişme, çek git…
Biz çok konuşmayız. Şov yapmaz, polemiğe girmeyiz. Ama seni şimdilik çıktığın sığınak deliğine yine sokarız.
Tüm planınız Türkiye’yi, Azerbaycan’ı ve bölgedeki Kürtleri İran’a karşı savaşa sokmaktı. Planlarınız tutmadı. Kendinize paralı asker bulmaya çalışıyordunuz, olmadı.
Şimdi başka şeyler peşindesiniz. Amacınız bir şekilde Türkiye’yi savaş ortamına çekmek. Eğer bu işe kalkışırsanız, İran da Türkiye’ye destek pozisyonu alır ve bu rüzgar sizi yok eder.
İyisi mi sen haddini anla. Gazze, Filistin ve Lübnan’dan uzak dur, Filistin’de aldığın canların diyetini öde, bölgeden el çek ve kabuğuna çekil.
Aksi halde seni Arap devletleri de kurtaramaz.
Eminim, benim yazdıklarımı siz de düşünmüşsünüzdür.
Benden söylemesi, biz Kurtuluş Savaşı çocuklarıyız. Biz, hani şu “Çılgın Türkler” var ya, işte tam onlarız.
Haddini aşan biri olduğunda hepimiz Atatürk’üz, Kürşat’ız, Alparslan’ız, Fatih’iz, Nene Hatun’uz, Mete Han’ız, Oğuz Han’ız, Attila’yız, Şah İsmail’iz, Şamil’iz.
Benden söylemesi, bizi başkalarıyla karıştırma.