Eskiden terör vardı. Şimdi Terörsüz Türkiye var.
Eskiden Ağrı Dağı’na uzaktan bakılıyordu, şimdi her gün dağcılar dağları geziyor.
Eskiden şehirler arası yolculuklarda önümüzün PKK tarafından nerede kesileceği korkusu vardı, şimdi gece yol kenarında piknik yapanlar var.
Eskiden şehit cenazelerinde “Kahrolsun PKK” sloganı vardı, şimdi “Sayın Abdullah Öcalan” sloganları var.
Eskiden iktidar zırhı kuşanıp her türlü suçu işleyenlere soruşturma yoktu, şimdi hesap soruluyor, ifadeye çağırılıyor, topladıkları geri alınıyor.
Eskiden işlenen cinayetlerin üzeri örtülüyordu, şimdi açılıyor.
Eskiden Melih Gökçek, polemik yaşadığı kişilere “Alman uşağı” diyordu, şimdi çocukları Alman vatandaşı olmak için çırpınıyor.
Eskiden AK Parti ve onun liderine olmadık sözler diyenler, şimdi AK Partilileri gölgede bırakacak şekilde savunuyor, hatta AK Partililer bile gördüklerine inanamıyorlar.
Eskiden PKK’lı olmak suç sayılıyordu, şimdi PKK’lı olanlar ödüllendiriliyor.
Eskiden Apo için ip atıyorlardı, şimdi “önder”, “lider” güzellemesi yapıyorlar.
Eskiden Davutoğlu, IŞİD için “Sünnilerin hırçın çocuklarıdır.” diyordu, şimdi daha dün içinde yer aldığı partiyi yolsuzlukla suçluyor.
Eskiden bir CHP vardı, şimdi iki CHP, bir de her iki CHP’den de uzaklaşanlar var.
Eskiden DEM Parti’de Alevilere göstermelik sempati vardı, şimdi Alevilerin yok edilmesi konuşuluyor.
Eskiden DEM ve MHP karşı karşıyaydı, şimdi sadece Ankara’da kuzu sarması, sahada zafer ve bozkurt işareti var.
Eskiden tek vatan, tek bayrak, tek millet vardı, şimdi bu söylemleri dile getirenlere ırkçı gözüyle bakılıyor.
Eskiden söylemler daha kutuplaştırıcıydı, şimdi kardeşlik, birlik ve ortak yaşam ifadeleri kullanılıyor.
Eskiden seçilenlere devlet kayyum atıyordu, şimdi DEM Parti kendi kayyumunu atıyor.
Eskiden devlet kayyum atadığında ortalık karışırdı, şimdi DEM Parti atadığında kimseden çıt çıkmıyor.
Eskiden parlamenter sistem vardı, şimdi başkanlık sistemi var. Galiba yine parlamenter sisteme dönülecek.
Anlayacağınız, tüm alışkanlıklar artık yer değiştirmiştir.
Şu “eskiden” diye başlayan cümle var ya, onun karşısına yüzlerce değişimi ekleyebilirsiniz.
Bu benim aklıma ilk gelenlerdi. Sizler okuduğunuzda kim bilir hafızanızdan neleri geçireceksiniz.
Yani değişti birçok şey ve değişmeye de devam ediyor.
En basitinden, başına ödül konulan ve kırmızı bültenle aranan kişilerin Suriye devlet yönetimine getirilmesi, bölgemizde meydana gelen değişimlerin ne kadar geniş kapsamlı olduğunu açık seçik ortaya koymaktadır.
Bu değişimler dalgası, İran’ın İsrail ve ABD karşısında yenilgiye uğraması durumunda çok daha farklı şeyler yaşıyor olacaktık.
Allah’tan, İran, siyonist ve emperyalistlerin hesap edemediği bir güçle karşılık verince hesapları suya düştü. Yoksa Türkiye dahil Ortadoğu’ya düşünülen yeniden yapılanma çok daha farklı olurdu.
Bariz örneği Gazze ve Filistin olarak düşünebilirsiniz.
On binlerce insan katledildi, kimse kılını bile kıpırdatamadı.
Bakalım Mevlam neyleye…