Gazetecilik, sadece yazı yazmak, haber yapmak ya da birilerini eleştirmek değildir. Gazetecilik aynı zamanda sorumluluk, vicdan, objektiflik ve meslek ahlakı gerektirir.
Bazen bir gazeteci, zaman içerisinde eski popülerliğini kaybettiğini, yazılarının eskisi kadar okunmadığını veya internet sayfasının yeterince ilgi görmediğini düşündüğünde yeniden gündeme gelmenin yollarını arayabilir. Bu yolların en kolayı ise çoğu zaman tanınmış bir isme sataşmak, onun üzerinden polemik oluşturmak veya kamuoyunun dikkatini çekecek iddialar ortaya atmak olur.
Çünkü bilinir ki; bir gazetecinin yazdığı haber değil, tanınmış bir isimle yaşadığı polemik daha hızlı konuşulur.
Geçtiğimiz günlerde Iğdır’da buna benzer bir olay yaşandı.
Iğdır’a gelen gazetecilerinden biri, Sayın Bakan ile birlikte salona giren ve Bakan ile ilgilenen Iğdır Milletvekili Sayın Cantürk Alagöz’e, “Bana niye selam vermedin?” şeklinde sitemde bulundu. O anlar videoya alındı ve sosyal medyada yayımlandı.
Sonrası malum…
Iğdır kamuoyu bu görüntülere kayıtsız kalmadı. Çok sayıda hemşehrimiz, Sayın Alagöz’e sahip çıkarak görüşlerini dile getirdi. Aslında ortaya çıkan en önemli sonuç şuydu: Iğdır insanı, kendi değerlerine ve seçilmiş milletvekiline sahip çıkma konusunda gerektiğinde birlik olabiliyor.
Gelen tepkilerin ardından söz konusu gazeteci, Sayın Cantürk Alagöz ile görüştüğünü ve konunun kapandığını belirten bir paylaşım yaptı.
Ben 53 yıllık gazeteciyim.
Bu uzun meslek hayatım boyunca dostlarım da oldu, beni sevmeyenler de. Hakkımda çok yazılar yazıldı, çok eleştiriler yapıldı. Bir iki istisna dışında hiçbirine cevap vermedim.
Bana zaman zaman, “Serdar Hoca, filanca seni yazmış, neden cevap vermiyorsun?” diye soranlar oldu.
Ben de hep şunu söyledim:
“Ben cevap verip onu kahraman mı yapacağım? Eğer amacı yeniden gündeme gelmek ve popüler olmaksa, buna neden ben hizmet edeyim?”
Bugün Sayın Cantürk Alagöz’ün yaptığı da bana göre bundan farklı değil.Sıfırdan başlayıp koskoca holding kuran vekilimiz Cantürk Alagöz de”bu tür raconları bildiği için cevap vermeyip malum şahsı “kahraman”yapmadı.
Ancak Iğdırspor’a sahip çıktığı ilk dönemlerde bile bazı çevrelerin bundan rahatsız olduğunu hepimiz gördük. Siyasete girdikten sonra hakkında yazılmadık, söylenmedik söz de kalmadı.Dün aleyhte yazı yazanlar bugün kuzu postuna bürünmüş görünselerde perde arkasında tilki gibi planlar yapıyorlar..!!
Dün aleyhinde yazanların bir kısmının bugün farklı görüntüler vermesi ise kimsenin gözünden kaçmıyor.
Sayın Cantürk Alagöz’ün elbette eksikleri olabilir. Hataları olabilir. Yapamadıkları, yetişemediği işler olabilir. Bir milletvekilini eleştirmek de gazetecinin ve vatandaşın en doğal hakkıdır.
Ancak eleştiri ile kişisel polemik arasında büyük bir fark vardır.
Iğdır’ın yıllardır birikmiş sorunları bir günde çözülecek sorunlar değildir. Kentimizin ulaşımından istihdamına, tarımından sanayisine, sınır ticaretinden altyapısına kadar onlarca kronik meselesi bulunmaktadır. Bunların çözümü zaman, irade ve Ankara’da güçlü takip gerektirir.
Benim gördüğüm kadarıyla Sayın Cantürk Alagöz, seçildiği günden bu yana Iğdır’ın ve Iğdırlının yanında olmaya çalışmaktadır. Maddi ve manevi anlamda birçok hemşehrisine destek verdiği de bilinmektedir.
Elbette bunları söylerken “Cantürk Alagöz hiç hata yapmaz” demiyorum.
Tam tersine, yanlış yaptığında eleştirelim, eksik kaldığında söyleyelim, Iğdır için daha fazlasını isteyelim.
Ama eleştiri yaparken de hakkaniyeti elden bırakmayalım.
Şunu da unutmayalım:
Bugün Iğdır’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İktidardan bir milletvekili vardır.
Belki her sorun hemen çözülemiyor. Belki bazı beklentiler karşılanamıyor. Ancak Iğdır’ın Ankara’da bir temsilcisinin bulunması bile başlı başına önemlidir. Milletvekilimizin Iğdır’ın sorunlarını Ankara’da gündeme getirmesi, ilgili bakanlıklarla görüşmesi ve şehrin taleplerini takip etmesi küçümsenecek bir şey değildir.
Gelelim işin başka bir boyutuna…
Son yaşanan olayın ardından insanın aklına ister istemez bazı sorular geliyor.
Bu polemik neden şimdi ortaya çıktı?
Neden özellikle Sayın Cantürk Alagöz üzerinden böyle bir tartışma yaratıldı?
Iğdırspor’a verdiği destek, Azerbaycan’daki itibarı, Azerbaycan ile olan yakın ilişkileri ve Iğdırspor formasında SOCAR isminin yer alması bazı çevreleri rahatsız ediyor olabilir mi?
Acaba Sayın Alagöz’ü yıpratmaya yönelik daha büyük bir hesap mı var?
Hatta insan ister istemez daha büyük komplo ihtimallerini de düşünüyor:
Bu işin arkasında Ermeni diasporasının veya Iğdır-Azerbaycan ilişkilerinden rahatsız olan bazı çevrelerin etkisi var mı?
Elbette bunlar şu aşamada benim sorularım ve düşüncelerimdir. Ortada bunu doğrulayacak somut bir belge veya bilgi olmadan kimseyi suçlamak doğru değildir.
Fakat gazetecilik biraz da “Neden?” sorusunu sormaktır.
Ben de soruyorum:
Neden şimdi? Neden Cantürk Alagöz? Neden böyle bir polemik?
Cevabını zaman gösterecek.
Şunu ise çok net söylemek isterim:
Iğdır’ın insanlarını birbirine düşürerek, kişisel polemiklerle gündem oluşturarak, tanınmış insanların üzerinden popülerlik sağlamaya çalışarak Iğdır’a hiçbir fayda sağlanmaz.
Iğdır’ın ihtiyacı kavga değil, birliktir.
Iğdır’ın ihtiyacı kişisel hesaplaşmalar değil, ortak akıldır.
Iğdır’ın ihtiyacı birbirini yıpratan insanlar değil, şehrin geleceği için birlikte mücadele eden insanlardır.
Ben 53 yıllık gazetecilik hayatımda şunu öğrendim:
Bugün yazdığınız yazı unutulur, bugün yaptığınız polemik unutulur, bugün kazandığınız birkaç tıklama da unutulur. Ama bıraktığınız gazetecilik anlayışı ve insanların hafızasında bıraktığınız iz kalır.
Bu nedenle herkesi biraz daha sağduyuya, biraz daha vicdana ve biraz daha Iğdır sevdasına davet ediyorum.
Kişisel hesaplarımızı bir kenara bırakalım.
Çünkü Iğdır hepimizin.
Ve Iğdır’ın kaybedecek bir tek insanı bile yok.Aklıma delice sorular geliyor ama şimdilik bu kadar diyelim..