Bu Kalp Seni Unutur mu Aziz Müdürüm…
Bazı insanlar görev yapar, bazıları ise iz bırakır.
Bazıları makamı doldurur, bazıları ise gönüllerde yer edinir.
Ve bazı vedalar vardır ki, sadece bir tayin haberi değildir; bir şehrin sessizce içini burkan ayrılıktır.
İşte Aziz Gün'ün Iğdır'dan ayrılışı da benim için böyle bir vedadır.
İki yıl...
Takvim yapraklarında belki kısa bir süre. Ama bu iki yıla sığdırılan emek, gayret ve hizmet yıllarla ölçülemez.
Gazetecilik hayatım boyunca Iğdır'a gelen çok sayıda Millî Eğitim Müdürü gördüm. Başarılı olanlar da oldu, başarısız olanlar da... Bugün hâlâ isimleri saygıyla anılan Hakan Cırıt ve Servet Canlı gibi eğitim yöneticileri varsa, inanıyorum ki yıllar sonra Aziz Gün ismi de aynı saygıyla anılacaktır.
Çünkü o, makamında oturan bir müdür olmadı.
Sahada oldu.
Okullarda oldu.
Öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin arasında oldu.
Gece gündüz demeden çalıştı.
Göreve başladığı ilk günden itibaren eğitimde başarı çıtasını yükseltmek için mesai kavramı tanımadı. Açılan ücretsiz destek kurslarından yaklaşık iki bin öğrenci faydalandı. Bu çalışmaların sonucunda LGS başarısında önemli bir yükseliş sağlandı. Bu başarı tesadüf değildi; alın terinin, planlamanın ve fedakârlığın eseriydi.
Ancak Aziz Gün'ü farklı kılan yalnızca akademik başarı değildi.
Onun insan tarafı çok güçlüydü.
Emekli öğretmenleri unutmaması, Öğretmenler Günü'nde onlarla bir araya gelmesi, yıllarını eğitime vermiş insanlara gösterdiği vefa, karakterinin en güzel göstergelerinden biriydi.
Bir başka yönü daha vardı ki, bence en kıymetlisi buydu...
Her konuşmasında "vatan", "millet", "bayrak" sevgisini dile getirdi.
Bu sözleri sadece kürsülerde söylemedi.
Hayata geçirdi.
Bu topraklarda Ermeni çetelerinin yaptığı katliamların gelecek nesiller tarafından unutulmaması için büyük gayret gösterdi. Şehit Türkler Anıtı ve Müzesi'nde ellerinde Türk bayraklı ,yaklaşık üç bin öğrencinin katılımıyla düzenlenen programlar, Hakmehmet ve Oba köylerindeki şehitlik ziyaretleri, çocuklara tarih bilinci kazandırmak için gösterdiği çaba hafızalardan silinmeyecek.
Elbette bu çalışmaların hayata geçirilmesinde dönemin Valisi Sayın Ercan Turan'ın da önemli katkıları ve destekleri vardı. Birlikte ortaya koydukları bu hassasiyet, Iğdır'ın tarihine ve milli hafızasına değerli bir miras bıraktı.
Aziz Gün, görev yaptığı süre boyunca sadece eğitim yöneticisi olmadı.
Türk milletinin değerlerine gönülden bağlı bir Anadolu evladı olduğunu her fırsatta gösterdi.
Bugün Iğdır'dan ayrılıyor...
Doğrusunu söylemek gerekirse Iğdır adına üzgünüm.
Belki iki yıl daha kalsaydı yapılacak daha çok güzel iş vardı.
Ama hayatın ve görevlerin kendine göre gerekçeleri var.
Onun gitmesini gerektiren haklı mazeretleri olduğunu da biliyorum.
Bu yüzden kendi adına seviniyorum.
Çünkü inanıyorum ki gideceği yerde de aynı heyecanla, aynı inançla ve aynı samimiyetle hizmet etmeye devam edecek.
Sevgili Aziz Müdürüm...
Hani yıllardır dillerden düşmeyen bir şarkı vardır ya...
"Bu kalp seni unutur mu?"
İnanın, Iğdır da sizi unutmayacaktır.
Sizi; makamınızla değil, mütevazılığınızla...
Sizi; protokoldeki yerinizle değil, çocukların gözlerindeki umutla...
Sizi; verdiğiniz talimatlarla değil, dokunduğunuz hayatlarla hatırlayacaktır.
Yolunuz açık olsun.
Yeni görevinizde başarılarınız daim olsun.
Allah yolunuzu, bahtınızı açık etsin.
Vatanını, bayrağını ve Türk milletini seven Anadolu'nun yiğit evladı...
Ardınızda güzel izler bıraktınız.
İnsan gider...
Ama geride bıraktığı güzel izler, yıllarca yaşamaya devam eder.
Hoşça kal Aziz Gün Müdürüm…
Serdar Ünsal
Gazeteci – Yazar