Geçtiğimiz gün Iğdır Valiliğinin düzenlediği temizlik kampanyasına iştirak eden Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün yanına gelen bir vatandaş, “Kardiyoloji’de doktor yok, randevu alamıyoruz.” deyince, kendisinden “İddiaya var mısın?” şeklinde bir karşılık aldı.
Bunun üzerine sosyal medyada birtakım yorumlar yazıldı, çeşitli sözler sarf edildi. Bir gün sonra ise Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, yapımı devam eden 400 yataklı hastanenin inşaatını ziyaret ettiğinde gazetecilerin sorusu üzerine duruma açıklık getirerek şöyle dedi.
Alagöz, “Yanıma gelen arkadaş Kardiyoloji’de doktor olmadığını, randevu alamadığını söyleyince ben de ilgili arkadaşlara sorun, bakalım böyle bir durum var mı yok mu diye söyledim. Kardiyolojide randevu sorunu olmadığını bildiğim için de iddaya varmısın dedim. Elbette bütün hastanelerde benzer sorunların olması muhtemeldir.” dedi.
Yani bu gibi olayları kişiselleştirmek ve olayı provoke etme noktasına taşımak doğru değildir. Çünkü ülkemiz genelinde hastanelerde yaşanan yoğunluğu herkes biliyor.
Avrupa’da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde hastanelerde yaşananlarla ülkemizdeki hastaneler arasında ciddi farklar olduğunu söylemek mümkündür. Sağlık hizmetleri konusunda Türkiye’nin dünya ülkeleri içerisinde önemli bir noktada olduğu bir gerçektir. Devlet hastanelerindeki sağlık hizmetlerinin maliyeti konusunda da Türkiye ile birçok ülkenin karşılaştırılması mümkün değildir.
Ancak bazı branşlarda insanların randevu almakta zorluk yaşadığı da bir gerçektir. Bunu da şöyle değerlendirmek gerekiyor. Bir doktorun günlük hasta bakma kotası Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiştir. Buna rağmen birçok doktor bu kotanın çok çok üzerinde hastaya bakmakta ve imkânlarının üzerinde bir performansla hizmet vermektedir.
Yani siz randevu alamadığınızda doktor boş oturuyorsa elbette hepimiz haklıyız. Ancak doktor randevu alamadığımız aynı gün içerisinde belirlenen kotanın 4-5 katı fazla hastaya bakıyorsa, bu durumda doktor sayısının ülke genelinde artırılması ve hastanelerin kapasitesinin 2-3 katına çıkarılması gerektiği ortaya çıkıyor.
Elbette bugünkü Türkiye’de böyle bir şeyin kısa sürede yapılması mümkün olmayabilir. Tıp fakülteleri her yıl binlerce mezun veriyor ve mezun olan doktorlar hastanelerde görev yapıyor. Buna rağmen doktor sayısı yine de yeterli olmayabilir.
Iğdır özelinde konuya yaklaşacak olursak, düne kadar Iğdır’dan il dışına giden hasta sayısı örnek veriyorum 1000 ise bugün bu sayı 200’e düşmüş, Iğdır’a gelen hasta sayısı dün 200 ise bugün 1000’e çıkmıştır.
Bu şu demek oluyor. Iğdır’da doktor olmasa, hastane doğru düzgün çalışmasa ve sağlık hizmetleri yeterli olmasa dışarıdan buraya hastalar gelmezdi.
Biz nasıl Van’a, Erzurum’a ve kısmen Kars’a gidiyorsak, bölgemizdeki yakın ilçelerden de Iğdır’a hastalar geliyor. Örneğin Doğubayazıt, Kağızman, Diyadin, Taşlıçay, Digor ve Nahçıvan’dan hastalar Iğdır’a gelerek Iğdır Devlet Hastanesine giriş yapıyor.
Hastanedeki yoğunluğu hepimiz biliyoruz. Günlük yaklaşık 10 bin kişinin giriş çıkış yaptığı Iğdır Devlet Hastanesinde fiziki yetersizlik de göz önüne alındığında, bunca insana ve bunca hastaya eksiksiz hizmet verebilmek siz de takdir edersiniz ki mümkün olmayabiliyor.
Bugün itibarıyla yapımı devam eden 400 yataklı devlet hastanesi tamamlandığında, içerisindeki donanımlarıyla birlikte fiziki anlamda çok daha geniş ve kapasiteli bir hastane halkımıza hizmet verecektir.
Sağlık sorunu dün başlayan bir sorun değil. Sağlık sorunu uzun yıllardır ülkemizin ve ilimizin sorunudur.
Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz göreve henüz üç yıl önce geldi. Üç yıl içerisinde devlet hastanesinin projesini onaylattı, yapımını kararlaştırdı, ihalesi gerçekleştirildi ve yüklenici firma şu anda çalışmalarını sürdürüyor. İnşaatın 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.
Bu, şehrimiz için önemli bir kazanımdır.
Bir Iğdırlı olarak sağlıkla ilgili varsa bir sorun sizlerin yaşadığı her türlü sorunu bende yaşıyorum. Olumsuzluk ve güzellik hepimiz için geçerlidir. Ama geçmişle kıyaslanmayacak kadar başarılı bir sağlık hizmeti verildiğini söyleyebilirim.
Bugün itibarıyla tekrar ediyorum. Gönül ister ki randevu almak isteyen her bir hastamız, gönül rahatlığıyla aynı gün randevu talep ettiğinde randevusunu alabilsin, aynı gün doktora gidebilsin ve aynı gün tedavisini tamamlayabilsin.
Ancak olumsuzluklar olmuyor değil, oluyor. Bazı branşlarda doktor yetersizliği olabilir, yığılma olabilir. Bu sebeplerden ötürü randevu alınamıyor olabilir.
Birçoğumuzun başına gelmiştir. Başka illerde Randevu talep ettiğimizde altı aydan önce randevu verilmiyor. Bir MR çektireceğimizde veya bir cihaza bağlı bir hastalığımız olduğunda üç ay, beş ay, hatta altı ay gibi zaman dilimlerinde randevu verilebiliyor. Bu da insanlarımızı mağdur ediyor. Yani demem o ki benzer sorunlar ülke genelinde var. Iğdır bu konuda çevre illerden daha başarılı hizmet veriyor.
Ben beklerdim ki yorum yazan arkadaşlar şunu da söylesinler:
“Cantürk Alagöz, Iğdır’ı bir sağlık merkezi hâline getirmek amacıyla 400 yataklı hastaneyi Iğdır’a kazandırdığınız için teşekkür ederiz.”
Bardağın her zaman boş tarafından bakmamak lazım.
Emek verenlerin emekleri göz ardı edilmemeli. Sürekli eleştiri kültürüyle bir şeyler talep edilmemeli. Arada bir yapılan güzellikleri de görmek gerekiyor. Atılan doğru adımları takdir etmek, verilen hizmetlere teşekkür etmek gerekiyor.
Geçmişte Iğdır’da yapılan yatırımlara baktığımızda, binbir güçlükle basit yatırımları ancak alabildiğimizi unutmamalıyız. Şimdiyse göğsümüzü gere gere, istediğimiz birçok şeyi bir şekilde Iğdır’a kazandırabiliyoruz.
Bunun mimari, hiç kimse kusura bakmasın, Milletvekili Cantürk Alagöz’dür.
Her seferinde söylüyorum ama inanın unutuluyor. Bu nedenle tekrar etmek durumunda kalıyorum.
50 yıldır Ünlendi Barajı 50 tane siyasetçi gördü ama hiç kimse bu konuda sonuca varamadı. Bugün bu yatırımın hayata geçirilmesi konusunda Cantürk Alagöz’ün girişimlerini ve katkılarını takdir etmek gerekiyor.
Nitekim Tuzluca Barajı da bugüne kadar hep sözde kalan bir yatırımdı. Hiç kimse bu işle ilgili bir adım atamadı, bir arpa boyu yol alınamadı.
Bugün Tuzluca Barajı’nda yoğun bir çalışma yürütülüyor. Hatta Iğdır’daki kapalı boru sisteminin projesi tamamlandı ve bugünlerde ihaleye çıkacak. Bundan belki de birçok kişinin haberi yok.
Bu, büyük bir yatırım. Iğdır Ovası’nı erozyondan kurtaracak ve gelecek yüzyıllarda daha verimli bir Iğdır için, ekilebilir alanlarımızı artıracak önemli bir projedir.
Geçtiğimiz gün Tuzluca’da bulunan Göktaş Göleti’ni birlikte ziyaret ettik. Baraj bitme aşamasına geldi. Bu baraj DSİ tarafından yapılıyor ve Tuzluca’da yaklaşık 140 hektarlık araziyi tek başına sulayacak.
Tuzluca Devlet Hastanesi bitirildi. Bir takım teknik işlemlerinin ardından bugünlerde faaliyete girecek.
Ayrıca Aralık Devlet Hastanesi de yapıldı ve bugünlerde hizmete girdi veya girecek.
Gerek sağlıkta, gerek Millî Eğitimde ve gerekse ilin diğer yatırımlarına baktığımızda gerçekten azımsanmayacak yatırımlar gerçekleştiriliyor, önemli hizmetler veriliyor.
Iğdır tarihinde hiç görüldü mü bu kadar bakanın bu kadar sık aralıklarla Iğdır’ı ziyaret edip gitmesi?
Bu artıları görmezden gelmemiz, aslında kendimize ve ilimize gösterdiğimiz ilgisizliği yansıtır.
Eleştirelim, eksikleri dile getirelim, daha iyisini isteyelim. Ancak bunu yaparken yapılan güzel işleri, verilen emekleri ve şehrimize kazandırılan yatırımları da görmezden gelmeyelim.