Son günlerde Azerbaycan’da yaşanan başörtüsü meselesi, Türkiye’nin ana gündem maddesi hâline geldi. Önüne gelen, Azerbaycan sanki bizim bir vilayetimizmiş gibi eleştiri yapıyor.

Önceki yazımda da belirttim: Arkadaş, bize ne bundan? Biz neden Azerbaycan’ın iç işlerine karışıyoruz?

Azerbaycan’da kadına tanınan özgürlükler, kadına verilen haklar sanki bizim ülkemizde varmış gibi gidip Azerbaycan’daki başörtüsü meselesini konuşuyoruz.

Bu, bizim düne kadar siyasi malzememiz değil miydi? Yaşananları ne çabuk unuttunuz!

Allah türban diye bir emir vermedi; hicap, edep ve ahlak emri verdi. İnancından ötürü başını örten bir kadına yerden göğe kadar saygı duyarım. Ama türban siyaseti yapanlara saygı duymak zorunda değilim. Bir yanda türban siyaseti yapıp öte yanda Allah’ın emirlerine aykırı her türlü eylemi yapanlar, bana türban siyasetinden dem vurmasınlar.

Ülkemizde “imanlı nesil” diye yola çıkıldı. Gençlerin hâli ortada! Uyuşturucu ve fuhuş almış başını gidiyor.

Ülkedeki uyuşturucu satıcılarının tamamı yakalansa koyacak cezaevi bulunmaz. Düşünün, içici sayısı ne kadar!

Bırakın başka şehirleri, sokakta dolaşan genç kızların giyimi sizi hiç rahatsız etmiyor mu? Yani neslimizin nereye doğru gittiğine bakmayıp okula giderken başlarının kapalı olmasını ölümüne savunmak, bana göre doğru bir yaklaşım değildir.

Ayrıca ülkemizde işsizlik sorunlarını çözdük, türbanlı bacılarımızın tamamını iş sahibi yaptık, ekonomimizi düzelttik; bir tek Azerbaycan’daki başörtüsü sorunu kaldı, öyle mi?

Azerbaycan İsrail’e gaz veriyor, petrol veriyor. Evet, veriyor, doğrudur. Peki, bu gaz ve petrol nereden gidiyor? Uzaydan mı gidiyor? Türkiye üzerinden gidiyor ve Türkiye bu boru hatlarından pay alıyor. Türkiye ile İsrail arasındaki yıllık ithalat ve ihracatın boyutundan haberiniz var mı?

Sözüm ona, bizim yaptığımız ticaretten kime ne? Türkiye, İsrail’le ticaretini kendi menfaati için kesmiyor da Azerbaycan neden kessin?

Türkiye, İsrail’e bir dünya laf çakıyor; İsrail de Türkiye’ye laf atıyor. Madem araları çok gergin, o zaman kessinler ticareti! Neden kesmiyorlar? Üstelik ticareti her geçen gün artırıyorlar.

Devletlerin kendi çıkarları vardır. Savaşmadıkları sürece ticaret yaparlar. Biz duygusal bakıp tepki verebiliriz ama devletler duygusal bakamaz.

Hem sonra siz kimsiniz ki Azerbaycan’a bunları söyleme hakkını kendinizde görüyorsunuz?

İlla birine bir şey mi demek istiyorsunuz?

Suriye’nin başına getirilen Colani’ye, Golan Tepeleri’ni neden İsrail’e hediye ettiğinin hesabını sorsanıza!

Körfez ve Arap ülkelerine, milyarlarca dolarınızı ABD ve İsrail’e neden verdiğinizi, Filistin ve Gazze’nin yıkılmasına neden müsaade ettiğinizi sorsanıza!

İran’ın İsrail’e attığı füzeleri havada vurmaya çalışan sözde Müslüman ülkelere çemkirsenize!

Gazze’ye sınırı olan Mısır’ın neden gümrük kapısını açmadığını, neden yalnızca ilaç gönderilmesine bile izin vermediğini Sisi’ye sorsanıza! Hayırdır, neden sormuyorsunuz?

Azerbaycan laik bir ülke. Kendi kanunları ve kuralları var. Onların iç işlerine karışmak bize düşmez.

Birilerinin kasıtlı ve maksatlı bir şekilde sürekli Azerbaycan ile Türkiye’nin arasını açmaya çalışması beyhude bir çabadır.

Bu bağ bugün kurulmadı ki iki kişinin lafıyla bir anda yıkılsın!

Bu bağ, tarihsel derinliği olan, geçmişi 1900’lü yıllara dayanan ve Atatürk ile taçlanan bir bağdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir.” sözüyle taçlanan bu bağ, Haydar Aliyev’in “Biz bir millet, iki devletiz.” sözüyle pekişmiştir.

Şimdi trol gruplarının aldıkları emir doğrultusunda sürekli hakaret içeren paylaşımlar yapması ahlaki değildir.

Açık ve net bir şekilde, yaşananların bir provokasyon olduğu, bilinçli ve maksatlı bir yaklaşım sergilendiği, tabir yerindeyse paylaşımların ve açıklamaların artık kabak tadı verdiği gizlenemez bir gerçektir.

Millî şuurdan uzak, millî bakış açısından yoksun; sadece duygusal ama onun da altı boş, içi fitne dolu bir yaklaşım sergilendiği görülmekte ve bilinmektedir.

Herkesin aklını başına alması gerekmektedir.

Birileri açık ve bariz bir şekilde olayları kasıtlı olarak provoke etmenin peşinde. Birileri ise samimi duygularla, siyasetten uzak bir şekilde hareket ettiğini düşünürken provokatörlerin değirmenine su taşıdığından habersiz, duygusal davranıyor.