Farkında mısınız bilmiyorum ama Iğdır’a hatırı sayılır bir geri dönüş yaşanıyor. Hem Avrupa’dan hem de ülkemizin çeşitli illerinden Iğdır’a dönen hemşehrilerimiz köylerinde yeni evler yapıyor, mevcut evlerini onarıyor ve yeniden memleketlerine yerleşiyorlar.

Geçtiğimiz ay Iğdır’da bir dizi ziyaret gerçekleştiren Milletvekilimiz Cantürk Alagöz ile köy gezilerine katıldığımda, özellikle Tuzluca’nın Kamışlı köyünde muhtarın söylediği bir söz dikkatimi çekti. Muhtar, “İçme suyu depomuz yetmiyor. Daha önce 90 hanemiz vardı, şimdi 170 haneye çıktık.” dedi. Bunun üzerine konuyu araştırdım, sohbet ettiğim ortamlarda da gündeme getirdim. Gördüm ki hemen hemen her köyde ve şehir merkezinde memlekete geri dönen çok sayıda insanımız var.

Geçmişte Iğdır’dan göç ederek başta İstanbul olmak üzere batı illerinde yaşamaya başlayan veya Avrupa’ya giden insanlarımızın önemli bir kısmı, artık çekilmez hale gelen hayat şartlarından yorulmuş durumda. Buna bir de memleket özlemi eklenince Iğdır’a dönüşlerin arttığını görüyoruz.

Yıllar önce türlü sebeplerle Iğdır’dan ayrılan yüz binlerce hemşehrimiz, batıda yeni bir gelecek kurmak ve iş imkanı bulmak ümidiyle yola çıkmış, birçoğu da Avrupa’ya göç etmişti.

Memleketiyle ve ailesiyle bağını koparmayanlar, her yıl izin dönemlerinde Iğdır’a gelir, yaz tatillerini burada geçirir ve memleket özlemlerini giderirlerdi.

Ancak zamanla bazı aileler, yaşadıkları ülke ve şehirlerdeki hayat şartları nedeniyle Iğdır’dan uzaklaştı. Memleketle bağları zayıfladı, hatta bir kısmı Iğdır’a yabancılaştı. Ata baba yurdundan geriye kimi zaman hafızalarda kalan anılar, kimi zaman tapuda kayıtlı bir mülk ya da şehrin bir köşesinde duran eski bir ev kaldı.

Bazı Iğdırlılar ise bir daha geri dönmemek düşüncesiyle neleri var neleri yoksa satıp memleketlerinden ayrıldılar.

Bugün yaşanan geri dönüşler ise farklı şekillerde gerçekleşiyor. Kimi ailece dönüyor, kimi de yalnızca anne ve baba olarak memlekete yerleşiyor. Anne ve babanın dönüşü, çocukların da memleketle bağlarını yeniden güçlendirmesine vesile oluyor.

Şehirde yeni iş yerleri açılıyor, yıllardır görmediğimiz simalarla yeniden karşılaşıyoruz. Bütün bunlar aslında son derece güzel gelişmeler. Sürekli “Iğdır göç veriyor.” demek yerine, artık “Iğdır’a göç var.” diyebilmek bile şehrimiz adına önemli bir kazanımdır.

Elbette bu geri dönüşlerin sebeplerini de irdelemek gerekiyor.

Bana göre ilk sebep, Zengezur Koridoru’nun şimdilik daha çok beklentiler üzerinden oluşan etkisi. Şimdilik diyorum çünkü henüz hayata geçirilmiş değil. Ancak açılması ihtimali bile Iğdır’ın geleceğine ilişkin beklentileri güçlendiriyor. Bu yolun er ya da geç açılacağına dair inancımız da şehrimizle ilgili bizlere umut veriyor.

Bir diğer önemli etken ise Ermenistan ile Alican Sınır Kapısı’nın açılması ihtimali ve Kars-Iğdır-Nahçıvan demir yolu projesi.

Malumunuz, Ermenistan sınır kapısının açılması için gerekli altyapının büyük ölçüde hazır olduğu ifade ediliyor. Kapının açılması halinde bölge ticaretinde ve ulaşımında önemli gelişmeler yaşanabilir. Alican güzergahındaki çalışmalar ve demir yolu projesine ilişkin beklentiler de Iğdır’ın geleceği açısından önem taşıyor.

Bir başka örnek de Caferilerin dini lideri Selahattin Özgündüz’ün, “Yaz tatillerinizi sahillere gitmek yerine yaylalarda geçirin.” önerisiydi. Bu çağrıya binlerce kişi katılmıştı. Ardından Tuzluca’nın birçok köyünde yeni evler yapıldı. İstanbul’da yaşayan Iğdırlılar hem kalıcı olarak yerleşmek hem de tatillerini memleketlerinde geçirmek için Iğdır’a daha sık gelmeye başladı.

Bütün bunların yanında, ben asıl lokomotifin Cantürk Alagöz olduğunu düşünüyorum.

Bir kere Alagöz Holding bünyesindeki Iğdır FK, başlı başına bir tanıtım ve gündem aracıdır. Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Iğdırlılar takımlarını takip ediyor, destekliyor, formalarını satın alıp gururla giyiyorlar. Iğdır FK, memleketimizin adını çok daha geniş kitlelere duyuruyor.

Cantürk Alagöz’ün Iğdır milletvekili seçilmesiyle birlikte iş dünyasında da bir hareketlilik başladı. Iğdır’da yapılan yatırımların şehrin geleceği açısından taşıdığı önem, hemşehrilerimizin de dikkatini çekiyor.

Bakmayın siz bugün Iğdır’ın çöp ve benzeri sorunlarının tartışılıyor olmasına. Elbette bu sorunlar önemlidir ve mutlaka çözülmeleri gerekir. Ancak yarınlara baktığımızda Iğdır’ın metropol bir şehir olma yolunda ilerleyeceğine ve önemli ölçüde gelişeceğine inanıyorum.

İş dünyası, Cantürk Alagöz’ün Alagöz Holding bünyesinde Iğdır’da yaptığı yatırımları yakından takip ediyor. Şehirde yaşayan insanlar da gelecek vadeden bir Iğdır’ın altyapısının da güçlenmeye başladığını görüyor. Bütün bunlar, memlekete dönüş kararlarını etkileyen faktörlerdir.

Sözün kısası, hemşehrilerimiz her geçen gün Iğdır’a dönmeye devam ediyor.

Bu, hepimiz adına sevindirici bir gelişmedir. Memleketine dönen her hemşehrimizin yeni bir iş kurması, ekonomik hayata katkı sunması ve şehrimizin kalkınmasına destek olması, Iğdır’ın geleceği açısından umut vericidir.

Iğdır’a dönüşün artması elbette yalnızca nüfusun büyümesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda memlekete duyulan özlemi, geleceğe dair bir hevesimizin olduğunu ve yeniden kendi toprağında kök salma arzusunu da gösteriyor.