Azerbaycan’ın Laikliğine, Türklüğüne Ve Bağımsızlığına Kimse Ders Veremez!
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik, ortak tarihin, dilin, kültürün ve kaderin mirasıdır. Karabağ Zaferi ile daha da güçlenen bu bağ, yalnızca iki ülkenin değil, bütün Türk dünyasının geleceği açısından da büyük önem taşımaktadır.
Son günlerde Azerbaycan ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev üzerinden yürütülen tartışmalar dikkat çekicidir. Önce Birleşmiş Milletler’de İsrail’e yönelik tutumu, ardından okullardaki kıyafet uygulamaları bahane edilerek Azerbaycan hedef alınıyor.
İnsan sormadan edemiyor: Hangi hakla bağımsız bir devlete din ve yönetim dersi vermeye kalkışıyorsunuz?
Elbette herkes düşüncesini açıklayabilir, devlet politikalarını eleştirebilir. Ancak eleştiri hakkı, başka bir ülkenin egemenliğini sorgulama ve halkına kendi tercihlerini dayatma hakkı vermez. Azerbaycan’ın geleceğine Azerbaycan halkı karar verir.
AZERBAYCAN LAİK BİR TÜRK CUMHURİYETİDİR
Azerbaycan bağımsız, egemen ve laik bir Türk cumhuriyetidir. Kendi devlet yapısını, eğitim politikalarını ve geleceğini belirleme hakkına sahiptir. Başka ülkelerin yönetim modellerini benimsemek zorunda değildir.
Laiklik, dine düşmanlık değil; devlet yönetiminin herhangi bir tarikatın, cemaatin veya ideolojik grubun kontrolüne girmemesinin güvencesidir. İnsanlar inançlarını özgürce yaşayabilmeli, ancak hiçbir grup kendi anlayışını topluma ve devlet yönetimine dayatmamalıdır.
Türklük, laiklik ve millî egemenlik birbirine karşıt değil, Azerbaycan’ın bağımsızlığını güçlendiren değerlerdir. Azerbaycan, Müslüman kimliğini koruyarak laik bir cumhuriyet olarak yoluna devam edebilir.
DİNİ SİYASİ HESAPLARA ALET ETMEYİN!
Din adına ahkâm kesen, başkalarının inancını sorgulayan ve kendisini devletlere yön verecek makamda gören sosyal medya kahramanlarına soruyorum: Siz kimsiniz, Allah’ın polisi misiniz?
İslam ahlakı adaleti, dürüstlüğü ve hakkaniyeti öğütler. Dini siyasi hesapların aracı hâline getirmeyi değil. Bir devletin laik yapısını savunmak da dine düşmanlık anlamına gelmez.
TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİNİ ZEDELEMEYİN!
Karabağ Zaferi, Azerbaycan halkının tarihî mücadelesinin ve vatan sevgisinin sonucudur. Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek ise iki ülke arasındaki kardeşliğin gücünü dünyaya göstermiştir.
Bugün bu kardeşliği zayıflatacak söylemler kime yarar? Türk dünyasının birlik ve beraberliğinden rahatsız olanları sevindirmek kimin çıkarınadır?
İlham Aliyev’in politikaları elbette eleştirilebilir. Ancak eleştiri, Azerbaycan halkını hedef almaya veya Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmaya dönüşmemelidir. Türk dünyasının ortak çıkarları, sosyal medya kavgalarından ve ideolojik hesaplaşmalardan daha değerlidir.
Azerbaycan ne başka bir ülkenin siyasi modelini benimsemek ne de kendi millî kimliğinden vazgeçmek zorundadır. Kendi tarihine, kültürüne ve devlet geleneğine uygun bir gelecek belirlemek onun hakkıdır.
TARİHİN UYARISI: DEVLETİ CEMAATLERİN GÖLGESİNE BIRAKMAYIN
Mustafa Kemal Atatürk’ün tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla ilgili tarihî yaklaşımı da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Cumhuriyetin temel hedeflerinden biri, devlet yönetiminin herhangi bir dinî yapılanmanın etkisi altına girmesini önlemek ve egemenliği milletin iradesine dayandırmaktı.
Burada mesele dine düşmanlık değil, devlet otoritesinin bağımsızlığıdır.
Tarih, dinî duyguların siyasi mücadelelerde nasıl kullanılabildiğini ve devlet kurumları üzerindeki güç mücadelelerinin toplumlara ne kadar ağır bedeller ödetebildiğini gösteren örneklerle doludur. Türkiye’de Fetö darbe girişimi ,Süleymancılar gibi cemaat yapılanmaları buna örnektir.Bu nedenle hiçbir devlet, denetim dışındaki yapılanmaların kendi kurumları üzerinde ayrıcalıklı bir güç oluşturmasına kayıtsız kalmamalıdır.Azerbaycan ‘da kalmıyor kalmayacaktır.
Azerbaycan hiç bir zaman ümmetçilerin,cemaatçilerin at koşturduğu şeriat düzeni getirmeye çalıştıkları bir ülke olmayacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Türklük duygusu ile yoğrulmuş ,Türklük bilinci ile 70 yıl Sovyetlerin baskısına direnmiş Azerbaycan Türkleri Azerbaycan’ın ne Afganistan,neArabistan ne de İran olmasına izin vermiyecektir.Azerbaycan Türkleri ,”TÜRKLÜK GURUR VE ŞUURU,İSLAM AHLAK VE FAZİLETİ “ile laik Azerbaycan Cumhuriyetinde yaşayacaktır.
SON SÖZ
Azerbaycan’ın bağımsızlığına sahip çıkmak, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini savunmaktır. Laik cumhuriyeti savunmak dine düşmanlık, Türklüğü savunmak ise başka milletlere düşmanlık değildir.
Dinî sloganlarla kardeş halkları birbirine düşürmek yerine ortak tarihimizi, millî değerlerimizi ve geleceğimizi düşünmeliyiz. Eleştiri yaparken de bağımsızlığa, karşılıklı saygıya ve kardeşlik hukukuna bağlı kalmalıyız.
Türkiye ile Azerbaycan birbirinden vazgeçebilecek iki devlet değil, birbirine emanet edilmiş iki kardeş vatandır.
Bu emanete sahip çıkalım. Türk dünyasının birliğini ayrıştırıcı söylemlere kurban etmeyelim.
Unutmayın: Türk’ün gücü; millî şuurda, bağımsızlıkta ve kardeşlikte saklıdır!