IĞDIRLILAR YİNE YAPTI YAPACAĞINI: BİR ŞEHİR DEĞİL, TÜRK DÜNYASININ YÜREĞİ KONUŞTU!
Bazı şehirler vardır, sadece coğrafi konumuyla değil, taşıdığı tarih, kültür, kimlik ve yüreğindeki sevdayla anlam kazanır. Iğdır da işte böyle bir şehirdir.Türk dünyasına açılan kapı olan Iğdır; yalnızca haritada bir şehir değil, gönül coğrafyamızın önemli bir parçasıdır.
Iğdır, Oğuz Türklerinin izlerini taşıyan, 24 Oğuz boyundan Üç Ok koluna bağlı Iğdır boyunun adını yaşatan kadim bir Türk yurdudur. Kelime olarak da iyi, büyük, yiğit, ünlü ve sahip gibi anlamlarla anılır. Belki de bu yüzden Iğdır insanının yüreğinde yiğitlik, vatan sevgisi ve Türklük şuuru hiç eksik olmaz.
Iğdır'ın sokaklarında yalnızca bir şehrin insanları yaşamaz. Burada Azerbaycan'a uzanan bir gönül köprüsü, Türk dünyasına duyulan büyük bir sevda, geçmişten geleceğe taşınan bir kardeşlik ruhu vardır.
20 OCAK'TA DA AYNI YÜREK, KARABAĞ ZAFERİ'NDE DE AYNI COŞKU!
Iğdırlıların Azerbaycan sevgisi dün başlamadı. 20 Ocak 1990'da Sovyet tankları Bakü sokaklarına girip masum insanları katlederken Iğdır halkı sessiz kalmadı. Sokaklara döküldü, Azerbaycan'ın acısını kendi acısı bildi. O gün Iğdır'da yükselen ses, yalnızca bir şehrin değil, bütün Türk dünyasının vicdanının sesiydi.
Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinde, Ermeni saldırılarında, Karabağ'ın işgal yıllarında Iğdırlılar hep Azerbaycan'ın yanında oldu. Çünkü onlar için Azerbaycan uzak bir ülke değil, aynı tarihin, aynı dilin, aynı kültürün ve aynı gönlün kardeşidir.
44 gün süren Vatan Muharebesi'nde Azerbaycan ordusu, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde tarihî bir zafer kazandığında Iğdır'da yaşanan sevinç de bunun en güzel göstergesiydi.
Ve şimdi Karabağ Zaferi'nin 6. yıl dönümünde Iğdır bir kez daha tarih yazdı!
YAĞMUR YAĞDI AMA IĞDIRLILARIN YÜREĞİNDEKİ ATEŞ SÖNMEDİ!
Hava yağmurluydu. Gökyüzü adeta gözyaşı döküyordu. Ancak Iğdırlılar için yağmurun, soğuğun, çamurun hiçbir önemi yoktu.Iğdır'da yağmur yağabilir ama Azerbaycan sevgisinin ateşi hiçbir zaman sönmez.
Binlerce kişi ellerinde Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla meydanlara çıktı. 4 bini aşkın Iğdırlı, yaklaşık 5 kilometrelik güzergâhta omuz omuza yürüdü. Vali Yolu'nda sona eren yürüyüşte gökyüzünü Türk ve Azerbaycan bayrakları süsledi.
Bir tarafta Türkiye, diğer tarafta Azerbaycan bayrakları…
Bir tarafta gençler, diğer tarafta yaşlılar, çocuklar ve kadınlar…
Herkesin yüreğinde aynı sevda, dilinde aynı söz vardı:
YAŞASIN TÜRKİYE! YAŞASIN AZERBAYCAN!
Şarkılar, türküler, marşlar eşliğinde yürüyen kalabalığın sesi Iğdır sokaklarında yankılandı. O anlarda yaşanan coşku, sadece bir zafer kutlaması değildi. Bu, bir milletin kardeşine duyduğu sevginin, ortak tarihin ve ortak kaderin haykırışıydı.
Iğdır, bir kez daha gösterdi ki Azerbaycan'ın sevinci Iğdır'ın sevincidir. Azerbaycan'ın acısı Iğdır'ın acısıdır.
29 EKİM'DE 1003 ARAÇ, KARABAĞ'DA BİNLERCE YÜREK!
Iğdırlıların millî bayramlara olan bağlılığını görmek isteyenler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda düzenlenen 1003 araçlık konvoya da bakmalıdır.
Cumhuriyet Bayramı'nda yüzlerce araç değil, tam 1003 araçla şehir sokaklarında saatlerce dolaşan Iğdır halkı, Cumhuriyet'e ve millî değerlere bağlılığını ortaya koydu.
Bugün de yağmura rağmen binlerce insanın Karabağ Zaferi için meydanları doldurması tesadüf değildir.
Çünkü Iğdır'da millî duygular sadece sözde kalmaz. Bayrağa, vatana, tarihe ve kardeşliğe sahip çıkmak gerektiğinde Iğdırlı meydandadır.
Iğdırlılar bir kez daha gösterdi ki millî meseleler söz konusu olduğunda siyasi görüşler, farklılıklar bir kenara bırakılır; geriye sadece bayrak, vatan, millet ve kardeşlik kalır.
SELAM OLSUN TÜRK DÜNYASINA, SELAM OLSUN TURAN ELLERİNE!
Iğdır'dan yükselen ses yalnızca Bakü'ye, Karabağ'a ulaşmadı. Bu ses Tebriz'e, Kerkük'e, Doğu Türkistan'a, Kıbrıs'a, Kazakistan'a, Kırgızistan'a, Özbekistan'a ve bütün Türk dünyasına uzandı.
Selam olsun Tebriz'e!
Selam olsun Kerkük'e!
Selam olsun Doğu Türkistan'a!
Selam olsun Kıbrıs'a!
Selam olsun Kazakistan'a, Kırgızistan'a, Özbekistan'a!
Selam olsun Türk dünyasının dört bir yanında aynı bayrak sevdasıyla yaşayan kardeşlerimize!
Ve selam olsun Karabağ'da can veren kahraman şehitlerimize…
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Selam olsun vatan uğruna mücadele eden Azerbaycan gazilerine…
Selam olsun Karabağ'ı yeniden özgürlüğüne kavuşturan kahraman Azerbaycan ordusuna…
Selam olsun Demir Yumruk İlham Aliyev'e!
Selam olsun bu etkinliği düzenleyen Iğdır valisi M.Fırat Taşolar'a,Azerbaycan kars Başkonsolosu Goşgar Zeynelov'a Iğdırlılara...
ATATÜRK'ÜN SÖZÜNDEKİ KARDEŞLİK, IĞDIR'IN YÜREĞİNDE YAŞIYOR!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir" anlayışını ifade eden sözleri, bugün Iğdır sokaklarında bir kez daha hayat buldu.
Iğdırlılar, Karabağ Zaferi'nin sevincini kendi zaferleri gibi yaşadı. Çünkü Karabağ yalnızca Azerbaycan'ın bir toprağı değil, Türk dünyasının ortak hafızasında yer etmiş bir vatan sevdasıdır.
Bugün Karabağ'da dalgalanan Azerbaycan bayrağı, yalnızca bir zaferin değil, yıllarca beklenen bir umudun, dökülen gözyaşlarının ve verilen mücadelenin sembolüdür.
İşte Iğdırlılar bu sevinci yüreklerinde hissetti.
Bir kez daha haykırdılar:
Azerbaycan'ın sevinci sevincimizdir! Karabağ Zaferi bizim de zaferimizdir!
Iğdırlılar yine yaptı yapacağını. Yağmura aldırmadı, soğuğa aldırmadı, meydanları doldurdu. Türk bayrağıyla Azerbaycan bayrağını yan yana taşıdı. Birlik ve beraberliğin, kardeşliğin en güzel fotoğrafını verdi.
Bu görüntüler yalnızca Iğdır'ın değil, bütün Türkiye'nin gururudur.
Çünkü bazı bağlar sınırlarla ayrılmaz, bazı sevdalar mesafelerle ölçülmez. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik de işte böyle bir bağdır.
SELAM OLSUN IĞDIR'A, SELAM OLSUN AZERBAYCAN'A, SELAM OLSUN TÜRK DÜNYASINA!
Iğdır'dan bir kez daha haykırıyoruz:
Bir millet, iki devlet…
Bir bayrak sevdası, ortak bir tarih…
Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği!
Yaşasın Türk dünyasının birliği!
Yaşasın Karabağ!
Yaşasın Turan elleri!
Ve unutulmasın: Iğdır'ın yüreği Azerbaycan için atmaya, Türk dünyasının sesi olmaya devam edecektir.