Al Bayrağın Gölgesinde, Aras'ın Kıyısında Cumhuriyet Coşkusu

Tarih sayfaları yeniden o büyük ve görkemli günün gururunu yazarken, bu toprakların evlatları olarak yüreğimizde aynı sarsılmaz heyecanı, aynı derin minneti ve sonsuz gururu taşıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, yalnızca bir yönetim biçiminin değiştiği tarih değil; esarete boyun eğmeyen bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun, "Türk milletinin tabiatına ve şiarına en uygun idare" olan Cumhuriyet’in ilânının adıdır.

Bu kutlu günü; üç ülkeye sınır olan, ata topraklarının nefesini en yakından hisseden, Türk dünyasına açılan stratejik ve gönül kapısı Iğdır’da, yüce Ağrı Dağı’nın eteklerinde ve Aras’ın hüzünlü ama bir o kadar da vakur akışı eşliğinde idrak etmenin onurunu ve derin duygusunu yaşıyoruz.

Ağrı’nın Zirvesinde Dalgalanan Al Bayrak

Iğdır’da sabah, ulu Ağrı Dağı’nın zirvesine vuran ilk güneş ışığıyla başlar. O zirve ki, asırlar boyunca nice destana tanıklık etmiş, yalnızlığın ve heybetin timsalidir. Bugün, o görkemli dağın eteklerinde gökyüzüne bakan her göz, “Al Bayrağımızın” rengini şafaktan değil, bu topraklara düşen kahramanların kanından aldığını bir kez daha idrak eder. Ağrı Dağı’nın eteklerinde dalgalanan her bayrak, bağımsızlığımızın ve onurumuzun dağlar gibi dimdik durduğunun en güzel nişanesidir.

Aras’ın Hüzünlü ve Vakur Akışı

Aras Nehri... Sadece bir su yolu değil; bu coğrafyanın kaderi, türküsü, hüzünlü ama mağrur tarihidir. Kimi zaman coşkun, kimi zaman durgun ve mahzun akar Aras. Kıyısında yürürken geçmişin sızılarını, yaşanan acıları ve ayrılıkları fısıldar sanki kulaklarımıza. Ancak bugün, Aras’ın hüzünlü akışına karışan bir başka ses var: Cumhuriyet’in coşkusu.

Aras’ın suları, bu vatanın bölünmez bütünlüğünü, bu topraklarda yakılan hürriyet meşalesini ezelden ebede taşıyor. Bingöl’den başlayıp Hazar’a kadar Nehir boyunca yankılanan her dalga sesi, Cumhuriyetin bu topraklara getirdiği huzurun, kardeşliğin ve aydınlığın nağmesidir.

Türk Dünyasına Açılan Gönül Kapısı

Iğdır, coğrafi konumu itibarıyla üç ülkeye komşu, tarihin ve coğrafyanın kesişim noktasında yer alan eşsiz bir serhattir. Nahçıvan’a, Azerbaycan’a ve Türk dünyasına açılan bu kapı, sadece ticaretin değil, aynı zamanda ortak bir kültürün, bir milletin kalbinin attığı yerdir.

Burada yaşamak, "iki devlet, bir millet" bilincini her an iliklerine kadar hissetmektir. 29 Ekim’de Iğdır’da yakılan meşale, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde kalmaz; Aras’ı aşıp ötesindeki kardeş yüreklere de umut, gurur ve ilham olur. Burası, tarihin köprülerini geleceğe bağlayan kutlu bir serhat şehridir.

Sonsuz Minnetle

Bugün, bu coğrafyada huzurla nefes alıyorsak, Al Bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa; bunu başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz.

Ağrı Dağı’nın eteklerinden, Aras’ın coşkulu ve vakur sesinden yükselen ortak bir yeminle:

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! Cumhuriyetimizle var olduk, cumhuriyetimizle sonsuza dek payidar kalacağız.