Aras’ın Kıyısında Yükselen Zafer Türküsü: Iğdır’da Can Azerbaycan Coşkusu
Tarih sayfalarına altın harflerle yazılan Karabağ Zaferi’nin altıncı yıl dönümü, Ağrı Dağı’nın eteklerinde, Aras Nehri’nin coşkun sesine karışan bir destan gibi Iğdır’da yankılandı. Kültür Müdürlüğü Salonu’nda başlayıp Iğdır sokaklarına, meydanlarına taşan bu muazzam buluşma; iki devletin değil, tek milletin kalbinin nasıl aynı ritimle attığını bir kez daha tüm dünyaya haykırdı.


Gözyaşından Sanata, Vatan Sevgisinin Zirvesi
Kültür Merkezi’ndeki program, saygı duruşu ve iki kardeş ülkenin milli marşlarıyla yürekleri titreterek başladı. Ziya Zakir Acar’ın o güçlü ve duygulu hitabeti salonu dolduranların ruhuna dokunurken, kürsüye gelen bir Karabağ şehidi annesinin gözyaşları, zaferin hangi bedeller ödenerek kazanıldığını bir kez daha ezberletti; o gözyaşları salondaki herkesin içindeki vatan ateşini harladı. Azerbaycan Kars Başkonsolosu'nun anlamlı konuşmasıyla perçinlenen coşku, sahne alan 50 kişilik Nahcivan Devlet Filarmoni Dans Grubu’nun ihtişamıyla zirveye ulaştı. Kartallar gibi gökyüzünü ve sahneyi kanatları altına alan dansçıların uçuşu, Azerbaycan kızlarının zarif bedenleriyle sergiledikleri asil duruş, izleyenleri adeta büyüledi.


Bu sanat şöleninin en zarif detaylarından biri ise Iğdır Valisi’nin kıymetli eşi Didem Taşolar Hanımefendi’nin emeği ve zevkiyle tasarlanıp hazırlanan, zaferin sembolü Harıbülbül sergisi oldu. Göz kamaştıran bu eserler, sergiyi gezenlerin kalbinde unutulmaz izler bıraktı.


Yağmura İnat, Sokaklarda Yükselen “Can Azerbaycan” Nidası
Salonun sınırlarına sığmayan bu sevda, akşam saatlerinde gökten rahmet gibi yağan yağmura meydan okudu. Akşamın serinliğine ve ıslatan yağmura rağmen Iğdır Meydanı’nda omuz omuza veren yüzlerce insan, ellerinde ay yıldızlı ve üç renkli bayraklarla tarihe not düştü.
"Azerbaycan, Can Azerbaycan!" nidalarıyla altı kilometreden fazla yolu, ıslak bedenleri ama coşkuyla çarpan sıcacık yürekleriyle yürüyen Iğdırlılar, dosta güven, düşmana korku saldı. Tıpkı 1990 Bakü Katliamında olduğu gibi, acının da zaferin de ortağı olan bu halk, kardeşliğin ne demek olduğunu bir kez daha sokaklarda haykırdı.


Aras’tan Hazar’a Kardeşlik Türküsü
Son günlerde Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine gölge düşürmek, bu sarsılmaz bağı zedelemek isteyen mihraklara verilecek en güzel cevap, Iğdır’ın o silueti oldu. Arkasında Ağrı Dağı’nın dimdik, sarsılmaz duruşu; önünde ise coşkuyla Hazar’a doğru akan Aras Nehri gibi… Iğdırlılar ve Azerbaycan sevdalıları da tıpkı bu coğrafya gibi köklü, güçlü ve bir arada olduklarını gösterdi.


Ne yağmur bu ateşi söndürebildi ne de o soğuk hava bu yüreklerdeki sıcaklığı azaltabildi. Iğdır’dan Hazar’a uzanan bu kardeşlik yolu; dün de birdi, bugün de bir, yarın da kıyamete kadar bir kalacak!