KIRK YILIN ARDINDAN ..
İnsan yılları değil, yılların içine sığdırdığı anlamları, dostlukları ve emekleri hatırlar kıymetli okuyanlarım. Ben de bugün, yaklaşık kırk yıllık meslek hayatımın son durağında, geriye dönüp büyük bir şükran duygusuyla bakıyorum.
23 Aralık 1986 tarihinde büyük hayallerle ve tarifsiz bir heyecanla başladığım eğitimcilik yolculuğum, 16 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla emeklilikle yeni bir döneme giriyor. Aslında bu bir son değil; emeğin, alın terinin ve güzel hatıraların yeni bir başlangıcıdır.
Meslek hayatım Muş Bulanık Lisesinde başladı. Sonrasında Hopa Lisesi, Iğdır Lisesi ve Iğdır Anadolu Lisesinde devam etti. 1995 yılında Kafkas Üniversitesi ailesine katıldım. Ardından Iğdır Üniversitesinin kurulmasıyla birlikte bu güzel üniversitenin bir mensubu olma bahtiyarlığını yaşadım. Böylece ömrümün en verimli yıllarını eğitime, öğrencilerime ve ülkeme hizmet ederek geçirdim.
Hayatımda ayrı bir yere sahip olan Iğdır Üniversitesi ise benim için yalnızca görev yaptığım bir kurum olmadı. Otuz yılı aşan bir süre boyunca burası benim ikinci evim, dostlukların filizlendiği, bilgiyle birlikte insanlığın da paylaşıldığı sıcak bir yuva oldu. Meslek hayatımın en güzel anıları burada birikti. Nice öğrenciler mezun oldu, nice meslektaşlarla aynı idealleri paylaştık, nice dostluklar kurduk. Geriye dönüp baktığımda görüyorum ki insanın en büyük serveti, gönlünde biriktirdiği güzel insanlardır.
Hayat bana önemli bir gerçeği öğretti: İnsan yaptığı işle değil, o işi yaparken gösterdiği ahlak ve vicdanla ve elde ettiği sonuçlarla değer kazanır.
Bugün gönül rahatlığıyla ayrıldığım üniversitemizin, Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Ekrem Gürel’in ortaya koyduğu sonuç odaklı vizyon ve çalışma arkadaşlarımızın özverili gayretleriyle çok daha güçlü yarınlara ulaşacağına olan inancım tamdır. Bu düşünce, emekliliğe huzur içinde adım atmamı sağlayan en önemli sebeplerden biridir.
Görev yaptığım her yerde meslek ahlakına bağlı kalmaya, insan onurunu her şeyin üzerinde tutmaya, doğruluktan, adaletten, vatan ve bayrak sevgisinden taviz vermemeye gayret ettim. Elbette hatalarımız da olmuştur; çünkü kusursuz insan yoktur. Ancak daima iyilik, doğruluk ve faydalı olabilmeye gayret ettim.
İnsan, makamıyla değil; karakteriyle hatırlanır. Unvanlar bir gün sona erer, görevler devredilir; fakat güzel ahlak, samimiyet ve iyilik, insanların hafızasında yaşamaya devam eder.
Yıllar boyunca binlerce öğrenciyle yolumuz kesişti. Belki hepsinin adını bugün tek tek hatırlayamıyorum; ama onların gözlerindeki öğrenme heyecanını, hayata umutla bakışlarını hiç unutmadım. Bir öğrencinin başarısına şahit olmak, yıllar sonra "Hocam, sizi hiç unutmadım." sözünü duymak, hiçbir makamın veremeyeceği kadar büyük bir mutluluktur.
İnsan ömrü, mevsimler gibi gelip geçiyor. Geriye ise yalnızca iyilikler, güzel sözler ve güzel insanlar kalıyor.
Bugün emekliliğe adım atarken içimde bir hüzün olduğu kadar büyük bir huzur da var. Çünkü sevdiğim bir mesleği yapmanın, ülkemin evlatlarına hizmet etmenin ve dürüstçe çalışmanın gönül rahatlığını taşıyorum.
Mutluluğun büyük başarıların sonunda değil, her gün vicdan rahatlığıyla eve dönebilmekte saklı olduğunu öğrendim. Hayatın gerçek anlamının daha çok sahip olmakta değil, daha çok paylaşabilmekte olduğunu gördüm. İnsan sevdikleriyle, dostlarıyla ve ardında bıraktığı güzel hatıralarla zenginleşiyor.
Şairin dediği gibi:
"Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş."
Eğer bu uzun yolculuk boyunca birkaç gönüle dokunabildiysem, birkaç öğrencimin hayatına ışık olabildiysem, birkaç dost kazanabildiysem, kendimi bahtiyar sayarım.
Bugün bana düşen; kırk yıl boyunca omuz omuza çalıştığım bütün meslektaşlarıma, yöneticilerime, öğrencilerime ve dostlarıma teşekkür etmektir. Bana gösterdikleri güven, sevgi ve vefa, ömrüm boyunca taşıyacağım en kıymetli hatıralar olacaktır.
Hayat devam ediyor. Üniversiteler yaşamaya, öğrenciler yetişmeye, yeni eğitimciler aynı ideal uğruna emek vermeye devam edecek. Ben de artık farklı bir pencereden, aynı sevgi ve umutla eğitim dünyasını izlemeyi sürdüreceğim.
Genç meslektaşlarıma söylemek istediğim son söz şudur:
Bilgiyi öğretmek önemlidir; fakat sevgiyi, adaleti, vatan sevgisini ve insan olmayı öğretebilmek çok daha değerlidir. Çünkü bilgi insanı meslek sahibi yapar, karakter ise onu gerçek anlamda insan yapar.
Rabbim ülkemizi, milletimizi ve bütün eğitim neferlerini muvaffak eylesin. Geleceğimiz olan gençlerimizin yolu daima açık olsun.
Unutmayalım ki:
İnsan, ömrünü uzatarak değil; ömrüne anlam katarak yaşar.