Dün ilimizi ziyaret eden Nahcivan Cumhurbaşkanı Sayın Vasıf Talibov, günün sözünü bir cümleyle özetledi ve taşı gediğine koyarak Ermenileri tarif etti…
Hafta başı Ankara’ya giden Nahcivan Cumhurbaşkanı Sayın Vasıf Talibov Ankara’da, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve birçok bakanla görüşmeler yapmış, dün Nahcivan’a dönerken Iğdır Valiliğini de ziyaret etmişlerdir…
Azerbaycan’ın Kars Başkonsolosu Hasan Zeynelov tarafından Kars’ta karşılanan Talibov, daha sonra Iğdır Valisi S. Saffet Karahisarlı tarafından devlet töreni ile karşılanmış ve Valilik makamında bir süre basına açık, bir sürede basına kapalı görüşme yapmışlardır…
Basına açık bölümde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Talibov, güne damga vuran sözü şöyle ifade etmiştir…
“Ankara’da çok olumlu ve önemli meseleleri görüştüm. Yapmış olduğum tüm görüşmelerde Iğdır adı ve sorunları yer almıştır. Ermeni meselesi hükümet yetkililerinin açıklamalarıyla apaçık ortadadır. Ermenistan kapısı açılmayacaktır. Ermeniler oyuncakcı dükkânına giren çocuk gibi, her gördüğünü isteyen, ne alacağına karar veremeyen çocuk gibidirler… Bunların istekleri bitmez, bunu da kimse kabul edemez…”
Bana kalırsa her şey bir tarafa, bu söz işin özünü anlatmaya yeterde artarda… “ERMENİLER OYUNCAKCI DÜKKÂNINA GİREN ÇOCUK GİBİLER. HER GÖRDÜKLERİNİ İSTİYORLAR.”
Aslında fazla abartıyoruz şu Ermenileri…
Eğer kapı açılacaksa, bu bizden çok Ermenilerin işine yarayacak bir durumdur. Şayet kapana kısılan Ermenilerse tavizi vermesi gerekenlerde onlar olmalıdırlar.
Büyük devlet olmamız hasebiyle biz daha şefkatli ve daha olgun davranmakta, sorunun olumlu yönde hallinin çarelerini aramaktayız. Görüyoruz ki Ermenilerin kinci ve düşman tavırları devam etmekte, Sayın Talibov’un dediği gibi ne alacağına karar veremeyen çocuk gibi davranmaktadırlar…
Devletler fertler gibi davranamazlar.
Benim kişisel olarak Ermeni’yi sevmemem ayrıdır, Devlet politikasının hayata geçirilmesi ayrıdır… Ermeniler devlet politikasından ziyade, kişisel hisleriyle hareket ettiklerinden sorunun çözümü hiçte kolay gözükmemektedir.
Hislerini devlet meselelerine karıştıran Ermeniler, her gördüğünü isteyen çocuk görünümünden kurtulmalı, devlet anlayışıyla olaylara yaklaşmalı, Karabağ’dan çekilmeli, Soykırım iddialarından vazgeçmeli ve bölgede kalıcı barışın sağlanmasını istemelidirler…
Aksi halde, bizim Ermenistan Kapısı açılsın gibi bir derdimiz yoktur. İstedikleri ülkenin parlamentosunda, istedikleri kararı alarak soykırım iddialarını sürdürebilirler. Bu kararlar Ermenistan’a hiçbir şey kazandırmayacağı gibi, çok şeylerde kaybettirecektir… Karabağ’ın Ermeni işgalin de kalması, faydasına değil zararına olacaktır…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Türkiye, İran, Azerbaycan ve Kürtler 26.04.2026
- Yüreğimiz Yandı 16.04.2026
- Iğdır’da Gündem 14.04.2026
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
Yorumlar