Son yerel seçimlerin ardından Iğdır Belediye Başkanı seçilen Mehmet Nuri Güneş, DEM Parti İl Başkanı Deniz Kaynar ve yönetimiyle ters düştü. Belediyenin iç işlerine DEM Parti’nin karışmasını istemediğini öne süren Güneş ile partililer arasında yoğun bir çekişme yaşandı ve bu çekişme günümüze kadar devam etti.
DEM Parti Iğdır İl Başkanı ve partililer, Belediye Başkanı Güneş’i genel merkeze şikâyet etti. Şikâyetler oldukça kapsamlıydı. Birçok konu dile getirilirken özellikle yolsuzluk iddiaları üzerinde duruldu. DEM Parti Genel Merkezi, topladığı bilgiler doğrultusunda Iğdır’a 10’a yakın müfettiş gönderdi.
Geçtiğimiz hafta Iğdır’a gelen parti müfettişlerinin; belediye başkanını, meclis üyelerini ve parti yöneticilerini ifadeye çağırdığı, alınan ifadeler neticesinde kararlarını verdikleri ve raporlarını genel merkeze sunacakları öğrenildi.
Parti müfettişleri belediyedeki birçok konuyu detaylı şekilde incelemiş, bazı yöneticilerin olumsuzlukları itiraf ettiği ve birçok kişinin de konuştuğu ve bu süreçte bazı usulsüzlük ve rüşvet iddialarına ilişkin bilgilerin ortaya çıktığı öne sürülmüştür.
Normal şartlarda devletin yapması gereken incelemeyi DEM Parti müfettişlerinin yapmış olması dikkat çekmektedir.
Süreç Nasıl İşleyecek?
Örnek vermek gerekirse; Başkan Mehmet Nuri Güneş’in bir ay görevden uzaklaştırma cezası aldığını varsayalım. Bir ay sonra parti yönetimi, yapılan inceleme sonucunda kendisini suçlu bulmazsa görevine devam etmesinde bir sakınca olmadığına karar vererek yeniden göreve başlatabilir.
Ya da tam tersine, suçlu bulunduğu kanaatine varılırsa, kendisine “Seninle çalışmak istemiyoruz, partiden ve belediye başkanlığı görevinden istifa etmelisin” denilebilir.
Geçmişte AK Parti’de Melih Gökçek ve birçok belediye başkanına yönelik yaşanan süreçlere benzer bir durum ortaya çıkabilir.
Bir başka ihtimal ise Başkan Güneş’in başkanlık görevinden istifa et talimatını kabul etmeyerek partiden istifa etmesi ya da ihraç edilmesi olabilir. Böyle bir durumda belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdürebilir.
Tüm bu senaryolar, yaşanan gelişmeler çerçevesinde mümkün görünen ihtimallerdir. Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere göre tablo daha net ortaya çıkacaktır.
Iğdır Belediyesi’nde uzun zamandır dedikodular, ithamlar, rüşvet ve benzeri konular kamuoyunda konuşulmakta, birçok kişinin adı bu iddialarla birlikte anılmaktaydı.
Elbette duyumlar üzerine kesin hüküm vermek yasal olarak mümkün değildir. Devletin adli makamları tarafından da herhangi bir işlem yapılmadığına göre, rüşvet ve benzeri konulara ilişkin iddialar şu aşamada iddia olmanın ötesine geçmiş değildir.
DEM Parti, Türkiye’de siyasi partiler arasında çok sık rastlanmayan bir tutum sergileyerek kendi partisinden olan bir belediye başkanını incelemeye almıştır.
Bu yaklaşımın toplumda olumlu karşılandığı görülmektedir.
Ancak şu soru da sorulmaktadır:
Eğer gerçekten böyle bir sorun vardıysa, bugüne kadar devlet neredeydi?
Aslında kamuoyunun beklentisi şudur:
Yaşanan gelişmelerin ardından DEM Parti Genel Merkezi tarafından Iğdır’a gönderilen müfettişlerin, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına kapsamlı bir açıklama yapmalarıdır.
Çünkü ortada ciddi bir bilgi kirliliği bulunmaktadır.
Kimse tam ve net bilgiye ulaşamadığı için herkes duyduklarının üzerine kendi yorumlarını ekleyerek anlatmakta, bu da bilgi kirliliğinin büyümesine neden olmaktadır.
Bu arada parti müfettişlerinin, mahkeme kararıyla işlerine geri dönme hakkı kazanan işçilerin durumunu da incelemesi gerektiği düşünülmektedir.
Toplumsal barış her alanda sağlanmalı ve herkes için geçerli olmalıdır.