İsrail yıllardan beridir Ortadoğu da kan kusan bir canavar olarak yapmadığını bırakmamıştır. Gerek Filistin’de ve gerekse Lübnan da insanları acımasızca katletmiş, yeni ürettiği her türlü silahı bu halklar üzerinde kullanmıştır…
ABD’nin şımarık çocuğu İsrail, dünya ülkelerinden ciddi manada tepki görmediğinden, yaptığının yanına kar kaldığını kazanç sayarak, her fırsatta, her aklına eseni yapan bir ülke olmuştur… Son olarak da Gazze’ye insani amaçlı yardım malzemesi götüren Türk gemisini hedef alarak vuran İsrail, tam sayı belli olmamakla birlikte yaklaşık 20 kişiyi şehit etmiştir…
Ülkemiz gündemini bir anda değiştiren İsrail saldırısı, Ortadoğu’da tehlike çanlarının çalınmasına vesile olmuştur…
Peki Türkiye bu saldırı karşısında nasıl bir tavır takınacak…
Kurtlar vadisi dizisinde Polat Alemdar, rol gereği İsrail elçiliğine girerek bir diplomatı vuruyor diye kıyametler kopardılar…
Çevirdiğimiz bir dizi filimde, İsrail diplomatının rol gereği vurulmasını bile hazmedemeyen İsrailliler, dünyanın gözü önünde barbarca, insanlık suçu işlemiş, Gazze’ye yardım malzemesi götüren sivil halkı vurmuştur…
Bu saldırıyı dünyaya izah etmeye bile gerek görmeyecek olan İsral’e karşı nasıl bir tavır takınılacak merak ediyorum doğrusu…
Böyle hallerde iş başındaki hükümete elbette ki tam destek olmalıyız. O iktidarında şapkasını önüne koyarak şöyle bir düşünmesi gerekmez mi?
Ülkesini koruyan, bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren ordu mensuplarını sabahın erken saatlerinde evlerinden toplayan, adlarına Ergenekon diyerek içeri tıkan, darbeci yapan, kendi halkıyla arasını açan, orduyu din düşmanı gibi gösteren bir yapılanma, bugün içinde bulunduğu böyle bir saldırı karşısında acaba ne düşünüyordur…
Türk ordusu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünmez bütünlüğünden ve Türk halkının can ve mal güvenliğinden her zaman olduğu gibi şimdide sorumludur…
Yazar, çizer, siyasetçi kısaca birileri orduya saldırarak pirim yapma peşindeydiler… Oysa İsrail Başbakanı, ordusunun yapmış olduğu saldırıyı savunduğunu açıklayarak, hiçbir şey olmamış gibi davranmakta, pişkinliye vererek durumu idare etmektedirler…
Biz ise elimize imkân geçtiği anda orduyu şamar oğlanı gibi evire çevire hırpalamakta, varsa hataları deşifre ederek çaresizleştirmekte, sanki başka ülkenin ordusuymuş gibi tavır takınıp ötekileştirmekteyiz…
İsrail’i yapmış olduğu insanlık suçundan ötürü kınıyorum…
Türk ordusuyla dalga geçer açıklamalarıyla bilinen Başbakan Yardımcısı Bület Arınç, “bu saldırı karşılıksız kalmaz” açıklamaları yapmıştır…
Allah aşkına her gün onlarca şehit cenazesi veren ülkemiz hangi yaptırımı uygulamış, hangi karşılığı vermiştir…
Bugün İsrail’in yapmış olduğu barbarlığı kınamayanları lütfen iyi takip edelim. İlah olarak gördüğünüz, ılımlı İslam peygamberi (!) saydığınız merkezlerden kınama gelecek mi iyi takip edelim…
İsrail saldırısında hayatlarını kaybedenlere ve Terör saldırısında şehit olan Askerlerimize Allah’dan rahmet diliyorum.
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Sırtlan Sürüleri 01.03.2026
- Sessizlik İyidir 28.02.2026
- Hocalı Yakın Tarihin Kerbelasıdır 26.02.2026
- Ne Oruç Ye Ne de Kul Hakkı 22.02.2026
- “Vatandaş Huzurlu Uyumuyorsa İçişleri Bakanı da Uyumayacak” 17.02.2026
- Çok Şey Yapılıyor, Daha Çoğu İsteniyor 08.02.2026
- Bunların Alayı Sapık 04.02.2026
- ABD’NİN İRAN’A SALDIRISI SONU OLUR 29.01.2026
- Vali Taşolar’dan İlk İzlenim 25.01.2026
- 20 Ocak Kahramanlık Destanı 19.01.2026
Yorumlar