İnsan işin içine girmediği zaman, olaya tam vakıf olamıyor maalesef… Yıllarca tarımla hiç ilgilenmedik, bir anda böyle bir karar verdik ve imkanlarımızın tamamını bu yönde seferber ederek hayvancılık işine dahil olduk…
Karakoyunlu ilçesine kurduğumuz 300 başlık çiftliğimiz, bizi çiftçilikle ve hayvancılıkla tanıştırmış oldu… Zor şartlarda, imkânsızlıklar içinde kurduğumuz çiftliğimiz aynı zamanda bizim il tarım müdürlüğü ile daha çok ilgilenmemize sebep olmuş, il tarımı daha yakından tanıma fırsatı doğurmuştur…
İl Tarım Müdürü Yusuf Yıldırım’ın Iğdır’a atanması bizim çiftliği kurma yıllarımızla hemen hemen aynı tarihlere denk geliyordu… Tarım müdürlüğü vekaleten yürütülüyor, birçok aday müdür içerisinden yıllardır Iğdır dışında görev yapmış olan Yusuf Yıldırım isminin ağır bastığını duyuyorduk… Doğrusunu söylemek gerekirse tanımadığımız için bizde çok taraf değildik… Netice itibariyle ataması yapılmış ve Iğdır Tarım Müdürlüğü görevine başlamıştı…
Tarım Bakanlığının çiftçiye ve köylüye sunmuş olduğu imkanlar, alt yapısı olanlar için hiçte yabana atılacak hizmetler değildir… Bu bağlamda gerek desteklemeden verilen tarım aletleri ve gerekse slaj, yonca, hayvan doğum vb. destekler, hibeler üreticiye büyük destekler sağlamakta, üretimi artırmaktadır…
İl Müdürü Yusuf Yıldırım göreve geldikten hemen sonra çok iyi iletişim kurduğu personeli ile bunu köylüye yansıtmaya çalışmış, bu bağlamda şube müdürlükleri ile çok ciddi gayretler sarf etmişlerdir…
Her şeyden önemlisi personeli arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin, gerçek bir devlet adamlığı sergileyen Yıldırım, aynı duyarlılığını köylü ve çiftçiler içinde ortaya koymuş, çalışmalarını hep aynı dürüstlük ve tarafsızlık ilkesi ile yürütmüştür…
Hepimizce malum, her müdürlüğe getirilen kişi aynı duyarlılığı gösteremeyebilir. Ancak Iğdır’da çok belirgin, sırıtacak düzeyde bir ayrımcılık yapan müdür olmadığını söylemek mümkündür… Kişisel olarak ikili ilişkilerden doğan durumları toplumsallaştırmasak, genel hatlarıyla iyidir diyebiliriz…
Bir müdürün tarafsız olup olmadığı, idare ettiği personeli tarafından çok daha iyi anlaşılmakta, tahlili böyle daha kolay yapılmaktadır… İl Tarım müdürlüğü de bu bahsettiğim özelliklere en yakın kurumlardan biridir. Şube müdürleri ve personelini koruyan ve onlarında sevip saydığı müdür Yusuf Yıldırım gerçekten takdiri hak eden müdürlerimizden birisidir…
Bu bağlamda ortaya koymuş olduğu başarılı çalışmalarından ötürü kendisini siz değerli okurların huzurunda kutlamak istiyorum.
Umuyorum ki, diğer il müdürlerimizde varsa eksikleri düzeltir, Yusuf müdür gibi personelinin sevgisini kazanır, toplumun top yekûn beğenisini toplar ve başarılı hizmetler ortaya koyarlar…
Tarım Bakanlığımızın bu yazımızı dikkate alması ve Yusuf Yıldırım müdürümüzü takdirname ile ödüllendirmesini temenni ederiz…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Bakmayın Siz Üç Beş Satılmışa, Türk Halkı İran’ın Yanındadır 03.03.2026
- Sırtlan Sürüleri 01.03.2026
- Sessizlik İyidir 28.02.2026
- Hocalı Yakın Tarihin Kerbelasıdır 26.02.2026
- Ne Oruç Ye Ne de Kul Hakkı 22.02.2026
- “Vatandaş Huzurlu Uyumuyorsa İçişleri Bakanı da Uyumayacak” 17.02.2026
- Çok Şey Yapılıyor, Daha Çoğu İsteniyor 08.02.2026
- Bunların Alayı Sapık 04.02.2026
- ABD’NİN İRAN’A SALDIRISI SONU OLUR 29.01.2026
- Vali Taşolar’dan İlk İzlenim 25.01.2026
Yorumlar