Cumartesi günü Iğdır''a gelen ve Kürt açılımını yürüten Başbakan Yardımcısı  Beşir Atalay, Valilik, Belediyeye yaptığı ziyaretlerin ardından, Kültür merkezinde düzenlenen danışma meclisi toplantısına katıldı... 
Başbakan Yardımcısı Atalay''ın, Kürt açılımı ve PKK ile yapılan silah bıraktırma müzakerelerini değerlendirdiği toplantılardan sonra, akşam Iğdır Valiliğinin davetlileri belirlediği 48 kişilik bir kanaat önderleri toplantısı düzenlendi. 
    Teras Bike lokantasında gerçekleşen  toplantıya, Iğdır eşrafından 48 kişi katıldı.  Katılımcılar  her kesimden, her düşünceden, her görüşten oluşturulmuştu. Kimi iş adamı, kimi Sivil Toplum Örgütlerinin başkanı, kimi din alimi, kimi de yaşı kemale ermiş hatırı sayılan, sözü dinlenilen kişilerdi. Kısacası toplantıya şehrin ağır abileri  katılarak  Kürt açılımı ve gelişen barış sürecini değerlendirdi.
    Duyduğum kadarıyla, toplantıda barış sürecinden çok, günlük sorunlar ve talepler dile getirilmiş.
    Orada olmadığım için neler konuşuldu bilmiyorum.  Ancak toplantıdan hemen sonra Iğdır ‘ın gündemi  kanaat önderleri ile  ne konuşulduğu oldu. Ayrıca, davet edilen kanaat önderlerinin  hangi kriterle göre belirlendiği merak konusu.
    Toplantıda olsaydım,  her gün konuşulan, tartışılan ve herkesin kafasında açık olmayan bu soruları sorardım.
    1-Kürt açılımı ortaya atıldığı günden itibaren, hükümet olarak henüz açılımın içinde ne var açıklamadınız. Kamu oyunu yeteri kadar bilgilendirmediniz. Karşılıklı görüşmelerde PKK tarafından talep edilenler ve kabul edilenler neden kamuoyu ile paylaşılmıyor? 
    2- Devam eden açılım süreci Habur manzarası gibi mi olacak?
    3- İmralı görüşmelerinin ardından BDP yetkililerinin tutanakları basına sızdırmasına neden büyük tepki gösterdiniz?
    4-Abdullah Öcalan''ın sözlerinin yer aldığı belgeler doğru mu?
    5-Belgelerde Öcalan tarafından ifade edilen sözler doğru ise bu anlaşmanın şartları demektir. Kabullendiğiniz anlamına gelir... Kabullenilmiş bilgilerin kamuoyuna sızdırılmasına neden tepki gösteriyorsunuz?
    6- Basına sızan bilgiler arasında yer alan ve Abdullah Öcalan ifadesiyle: "Ak Parti benim sayemde 10 yıldır iktidardır." sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz? 
    7- Suriye olayına Mezhepçi mi yaklaşıyorsunuz? 
    8- PKK ile müzakere sürecinde, şehit ve gazi ailelerini dinlediniz mi? 
    9- Tarafsız anketlerde barış sürecine halkın yanıtı nedir?
    10- Bu barışın gerçek manada sağlanacağına inanıyor musunuz? 
    11- Nevruz''da Abdullah Öcalan tele konferans sistemiyle mi katılıp silah bırakın diyecek? 
    12- En kötü barış, en iyi savaştan iyidir... Bunu biliyoruz. Peki Ergenekon, Balyoz, Darbe vs. sanığı ve     tutuklusu yüzlerce emekli ve muvazzaf subayla da barışacak mısınız?
    Toplantıya katılmış olsaydım  bunların yanında  toplantı akışına  göre birçok soru yöneltirdim.
    Sanırım Valilik davetli listesini oluştururken soru sorulmaması için özen göstermiş. Ya da sorulacak sorular günün anlam önemine ilişkin değil de,  çiçekler açacak, böcekler uçucak, bahar gelecek, kuşlar ötecek babında olsun istenmiş.
    Basının by-ps edildiği toplantıda, basından kamuoyu oluşturturulmasını istemek  ne kadar doğru.