Son günlerde güzel gelişmeler yaşanıyor Iğdır’da… Öncelikle Iğdır halkının rüyası olan ve gerçekleşmesine imkânsız olarak bakılan Hava alanı, artık geri dönülmez bir şekilde yapılmaya başlandı… İşi alan deneyimli müteahhit’in, işi çok ciddi bir şekilde hızlandıracağı ve kısa sürede bitireceği söylenilmektedir…
Ülkemizin en doğusunda bulunan ve İstanbul başta olmak üzere diğer metropollere oldukça uzak olan Iğdır’a hava alanı yapılıyor olması, rüyamızın gerçek olacağı anlamı taşımaktadır…
Iğdır’a hava alanının yapılmasına bir tek Iğdır halkı sevinmiyor elbet… Nahcivan, D. Beyazıt, İran’ın ilimize yakın olan Maku, Tebriz gibi illeri ve bölge halkı oldukça memnuniyet duymaktadırlar…
Iğdır havaalanı, Orta Asya’nın dünyaya açılan penceresi olacaktır. Bu sirkülasyon Iğdır hava alanının ve bu bölgenin merkez olmasına sebep olacaktır…
TÜRKİYE-İRAN SINIR İLLERİ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI IĞDIR’DA YAPILACAK
İlki Van’da yapılan, ikincisi Iğdır’da yapılacak olan Türkiye-İran Ekonomik işbirliği toplantısı 11-01-2010 tarihinde, Iğdır Valiliğinin ev sahipliği nezaretinde yapılacak… Her iki ülkenin Türkiye-İran sınır illerinin Valileri, Gümrük yetkilileri, Büyükelçileri, Konsolosları toplam 42 devlet adamının ve işadamlarının katılacağı toplantı ilimizde yapılacak…
Bu görüşmeler, sınır illerinin ekonomisini güçlendirmek, karşılıklı ticareti artırmak ve Iğdır Boralan sınır kapısının açılması için atılacak bir adım olacaktır…
Nüfusu yaklaşık aynı oranda olan ve güçlü ekonomiye sahip iki ülkenin, karşılıklı işbirliği ve faaliyetlerini güçlendirmek adına tertip ettikleri bu toplantılar, bölgenin güçlenmesine, ekonominin canlanmasına vesile olacaktır…
Iğdır, ülke genelinde tır taşımacılığı sektöründe bir numara konumuna gelmiş, taşımacılık sektörünün merkezi olmuştur… Bu sebepten ötürü Boralan sınır kapısının açılması ve İran’a ulaşımın daha kolay sağlanması bölge halkının en büyük arzusu haline gelmiştir…
İLAHİYAT FAKÜLTESİNİN İLK ETKİNLİĞİ EHLİ BEYT PANELİ OLDU
Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi henüz kuruluş aşamasındayken, ilk faaliyetini Aşura sonrası Ehlibeyt Paneli düzenleyerek başlatmıştır…
Iğdır halkının Mezhebi açıdan pek sıcak bakmadığı İlahiyat Fakültesi, kuruluş aşamasında ilk faaliyetinin Ehlibeyt Paneli olması, toplum tarafından sempatiyle karşılandı… İnsanların birbirlerini anlayıp dinlemeleri için böylesi organizelerin sıklaştırılması, İslam çatısı altında hoşgörü hâkim kılınmalıdır…
DOĞALGAZ BORU HATTI SINIRA DAYANDI
Iğdır’ın kaderi haline gelen hava kirliliği, ufak bir gayretle halledilecek duruma geldi…
Botaş tarafından çekilen Doğalgaz boru hattı, Iğdır sınırına dayandı ve şehir içi dağıtımı bekliyor…
Hava kirliliğinin önlenebilmesi için katı yakıt yerine doğal gazla ısınma dönemi başlatılmalıdır…
Bunun olabilmesi içinde Iğdır Valiliğinin ve Iğdır Belediyesinin girişimlerinin olması gerekmektedir.
Tüm bu yatırımların gelmesi için hükümet nezdinde çalışmaları takip eden ve gerçekleşmesini sağlayan Milletvekili Ali Güner’e teşekkür ederiz…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Bakmayın Siz Üç Beş Satılmışa, Türk Halkı İran’ın Yanındadır 03.03.2026
- Sırtlan Sürüleri 01.03.2026
- Sessizlik İyidir 28.02.2026
- Hocalı Yakın Tarihin Kerbelasıdır 26.02.2026
- Ne Oruç Ye Ne de Kul Hakkı 22.02.2026
- “Vatandaş Huzurlu Uyumuyorsa İçişleri Bakanı da Uyumayacak” 17.02.2026
- Çok Şey Yapılıyor, Daha Çoğu İsteniyor 08.02.2026
- Bunların Alayı Sapık 04.02.2026
- ABD’NİN İRAN’A SALDIRISI SONU OLUR 29.01.2026
- Vali Taşolar’dan İlk İzlenim 25.01.2026
Yorumlar