ABD, İsrail ve İran savaşı sonrası yapılan iki haftalık ateşkes haftalar sürdü. Kalıcı ateşkesin sağlanması için görüşmeler yapıldı, ancak kurulan tüm diyaloglar boşa çıktı. Artık İran, ABD’yi ciddiye almadığı gibi adeta dalga geçerek tiye alıyor.

Savaşın ilk başladığı tarihte bölgede yaşayan bir kişi olarak, istem dışı da olsa ABD ne diyor diye Trump’ın açıklamalarını takip ederdim.
Ama şimdi etmiyorum.

Çünkü gerçekten akıl sağlığı normal olmayan birinin gelişi güzel ve düşüncesizce ağzına geleni konuştuğunu düşünüyorum. Konuştuklarının hiçbir anlamı olmayan, komik, ciddiyetsiz ve devlet adamlığından uzak tavırları var. Açık ve net şekilde hastalığını Amerikalıların da kabul ettiği bir kişinin konuşmalarına vakit ayırmanın gereksiz olduğunu düşündüğüm için artık dinlemiyorum.

İran’da artık ABD’den gelen hiçbir şey ciddiye alınmıyor. Net olarak da şunu söylüyorlar:
“Biz zaten yalnızca Allah’ın huzurunda baş eğiyoruz. Allah’tan başkasına da boyun eğmeyiz.”

Yani bu sözün anlamı şudur,
“Biz kefenimizi giymiş, meydanlara çıkmışız. Başımız yalnızca Allah’ın karşısında eğilir. Sen kimsin ki ben sana boyun eğeyim, senin isteklerin doğrultusunda hareket edeyim?”

İran’ın uranyum zenginleştirip atom bombası yapacağını ve bunun bölge için tehlike oluşturacağını sürekli gündeme getiriyorlar. Evet, gerçekten tehlikeli bir durum.
Çünkü İran’ın elinde atom bombası olursa ABD ve İsrail bölgede istedikleri gibi at koşturamaz, omurgasız yönetimleri haraca bağlayamaz, 12 bin kilometre öteden gelip hak iddia edemez.

Atom bombası konusunda sicili bozuk olan ABD, sözde demokrasi sunmaya çalışıyor. Gücü yettiği ülkeleri işgal edip haraca bağlıyor, sonra da aklı sıra dürüstlükten dem vuruyor.

ABD ve İsrail ağzıyla konuşan kim varsa, onları ölülerden sayın gitsin. Çünkü onların doğru yolu bulmasını beklemek boşunadır.
Bir de sırf mezhep söylemiyle, mezhepçilik yaparak İran’a saldıran Müslüman görünümlüler var. İran bu tutumuyla “Ben Sünniyim” de dese, bu kez başka bir bahane bulurlar. Tıpkı Sünni Filistin ve Gazze’nin arkasında durmadıkları gibi yine bir kılıf üretip onun arkasına saklanırlar.

Yani ABD ve İsrail saldırılarına şiddetle ve kararlılıkla cevap veren İran, ABD ve İsrail’e vurduğunda bu kişiler de hoplayıp zıplıyor. Çünkü hepsi birer eleman.

İran’a 28 Şubat’ta yapılan saldırı ateşkesle şimdilik durmuş gibi görünse de ABD ve İsrail, masada alt etmeye çalıştıkları İran’ın aslında kendileriyle alay ettiğini daha yeni anlamaya başlamışlar.

Ciddiyetten uzak bir devlet anlayışı sergileyen ABD ve İsrail, dünyada rezil olduklarını görmelerine rağmen bunu hala idrak edemiyorlar.

Gözümüzde büyüttüğümüz ABD, aslında dünyanın gözünde ve İran karşısında oldukça küçüldü.
Belki de gerçek yüzü en başından beri buydu.

Bu savaş yeniden başlayacak. Ama emin olun, bu savaş ABD ve İsrail’in sonu olacaktır.