Ermenistan sandık başına gitmeye hazırlanıyor. 7 Haziran Pazar günü Ermenistan halkı sandık başına gidecek ve başbakanını seçecek.

Ermenistan’da seçim kampanyaları oldukça hareketlenmiş durumda. Ermenistan’ın mevcut Başbakanı Nikol Paşinyan, yakasına taktığı ve Karabağ’ın içinde olmadığı harita ile seçim kampanyalarını sürdürüyor. Karabağ konusunda kendisine itiraz edenlere ise, “Karabağ bizim değil. Bizim olsaydı 30 yılda oraya yatırım yapar, orayı sahiplenirdik.” diyerek cevap veriyor.

Komşu ülkenin başbakanı, birçok mitingde açık ve net bir şekilde “Bizim Karabağ diye bir gündemimiz yoktur.” diyerek, etrafının Türk dünyasıyla çevrili olduğu gerçeğini ifade ediyor. “Karabağ bizim değildir.” diyerek beni kendisine taraftar yapmıştır.

Ermenistan’ın dünyaya açılması için çalışan, Türk ve Ermeni barışını kalıcı hale getirmek adına açıklamalar yapan, Türkiye’yi rahatsız eden resmi evraklardaki Ağrı Dağı simgesini kaldıran ve seçim sonrası anayasalarda bulunan Türkiye’den toprak taleplerinin kaldırılacağının sözünü veren, kapıların açılması için girişimlerde bulunan Paşinyan beni kendisine taraftar kılmıştır.

Ermeni halkına şunu söylemek istiyorum:
Bizde bir söz vardır; “Kardeş yakınsa komşu daha yakındır.” deriz.
Biz sizinle komşuyuz.

Belki halk olarak sizin doğrudan bir dahiliniz olmamış olabilir; ancak halkınızın içerisindeki aşırılar bizim insanlarımızı katletmiştir. Son katliam Hocalı’da ve Karabağ genelinde yaşanmıştır.

Tüm bunlara rağmen ikinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan, işgal altındaki vatan topraklarını geri almış, savaş durmuş, barış görüşmeleri başlamış ve bugünlere gelinmiştir. Geri dönmeye, yeniden çatışmalı bir ortama zemin hazırlamaya gerek yoktur.

Dışarıdan gelen ve sizleri kışkırtan diaspora Ermenilerine, ırkçı Taşnak partililere prim vermeyin. Savaştan kimseye hayır gelmez.

Paşinyan bu dönem Ermenistan için önemli bir figürdür ve kazanması gerekmektedir. O kazanırsa siz de kazanacaksınız. Aksi halde yine sıkıntılı süreçlerin başlama ihtimaline karşı zemini siz hazırlamış olacaksınız.

Şu anda Türkiye ve Azerbaycan, Paşinyan’ın kazanmasını istiyor. Bunu da Ermeni halkının yarınlarda daha iyi bir hayat yaşaması için talep ediyor. Ama tercih Ermeni halkınındır.

Ben komşumuz Paşinyan’ın kazanmasından yanayım.
Ben barışın kalıcı olarak uygulanmasından yanayım.
Ben Paşinyan’ın Ermeni halkını sevdiğini düşünenlerdenim.
Ben, 1992’de Nahçıvan Sederek’te savaşın içinde olmuş, eline silah almış biri olarak bugün “Silahları bırakalım.” diyenlerden yanayım.

Bunu neden mi yazdım?
Yazılarımın Ermeni basını ve devleti tarafından okunduğunu, kimi zaman alıntı yapıldığını biliyorum. Hatta bu yazımı olduğu gibi Ermeniceye çevirip yayımlamalarını da istiyorum.