Son siyasi gelişmeleri değerlendiren siyasetçiler, Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarından anlaşıldığı üzere Kasım-Aralık aylarında erken genel seçim olabileceği sinyali aldıklarını söylüyorlar…
Kasım-Aralık ayında erken seçim olmasa da, 22 Temmuz 2011’de yapılacak olan seçime uzun bir süre kalmamıştır zaten… Sonuçta bir yıl içinde ülke genel seçime gidecek ve halk iradesi sandığa yansıyacaktır…
İlimiz Iğdır’da seçim bittiği günün ertesi, gelecek seçimin çalışmaları başlar…
22 Temmuz 2007 yılında Milletvekilliği seçimi yapılmış, sonuçlar açıklanmış ve ertesi gün yeni bir gündemle siyaset yapmaya başlayan halk ve siyasetçiler, seçim takviminin yaklaşmasıyla birlikte daha da hareketlenmeye başlamıştır…
Iğdır’da siyasi partilerde gözlenen ziyaretçi artışı, kamuoyunda kulis faaliyetleri, toplumun birlik çağrılarına çaresizlik ve acizlikten ötürü sinkaflı kelimeler kullanarak yanıt vermeler giderek artmaktadır…
Iğdır’ın siyasi geçmişine baktığımızda kimlerin aday olup kazandığını, şu an hangi konumda olduğunu görebilmekteyiz…
İSTERSENİZ ÖNCE VEKİLLERİMİZİ HATIRLAYALIM
Çok uzağa gitmeye gerek yok:
Latif Aküzüm, Rıza Yalçın, Fikret Ekinci gibi değerli büyüklerimizi yorumlamaya bile gerek duymuyorum. Çünkü onlar bu bölgede isim yapmış, nam bırakmış kişilerdirler…
Sabri Aras: Iğdır’da Veteriner hekim olarak görev yapıyordu. Milletvekili seçildi. Görev süresi bittikten çok sonra ufak tefek ticari girişimleri de bulunduysa da pek başarılı olamadı. Şu anda Ankara’da mütevazi ve sakin yaşamını devam ettirmektedir…
Atilla Hun: Zengin ve köklü bir ailenin ferdiydi. Milletvekili seçildi. Görev süresi bittikten sonra bir süre Ankara’da oturdu. Şimdi ise İzmir’e yerleşti… Mütevazi bir hayat sürmekte, emekli maaşıyla geçinmektedir…
Şamil Ayrım: Köklü ve zengin bir ailenin ferdiydi. İki dönem Milletvekili seçildi. Görev süresi tamamlandıktan sonra emekli olarak birtakım sosyal faaliyetlerle yaşamını devam ettirmektedir…
Adil Aşırım: Mütevazi bir ailenin ferdiydi. Milletvekili seçilmeden önce Başbakan Danışmanlığı yaptı… Mesleği gereği bazı şirketlerde yönetici oldu. Daha sonra Milletvekili seçildi… Görev süresi bittikten sonra yine çalıştığı şirketlerde yönetici olarak görevine devam etti…
Ali Güner: Kalabalık bir ailenin ferdiydi. İlk dönem Milletvekilliğinden sonra yaşamını Iğdır’da devam ettirdi… İkinci dönem tekrar seçildi. Şu an milletvekili… Kendisi ve ailesinin yaşamında bir değişiklik olmadı…
Abbas Bozyel: Hatırı sayılır bir ailenin ferdiydi… Milletvekili seçildi… Babası ve amcası Bakkal işletirlerdi… Abisi Merhum Av. İbrahim Bozyel ilimizin kültür elçisiydi… Sevilen sayılan, harika bir insandı… Ailede ticari ve sosyal hiçbir değişiklik olmadı… MHP’de MKYK üyesi olarak siyasete devam etmekte ve emekli maaşıyla geçinmektedir…
Dursun Akdemir: Profesör Doktor’du, Milletvekili seçildi… Şu anda DP Genel Başkan Yardımcısı… Yıllardır hekim olarak biriktirdiklerinin dışında ekstra gelir yok…
Yücel Artantaş: Kalabalık ve zengin bir ailenin ferdiydi… Ankara’da kendince nüfuzu genişti… Kardeşleri Ankara ve Iğdır’da inşaat işiyle ilgileniyorlardı… Ankara bürokrasisinde hatırı sayılır bir gücü vardı, şimdi de CHP MKYK’de görev almış durumdadır…
Pervin Buldan: Şu an Milletvekili, Iğdırlı olmadığı için geçmişi ve bugünüyle ilgili bilgi sahibi değiliz…
ŞİMDİDE BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ…
Merhum Hüseyin Akbulut: 3 dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra emekli maaşıyla mütevazi bir hayat sürmekteydi… Yaşamının geri kalanını sürdürdüğü Ankara’da hakkın Rahmetine kavuştu…
Orhan Ağırkaya: Köklü ve zengin bir ailenin ferdiydi, bir dönem belediye başkanlığı yaptı… Belediye başkanı olmadan önce mimardı. Belediye Başkanlığı bittikten sonrada ailesini mesleğini icra ederek geçindirmektedir… Başkanlık yaptıktan sonra hayatında ekonomik olarak hiçbir değişiklik olmadı…
Ali Ağrı: Başkan olmadan önce Diş doktoru olarak halkına hizmet veriyordu… Belediye başkanı seçildi. Görev süresi bittikten sonra yine muayenehanesine geri döndü ve yine Diş Doktoru olarak halkına hizmet vermeye devam ediyor… Başkan olduktan sonra hayatında hiçbir değişiklik olmadı…
Merhum Ali Asker Aşırım: Belediye Başkanlığına seçilmeden önce mütevazı bir memurdu. Başkan seçildikten sonra hayatında hiçbir değişiklik olmayan Aşırım’a, halk başkanım yerine “Emi” demeyi tercih ediyorlardı…
Başkanlık görevi sona erdikten sonra hayatının geri kalan bölümünü Ankara’da memuriyetine geri dönerek devam ettirdi ve Hakkın Rahmetine kavuştu…
Nurettin Aras: Belediye Başkanlığına seçilmeden önce Coğrafya Öğretmeniydi, bir dönem Milli Eğitim Müdürlüğü de yaptı. Zengin bir ailenin, Aile şirketiyle hiçbir ortaklığı olmayan ferdiydi… İki dönem Belediye başkanlığı yaptı.
Şimdi ise oğlunun şirketleri ile ilgilenerek yaşamını devam ettiriyor…
M. Nuri Güneş: Geniş bir ailenin ferdi. DTP’den belediye başkanı seçildikten sonra KCK operasyonu kapsamında tutuklu olarak yargılanmaktadır…
Geçmişten günümüze nostalji yapmak istedim… Yarın seçim olduğunda aday olup kazanacak olanlarında, bugünü ile yarınını günü geldiğinde elbetteki kaleme alacak, yorumlayarak okuyucunun takdirine sunacağız…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Yüreğimiz Yandı 16.04.2026
- Iğdır’da Gündem 14.04.2026
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
Yorumlar