Iğdır talihsiz bir dört yılını geride bırakmış, yeni bir anlayışla geleceğe odaklanmıştır…
Her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi vardır… Iğdır’a henüz atanan Vali Amir Çiçek’ de aynen öyle yapıyor… Tarzını ortaya koyarak fikirlerini açıklıyor…
‘4 yıldır kimin nasıl yoğurt yediğine bakmaksızın, bundan sonra alışkanlıklarınızı bırakın talimatı verdiği idarecilere, vatandaşı bekletmeyin, bugün git yarın gel demeyin, sorunları çözmek için sorun yaratmayın’ babında telkinlerde bulunmakta, tavrını ve niyetini ortaya koymaktadır…
Iğdır halkı ve bazı yöneticilerin uzun yıllardır yabancı kaldığı bu davranışlar, ilk bakışta sıkıcı gelse de, bazı kurumlarda işlerin yürümez olduğu, bürokrasi hantallığının altında ezilmiş bir imaj sergilediği, disipline edilmesi elzem olarak görülmekteydi… Iğdır’a atandığı günden itibaren ilçe ve kurumları gezen Vali Çiçek, Iğdır’a hâkim oldukça, sorunları tespit etmekte, muhataplarını uyararak gereğini yapmalarını emretmektedir…
Önceki gün Basın mensupları ile Polis Evi Müdürlüğünde kahvaltı sofrası etrafında bir araya gelen Vali Çiçek, gazetecilerin görüşlerini, düşüncelerini ve önerilerini aldı…
Tüm gazetecileri dinledikten sonra yanıt veren Vali Çiçek: “her şeyden önce niyet çok önemli, sizler bu toplumun gözü kulağısınız. Yaptığınız işe saygı duyuyorum… Gazeteci elbetti ki gördüğü eksikleri yazar, yorumlar… Biz istiyoruz ki bir kurum eleştirildiği zaman doğru verilerle eleştiri yapılsın, kamuoyu doğru bilgilendirilsin… Bizler halkımızın taleplerini, yapmamız gereken işleri iyi biliyor, iyi organize oluyoruz… Ancak bu bir tek bizimle olmaz… Siz basın mensupları yanımızda olmalısınız, sivil toplum kuruluşları olmalı, işadamları olmalı ve en önemlisi halk olmalıdır…” dedi…
Vali Amir Çiçek’in sözlerini bir gazeteci gözüyle yorumladığımızda, ben yok, bizim olgusunun öne çıktığını görmekteyiz… Ferdi başarı değil, kollektif anlayışı hâkim kılınmak adına adımlar atan Çiçek, Iğdır’ın kalkınması adına atılacak adımlar bir bütünlük içersinde atılmalı demektedir…
Geçmişe takılmanın bir manası yok, Iğdır talihsiz bir idareyle 4 yıl boyunca oyalanıp durdu… Bu saatten sonra bizler geleceğe bakmalıyız. Iğdır Hava Alanı hizmete açıldıktan sonra Iğdır’ın kaderinin değişeceğini her fırsatta dile getirmiş ve tekrarlayarak şu tespitin altını çizmek istiyoruz…
Iğdır Dünya’ya entegre olabilecek mükemmel bir coğrafyaya sahiptir…
Mülkiyeti bize ait olan bir tarlayı ne kadar iyi eker biçersek, o kadar çok verim elde ederiz… Yok eğer tarlamızla ilgilenmez, zamanında sürümünü yapıp, ekimini yapmazsak, suyunu verip gübresini sepmezsek verimde alamayız…
Iğdır bizim öz tarlamızdır. Hava Alanı tarlamızın değerini artırmaktadır… Ancak tarlamıza gereken ilgiyi göstermek ve el birliği ile sahiplenerek gerçek değerine ulaşmasını sağlamalıyız…
Bunu yapabilmek için öncelikle birlikte hareket etme düşüncesine sahip olmalıyız… Bu bağlamda kollektif anlayışı her platformda Iğdır halkına aşılamaya çalışan Vali Çiçek’in, bu düşüncesinin zaman içersinde etkisini göstereceğini, Iğdır halkının birlikte hareket edeceğini ve güç birliği oluşturacağını umut ediyoruz…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Yüreğimiz Yandı 16.04.2026
- Iğdır’da Gündem 14.04.2026
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
Yorumlar