1992 yılında Iğdır il olmuş ve ardından Nahcivan sınır kapısı açılarak Iğdır’ın kaderini değiştirecek ticaret sirkülâsyonu başlamıştır…
O yıllarda sınır ticaretini pek bilmeyen Iğdır halkı, elindeki ekmeğini dışarıdan gelen tüccarlara kaptırsalar da, zamanla işi öğrenmiş ve kendi işlerini kurmuşlardır…
Bu süre zarfında hatalar, suistimaller, yanlışlar yapılmış inişli çıkışlı bir ticaret yelpazesi oluşmuştur…
Nahcivan’dan taşınan mutat depo kapsamında ki mazot ticareti, hem Iğdır ve hem de Nahcivan’ın kalkınmasına, halkın zenginleşmesine vesile olmuş, yapılan yanlış uygulamalar sebebiyle de mazot taşımacılığı durdurulmuştur…
Iğdır’da taşımacılık sektöründe ciddi bir artış olduğu, bu artışın gurur verici boyutlarda seyrettiği bilinen bir gerçektir… Nakliye firmaları onlarca, yüzlerce kişiyi bünyelerinde istihdam etmekte, bölgenin kalkınmasına katkıda bulunmaktadırlar…
Bugün itibariyle Nahcivan, Türkmenistan, Azerbaycan, İran, Kazakistan, Afganistan ve bunların yanında birçok ülkeye taşımacılık yapan Iğdır tır’ları, ülkemize ciddi manada döviz girdisi yaptırmakta, yeni iş olanakları yaratmaktadırlar…
Nahcivan kapısından ihracat yapan firmalar, Nahcivan-Iğdır arasında hareketi artırmakta, sirkülasyonu canlandırmakta ve bölge halkının kalkınmasına katkıda bulunmaktadırlar… Hal böyle olunca yapılan işin abartılmadan yapılması esastır…
İhracat yapılması, ülkemizden bir malın dışarıya çıkarılması, bölgede ticari faaliyetlerin hız kazanması elbette ki sevindirici bir olaydır… Kamyonlarda bir maldan az miktarda götürüp ihracat yapıldığı söyleniyor… Sonuçta azda olsa o mal ülkemizden dışarı çıkarılıyor ve bu sayede kazanç elde ediliyor… Ancak işi abartmaya, sulandırmaya gerek yoktur… Mazot taşımacılığında olduğu gibi yanlışlar yapılırsa, yumurtlayan tavuğumuzu kesmiş oluruz…
Iğdır’dan öteye şehir yok, var olan sadece Nahcivan’dır… Bölge olarak tek gelirimiz tarım ve hayvancılık olsun istemiyorsak, elimizdeki nimetlerin değerini bilmemiz gerekiyor… Nahcivan kapısından girip çıkan araçlarımız çok zor şartlarda, cüzi kazançlar elde etmektedirler… Bu bilinçle evimizi geçindirdiğimiz, geleceğimizi sağlamaya çalıştığımız işimize saygı duyalım, hakkımıza, sıramıza saygılı olalım ve ekmeğimizi birilerine peş kaş çekmeyelim…
Hatırlarsanız eski Valilerimizden Şemsettin Uzun toplantı yapmış ve bizzat şöyle demiştir: “Elinizdeki ekmeyi kimseye yedirmeyin, her zaman dayanışma içinde olun,” bizler dayanışma içinde olmalı, kendimiz kazandığımız kadar komşumuzun da kazanmasını istemeli, art niyetli kim olursa olsun kınanmalı, yıllarca ben mantığı ile kapı hâkimiyeti elde edenler gibi birilerine zorbalık edilmemelidir…
Bölgemizin kalkınması için çalışan, emek sarf eden tüm işadamlarımıza başarılar diliyoruz…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Yüreğimiz Yandı 16.04.2026
- Iğdır’da Gündem 14.04.2026
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
Yorumlar