Valiler Kararnamesi yayınlandığında Ankara’da sağlık problemlerimle ilgili koşuşturuyordum. Eş dost telefonla arayarak Valiler Kararnamesinin çıktığını, Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı’nın merkeze alındığı haberini ulaştırdılar…
Sevinmedim desem yalan olur.
Ama içimdeki insani duygu, Valinin merkeze alınmasıyla öne çıktı ve sevincim kısa sürdü…
Karahisarlı, Iğdır’a Vali olarak atandığı günden itibaren pek anlaştığımız söylenemezdi. Hele 29 Mart yeril seçim sonrası bu ayrılık iyice arttı… Seçim sonrasında aylarca hiç konuşmadığım Vali Karahisarlı ile 30 Nisan’da Nahcivan Cumhurbaşkanı Sayın Vasıf Talıbov Iğdır’a gerçekleştirdikleri kısa süreli ziyaretle birlikte tokalaşmış oldum…
Vali Karahisarlı’nın Merkeze alınmasıyla birlikte, acaba Cabbar neler yazacak merakında olanlar, merak gidermek için bir hayli aramış ve soru yöneltmişlerdir…
Öncelikle şunu herkesin bilmesini isterim…
İdareci olarak atanan kişi görev yaptığı mahalde hata yapsa, adam kayırsa, partizancılık yapsa, taraf tutsa, devletin değil de parti ve uzantılarının bürokratı olsa, görev yaptığı süre içersin de eleştirmemiz gereken konuları eleştiririz… Nitekim Vali Karahisarlı’yı da eleştirilmesi gereken konulardan ötürü eleştirmiş ve bu sebepten dolayı da uzun süre küs kalmışızdır…
Gidiyor diye vurmak bize yakışmaz…
Bugüne kadar hiçbir idareciye yapmadığımızı, Karahisarlıya’da yapmayacağız…
Arkadan vurmak, yazmak korkak ve fırsatçı kişilerin işidir.
Eğer birileri bizi arkadan vurmuş veya vurmaya kalkışmışsa bu o kişinin kişiliğiyle alakalı bir durumdur. Vicdanı varsa yaptıklarıyla mutlaka yüzleşecektir…
Keşke Vali Karahisarlı gittiğinde halkın tamamında bir üzüntü hasıl olsaydı… Makamı veda ziyaretçileriyle dolup taşsaydı… Veda yemeği vermek için insanlar sıraya geçseydi… Gitmemesi için imza kampanyaları düzenlenseydi…
Ne oldum değil ne olacağım demeliyiz…
Vali Karahisarlı Iğdır’a geldiğinde ‘devletin gülen yüzü’ başlığını bizzat ben kullanmıştım… Ancak gülünerek sorunların üstesinden gelinemeyeceği gerçeği hatırlatıldığında, devlet adamlığı yalnızca gülmekle olmaz dediğimizde, yanlışlar yanlış üstüne bina edildiğinde, hiçbir doğruya geçit verilmediğinde, elbette ki son değişmez olacaktır…
Yani anlayacağınız boş yere heveslenmeyin, ben Vali görev yaptığı süre içersinde gördüğüm hataları, yanlışları mertçe dile getirmişimdir… Hatta sırf bu sebepten ötürü silah ruhsatım bile iptal edilmiştir…
Şimdi merkeze alındı diye saldırıya geçmeyi hafiflik olarak görürüm. Sultan Süleyman’a kalmayan dünyanın ne bana, ne size nede başkalarına kalmayacağı gerçeğini yüreğimde hissederek yaşamımı dizayn ederim…
Merkez Valisi Sayın Karahisarlı yetkisiz bir Vali olduğunda gerçekleri daha iyi görecek, yapmışsa eğer hatalarıyla mutlaka yüzleşecektir…
Umarım hatasız bir hayat sürersiniz…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Sırtlan Sürüleri 01.03.2026
- Sessizlik İyidir 28.02.2026
- Hocalı Yakın Tarihin Kerbelasıdır 26.02.2026
- Ne Oruç Ye Ne de Kul Hakkı 22.02.2026
- “Vatandaş Huzurlu Uyumuyorsa İçişleri Bakanı da Uyumayacak” 17.02.2026
- Çok Şey Yapılıyor, Daha Çoğu İsteniyor 08.02.2026
- Bunların Alayı Sapık 04.02.2026
- ABD’NİN İRAN’A SALDIRISI SONU OLUR 29.01.2026
- Vali Taşolar’dan İlk İzlenim 25.01.2026
- 20 Ocak Kahramanlık Destanı 19.01.2026
Yorumlar