Her insanın hayata bakışı farklıdır…
Mesela ben şöyle bakarım…
Son Türkiye-İsrail gerginliğinde, Gazze’ye insani amaçlı yardım malzemesi götüren Mavi Marmara Gemisine saldıran İsrail askerleri özenle seçerek 9 Türk Vatandaşını şehit etmişlerdir…
Mavi Marmara Gemisinin durdurulmaya, engellenmeye çalışıldığı ilk andan itibaren durum Türkiye’ye iletilmiş, devlet ve hükümet durumdan haberdar edilmiştir…
Ne gariptir ki Hükümet uzakta durup gelişmeleri izlemekle, sonucu öğrenmeye çalışmakla yetinmiş, kamuoyunun öfkesini yatıştırmak adına da açıklamalar yaparak, havanda su dövmüştür…
Bizler laf üretirken, İsrailliler mermi sıkmıştır…
Aslında kızgınlık algımız aklımıza şunu da getiriyor.
İsrail gerçek bir devlet gibi davranmış ve kendince haklı gördüğü davada gereğini yapmıştır…
O zaman biz haksızız ki, İsrail’in vatandaşlarımızı katletmesine anında karşılık verememiş, o helikopter havadayken, jetlerimiz onu okyanusun dibine gönderememiştir…
Kararlılık lafla olmaz, eylemle olur…
Madem arkasında durmayacaktınız, yardım gemilerinin ülkemizden çıkışına neden izin verdiniz?
Sabahtan akşama biz konuşuyoruz, İsrail konuşmadan kafasına koyduğunu yapıyor…
Gelin hep beraber elimizi yüzümüze koyarak derin derin düşünelim…
Bizi birileri aptal yerinemi koyuyor, yoksa biz gerçekten aptalmıyız?
Gazze olayının hemen ardından tüm gazeteleri takip etmeye çalıştım… İşin doğrusu merakla beklediğim açıklamayı da gözüm arıyordu…
Nihayet beklenen açıklama Ilımlı İslam Lideri Fetullah Gülen tarafından yapıldı ve ülke gündemini bir anda alt üst eden açıklamada: “Gazze’ye yardım götüren kuruluş öncelikle İsrail’den izin almalıydı. Bu davranış otoriteye başkaldırıdır.” Demiştir…
Bu çok net ifadenin önüne arkasına sığınmaya hiç gerek yok… Otorite olarak kabul edilen İsrail Gazze’de insanlık suçu işlediği için ambargo delinmek istemektedir… Tüm dünyanın gözü önünde açlığa ve ölüme terk etmiş olan “otoriteye” baş eğilmesi mi gerekiyordu…
Doğrusunu söylemek gerekirse ben Fetullah Gülen’in böyle bir açıklama yapmasına hiç şaşırmadım… Irak’ta iki milyonun üzerinde Müslüman’ı katleden ABD’ye tek kelime kınama mesajı duydunuz mu? Karabağ’da, Bosna’da, Filistin’de, Lübnan’da, Afganistan’da, Doğu Türkistan’da katledilen Müslümanlar için tek kelime kınama, eleştiri dediğine şahit oldunuz mu? Yani Kral çıplakta güç ve korku kralın çıplaklığını söyleyecek kudrette değil…
F tipi yapılanmayı dilinden düşürmeyen ana muhalefet partisinin eski Genel Başkanı Deniz Baykal, genel başkanlıktan istifa ettiği gün, Pensilvanya’ya göndermede bulunmadımı?
Yarınların çok farklı olmayacağını düşünüyorum. Çünkü dünyaya at gözlüğü ile bakan topluluk körü körüne İslam’la bağdaşmayan, Kur’an’la uyuşmayan, Hadisle alakası olmayan bir zihniyetin peşinden sürüklenip gitmektedirler…
Hz. Peygamberimiz; “komşunuz aç iken tok yatanlarınız bizden değildir.” Sözünü kime söylemiştir acaba? Eğer bizim din anlayışımız bu ise, maalesef bu dini amaç değil, araç olarak kullananlar için geçerlidir…
Fetullah Gülen’in yapmış olduğu açıklama, eyer Gülen cemaati içersinde algılanamayacak, sorgulanamayacak, bir durumdaysa söyleyecek sözüm yoktur der yerimde otururum…
İslam adına ortaya çıkıp, cami imamlığından koskoca bir cemaatin kuruluşuna ve idare edilen milyon dolarların sevk ve idaresine baktığımızda, son açıklamayla birlikte “İsrail’in Otorite” oluşunu net biçimde beyan etmesi, kimlere hizmet edildiğini apaçık ortaya koymuştur…
Laf ebeliğine hiç gerek yok…
Fetullah Gülen, Sudi Arabistan’da değil de neden ABD’de yaşıyor?
Mısır’da değilde neden ABD’de yaşıyor?
Kaç yıldır ABD’de yaşayan Gülen, bu süre zarfında hiç işgal altında ki kutsal topraklara gitti mi?
Lütfen birbirimizi kandırmayalım… Gülen cemaatinin içersinde çok saf ve temiz duygularla din adına hizmet eden kişilerin varlığını biliyor, saygıda duyuyorum. Ancak derinlemesine düşünüldüğünde amacın ne olduğunu görmemek için kör olmak gerekmektedir…
Gazze olayında niyeti açık olan ve Küçük şeytan İsrail’i “otorite” olarak gösteren bir zihniyetin neresini savunalım…
Bu hamurun çok su götüreceği malum, umarım insanlar duygularıyla değil, akıllarıyla olayı yorumlarlar…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Yüreğimiz Yandı 16.04.2026
- Iğdır’da Gündem 14.04.2026
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
Yorumlar