Hafta sonu Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 5. Tarım Ekosistemi Buluşması’na ben de Iğdırlı çiftçilerle birlikte katıldım.
Bir günlük program planlanmıştı ancak organizasyon iki gecelik konaklamayı kapsıyordu. Tarım Ekosistemi Buluşması’na ülke genelinden 3 bin kişi katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla toplantı daha da anlam kazandı. Cumhurbaşkanının hayvancılıkta kredi limiti müjdesi ise salonda ayakta alkışlandı.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alparslan Çakar, Ziraat Bankasının mali gücünü, verdiği kredileri, çiftçiye ve esnafa sağladığı destekleri kalem kalem anlattı.
Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Tarım Ekosistemi Buluşması’na Cumhurbaşkanının yanı sıra Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de katıldı.
Doğrusunu söylemek gerekirse muhteşem bir organizasyondu. Aynı anda 3 bin kişiyi 11 saat boyunca ağırlamak hiç de kolay değildir. Üç bin kişinin uçak biletlerinin alınması, havalimanında karşılanmaları, otellere transfer edilmeleri, otellerden kongre merkezine ulaştırılmaları, gün boyunca ikramlarla ağırlanmaları, program sonunda tekrar otellerine, ardından da havalimanlarına transfer edilerek uğurlanmaları büyük bir organizasyon gerektiriyordu.
Anlaşılan Ziraat Bankasının tüm üst düzey yöneticileri yoğun bir mesai harcamıştı. Iğdırlı hemşehrimiz Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat’ın performansına ise diyecek yoktu. Belki pozitif ayrımcılık olacak ama hemşehrimiz Kemalettin Bey, ülkenin dört bir yanından gelen yatırımcılarla tek tek ilgileniyor, sorunlarını dinliyor ve ülke tarımının ve hayvancılığının gelişmesi için büyük bir heyecan duyduğunu hissettiriyordu.
Slogan da oldukça anlamlıydı: “İşimiz Ziraat, Gücümüz Ziraat”
Evet, Ziraat Bankasının desteği olmadan çiftçinin ayağa kalkması oldukça zor. Ziraat Bankası Genel Müdürü Alparslan Çakar’ın da ifade ettiği gibi, Ziraat Bankası bir devlet bankasıdır. Verilen düşük faizli tarım kredilerinin önemli bir kısmı devlet tarafından sübvanse ediliyor. Başka bir ifadeyle, tarım kredilerindeki faiz yükünün yaklaşık yarısını Hazine karşılıyor.
Tarım ve hayvancılıkta söz sahibi olan ülkeler, güçlü ülkelerdir.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da ülke tarımının ve hayvancılığının gelişmesi için başarılı çalışmalar yürüten bakanlarımızdan biridir. İşletme sahipleri bunu hissediyor. Ancak bu yeterli değil. Çünkü giderler çok fazla, verilen emeğin karşılığı ise tam anlamıyla alınamıyor.
Yazımın başlığını görenler, makaleyi okumaya başladıklarında belki de “Başlıkla yazının ne ilgisi var?” diye düşünmüş olabilirler.
Ben de tam oraya gelecektim.
Ülkede küçük ve orta ölçekli esnaf, mevcut giderler karşısında yaptığı ticaretten yeterince para kazanamıyor.
Eskiden bir sarı öküz sattığımızda uzun süre para sıkıntısı çekmezdik. Şimdi ise il dışına çıkmaya korkuyoruz.
Uçak bileti 10 bin lira, sıradan bir otelin gecelik ücreti 10 bin lira. Beş yıldızlı oteller ise çok daha pahalı. Yemek, taksi ve diğer masraflar da eklenince bir günlük maliyet neredeyse bir işçinin aylık ücretine ulaşıyor.
Düşünün ki, gelir seviyesi bizden kat kat yüksek olan Avrupalılar bile ülkemizi artık pahalı bulduğu için eskisi kadar gelmiyor.
Yani anlayacağınız, böyle resmi organizasyonlarda giderlerimiz karşılanıyorsa, ya da gideceğimiz yerde kalacak bir evimiz varsa veya otobüsle gitme imkanı bulabiliyorsak il dışına çıkabiliyoruz.
Aksi halde otelde konaklayarak il dışına çıkmak ciddi bir sermaye gerektiriyor.
Bugünkü ekonomik şartlarda bunun pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle küçük ve orta ölçekli bir işletme sahibinin sık sık il dışına çıkma şansının olduğunu sanmıyorum.
Ne diyelim, umarım bu tablo en kısa zamanda düzelir.
Son olarak, bizleri misafir eden, aylar sonra İstanbul’u görmemize vesile olan, uçağa binme imkanı sağlayan ve güzel bir organizasyona ev sahipliği yapan Ziraat Bankasına teşekkür ediyorum.